logo

reklam

BİLİNCİ DEĞİŞTİR, ŞİDDETİ YOK ET!

“Hayvanların, korunmaya ihtiyaç duymadıkları bir dünya istiyoruz!”

İlçemizin Hayvan Hakları savunucularından başarılı Mimar Gizem Cabaroğulları  ve Kompedan işletme sahibi Sibel Küçükçay ile 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü üzerine küçük bir sohbet gerçekleştirdik. Cabaroğulları, hayvan haklarından bahsederken kilit bir cümle kullandı; Çözümü merhametle varlıklarını kabul et. Küçükçay ise; “Bir kap su, bir kap yemek birbirimizi kötü olana değil merhamete ve paylaşıma örgütleyelim” çağrısı yaptı.

O da bir can, acı çekiyor!

Hayvanların korunmaya ihtiyaç duymadıkları bir dünya istediğini belirten Mimar Gizem Cabaroğulları  konuşmasında; “ Hayvanları koruma kanunu diye bir kanun var. 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu 2017’de baştan güncellendi. Kanunda hala eksikler var lâkin geçmiş yıllara göre hayvanların haklarını koruyan daha çok kanun var.

4 Ekim hepimizin bildiği gibi hayvanları koruma günü lakin ben hayvanların korunmaya ihtiyaç duymadıkları bir dünya istiyorum. Çünkü hayvanlar da doğamızın bir parçası. Çocukların hayvanlarla kuracağı sevgi bağını geliştirmek ve bilinçlendirmek için henüz başlangıç aşamasında bir projemiz var ve hayata dökmeyi planlıyoruz. Buradaki amaç bu konu üzerindeki bilinci değiştirmek. Belki bu sayede bu günü kutlamaya gerek duymayız. Çocuklarımız hayvanları koruyup, sahip çıkarsa hayvanlara yönelik yapılan şiddetin de önüne geçmiş oluruz.

Size daha önce yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum; 4-5 ay önce yaralı bir köpek bizi seçti. Diğer köpekler tarafından bir saldırıya uğramıştı. Arkadaşım Sibel Küçükçay ile köpeği aldık ve tedavisini yaptık. Ve sokağa geri bıraktık. Arada yem ve su ihtiyacı için bizi ziyaret ediyordu. Yaklaşık 2 ay kadar önce köpeklerin kızgınlık döneminde dişi bir köpek olan Yuki etrafında 5 – 6 köpek ile birlikte dolaşıyordu.  Bu grup mahalle sakinlerini korkutuyordu. Ama aslında doğaları bu. İnsanların bu korkuya karşı Yuki’ye ve diğer köpeklere karşı zarar vereceklerini duyuyorduk. Bunu önlemek adına ve grupça gezmelerini azaltmak adına Yuki’yi kısırlaştırdık. Kısırlaştırmanın ardından yaklaşık 2 haftalık bakım süreci gerekliydi. Bunun için ofisimizi ona açtık. Bağlı olacak şekilde tedavisini uygulamaya başladık. Bu süre zarfında mahalle sakinlerimizden biri köpeğin geceleri havlamasından rahatsız olduğunu, köpeğe havlamaması gerektiğini ifade etmemizi, havlayarak uykusunu böldüğünü defalarca bize iletti. Biz de kendisine geceleri bağlı ve acı çeken köpeğin doğal yaşam alanı olan sokağa bırakacağımızı biraz sabretmesini onun da bir can olduğunu, acı çektiğini bağlı tutmazsak dikişlerinin açılacağını bu sebeple bizi idare etmesini ifade ettik. Lakin bizi anlamayarak köpeği et parçası verip zehirlemekle ya da Mızraklı mahallesine atmakla tehdit etti. Bu tehdit üzerine Savcılığa gerekli şikâyette bulunduk. Bu konuyla ilgili süreç devam ediyor. Bu süreç Yuki’yi sahiplenmemize sebep oldu.

Sokaklarımız bütün canlıların. Biz insanlar topraklarımızı parselleyip içlerine kendimize uygun mekânlar yaparken onların yaşam alanlarını ellerinden alıyoruz aslında. Evimizin her metrekaresinde onların hakkı var. Bu söylediklerimle evlerinize alın demiyorum ama her canlının hakkı olan sokaklarda yaşamalarına ses çıkarmayın diyorum. Siz bana sokakta onları gördüğümüzde onlardan korkan insanlar var diyeceksiniz?  (Korku; bilinmeyendir, bir tehlike olasılığının düşüncesidir. Hayvanlarla ilgili bir korku, gerçekte hayvanlarla sağlıklı temas etmemekten dolayıdır.)

Bu sebeple hayvanlarla temasın en büyük engelinin toplumumuzda hayvan zarar verir, hayvan pistir, hayvan hastalıklıdır zihniyetidir. Aksine onlar doğamızın bir parçasıdır. Çözümü merhametle varlıklarını kabul etmek olarak görüyorum.” İfadelerine yer verdi.

İlçemizde faaliyet gösteren Kompedan işletme sahibi Sibel Küçükçay ise konuşmasında; “Hayvanların sokakta yaşam hakları vardır. Barınaklar hayvanların yaşam alanı değil rehabilite yeridir.

Hayvanlar bizden çok fazla şey istemiyorlar. Bir kap su, bir kap yemek birbirimizi kötü olana değil merhamete ve paylaşıma örgütleyelim. Böylece daha sağlıklı ve hayat dolu bir gelecek oluşturabiliriz.

Hayvanları koruma noktasında bizim gücümüz bireyseldir.  Kendi imkânlarımızla hayvanları koruyabiliriz ama bu durum bir yere kadardır. Hayvanların sokakta yaşamaya hakkı var bu onların en doğal hakkıdır. Bu mücadelede tek değilim; Leyla Zeybek Reyhan, Sebahat Kayıkçı, Erdal Leblebici ve daha sayamadığım dostlar var” dedi.

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

Share
329 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?