ÜST REKLAM

logo

reklam

“BİNA, MESKEN, İŞYERLERİ YIKILMADAN DA PARK YAPILABİLİR”

Yanlış Tespit Edilen Kıyı Kenar Çizgisi Mağdurları İnsiyatifi dün basın açıklaması yaparak kamu yöneticilerine seslendi. Yapılan açıklamada İnsiyatif üyeleri, beklenti ve taleplerini dile getirdiler. İnsiyatif üyeleri açıklamalarında ‘ Bu gibi yerlerin park yeri yapılmak üzere bir an önce yıkılmasının ve toplumsal barışımızın sarsılmasının Devletimize getirisi daha mı çok olur?’ sorusunu da yönelttiler. 

Yanlış Tespit Edilen Kıyı Kenar Çizgisi Mağdurları İnsiyatifi, açıklamalarında “1- İlçe halkı vatandaşının TC.Devleti resmi organlarından ihale yolu ile 1960’lı yıllardan itibaren gerek ilk elden ve gerekse tedavüllü olarak satın almış bulunduğu arsa üzerinde Devletin teşviki sonucunda yaptırdığı ve emlak vergilerini 57 yıldan bu yana ödediği ve halen de mesken olarak içinde yaşamakta olduğu  söz konusu bina  yapılarının  yıkılmasına ilişkin daha önce ve 1995 yılından bu güne kadar  ne maliye’nin  böyle bir talebi ne de tapuları iptal eden  mahkeme tarafından binaların yıkımına ilişkin olarak verilmiş olan herhangi bir  kararı yoktur ! Dolayısıyla mahkemece vatandaş aleyhine verilen bütün tapu iptal kararları, söz konusu edilen binaların yıkımını içermemektedir. Yıkımı içermeyen bir yargı kararının yıkım içermektedir gibi yanlış bir anlamanın hukuki sakınca ve yeni sorunlara yol açabileceği yüksek malumunuzdur.

2- Diğer taraftan ilçe halkı vatandaşın, Yasa’dan kaynaklı olarak tapusunun iptali karşılığında kendisine az ya da çok bir bedel, tazminat ödenmiş veya daha sonra ödenecek olması, bilinenin aksine Maliye’ye asla söz konusu binaların yıkımı hakkını kazandıramayacağı keza bilinen bir başka husustur.

Tapusu iptal edilen bir taşınmazın bu iptal nedeniyle tapu sahibine Tazminatın ödenmesi, T.Medeni Yasası 1007.maddesinin (Devletin objektif kusur ve sorumluluğundan) bir gereğinden başka bir şey değildir. Binaların Yıkımıyla herhangi bir bağ ya da bir ilgisi yoktur. Zaten vatandaş da  bu maddeye dayalı olarak maliyeden vaktinde  tazminat talebinde bulunmaz ise bu sefer yasa koyucuya göre, tazminat  alacağının zamanaşımı nedeniyle  kendisine ödenmemesi, yani tazminatını  almaması  söz konusu olur. Vatandaş, sırf zamanaşımı engeline takılmamak ve yasa hükmünü yerine getirmek üzere   tazminat davası açmak zorunda kalmıştır.

Özetle gerek tapu iptal kararı gerekse tazminat kararları, binaların yıkımını kapsamamaktadır. Hukuki prosedürleri birbirinden farklıdır. Binaların yıkımını icap ettirmemektedirler.

3- Hali hazır mahkemece ilçe halkı vatandaş aleyhine verilmiş bulunan birden çok tapu iptal kararları nedeniyle, vatandaşın mülkiyet tapuları zaten tapuca infaz edilerek iptal yapılmış bulunmaktadır. Hal böyle iken vatandaşın bina yerlerinin hukuki sakıncalara rağmen derhal yıkılmasında toplumsal bir yarardan söz etmek mümkün değildir.

4- Keza bu mevcut hali ile önce mülk sahibi iken tapusu iptal edilen ve daha sonra da ecrimisil altına alınan ilçe halkı vatandaş, mesken veya işyeri olarak kullanmakta olduğu yapılar için birkaç yıldan bu yana Maliye’ye yüzlerce bin liralık Devletimize bir gelir temin etmektedir. Devletimizin kiraya verdiği başkaca yerler gibi… Bu gibi yerlerin park yeri yapılmak üzere bir an önce yıkılmasının ve toplumsal barışımızın sarsılmasının Devletimize getirisi daha mı çok olur?

5- Yüzümüzü dört tarafa çevirdiğimizde her taraf ve her yönde Maliyemizin binlerce hektar topraklara sahip olduğu hatta yıllardan beri maliyemiz,  kimi topraklarımızı fazla gördüğünden ihaleye çıkarıp kendi vatandaşına satışa çıkarmakta olduğu ve böylece maliye’ye gelir sağlamakta olduğu görülmektedir.

Durum bu merkezde iken İlçemize bakıldığında;

Kamu için düşünülen Park Ve Buna Benzer Tesisler Bakımından, acaba Deniz’deki yerler yetersiz mi kalmaktadır diye sormaktan kendimizi alamıyoruz.?

Deniz sitesinde Tam tersine Park ve buna benzer yer ve tesisler için Hz.Hızır Türbesinin Sol Tarafında Letonya (kel sabitin yerinden) başlayarak ta Boğaz’a kadar en az 6 km.lik bomboş ve imara kapalı  bir alan var.

Diğer taraftan sağ tarafta ise Truva Gazinosundan ta Çevlik’e kadar yine en az 6 km.lik bomboş ve imara kapalı bir alan var. Yani en az 12 km.den ibaret bomboş ve imara kapalı bir alan mevcuttur. Burada her türlü park. Tesis ve buna benzer kamu’nun istifadesine sunulabilecek bomboş alan bulunmaktadır.

Aynı yerde üzerinde binaların bulunduğu alan, topu topuna 1-2 km.lik bir kısımdan fazla değildir. Bu alanda kimisi mesken kimisi kamu için işyeri kimisi de yine kamuya açık plaj, büfe veya kafeterya işletmeciliği yaparak halkın istifadesi kısıtlanmamakta tam tersine kamunun menfaatine sunulan yerlerden oluşmaktadır. Yine bu alan içerisinde gerek halkın gerekse belediyenin 100 adet’ten fazla bomboş vaziyette duran ve üzerinde hiçbir tesis olmayan arsa yerleri vardır. Park ve buna benzer tesis yapılacak ise bu yerlerdeki bina, mesken, işyerleri yıkılmadan pekala bu kısım üzerinde de park yapılabilir diye zannediyoruz!

Vatandaşın yüce devletimizden beklediği yegane şey;

İstisnai durumlar dışında kalan söz konusu yapı ve binalara bundan böyle bir çivi dahi çakmamak veya bu yerler için ruhsat talep etmemek kayıt ve koşulu ile; söz konusu binaların ekonomik ömürleri tamamlana ve doğru bir kıyı kenar çizgisi çizilene kadar gerek yukarıda arz edilen ve gerekse diğer hukuksal ve sosyal durumlar nazara alınarak mesken ve işyeri yıkımının önce toplumsal barış gözetilerek sonra da hukuki temellere dayalı olana kadar ileriki bir tarihe bırakmaktır. Yıkım işi ileriki bir tarihe bırakıldığında, mevcut olan ecrimisil kesilmeyecek vatandaş ecrimisil ödemesine devam edecek ayrıca bundan başka maliye’nin yıkım talebi her zaman yeniden yenilenebilir bir talep olmaktan çıkmayacak yani bu hakkı ölmeyecek ve zaman aşımına uğramayacaktır.

Bu beklentiyi Samandağ halkı değerli kamu yöneticilerimizden özlemle, sabırla ve saygıyla beklemektedir” ifadelerine de yer verdiler.

 Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

 

Share
487 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?