ÜST REKLAM

logo

reklam

“BEL – BİR’E BENZER YENİ RANT FACİASI”

 

 

Makina Mühendisi Asaf HİŞMİ, dün gazetemize konuştu. Makina Mühendisi HİŞMİ, ilçemizdeki Yeşil alan tartışmasının son hızla devam ettiğini, Otuz altı yıl süren kavganın bir türlü bitmediğini dile getirdi. Dün haber merkezimize konuşan HİŞMİ, Samandağ’ın ciğerlerini sökmek gibi amaç ve hedefin edinildiğine işaret etti.

Makina Mühendisi Asaf HİŞMİ, “Yeşil alan tartışması son hızıyla devam ediyor. Otuz altı yıl süren kavga bir türlü bitmiyor. Belediye yönetimleri değiştikçe yeni gelen yönetim; şehir merkezindeki boş alana gözünü çeviriyor. Ne hikmetse, hepsinin planları programları birbirinin anısıdır. Kent insanının nefes alacağı tek yer olan ve Samandağ ilçesinin akciğeri olarak tanımlanan bu yeri, betonlaştırmak, başka bir anlatımla, Samandağ’ın ciğerlerini sökmek gibi amaç ve hedefin edinilmesi düşündürücüdür. İnsan mutluluğu ve refahı, kenti betonlaştırmaktan geçmez. Memlekette yeteri kadar betonlaşan alanlar vardır. İlçenin yeşil alanları yok. Ama sosyal, siyasal ve ekonomik bakımından, merkezdeki alan birçok belediyeci ve yandaşının iştahını kabartmaktadır. Bu tavır ve davranışlar; hem toplum çıkarlarını geri plana atıyor, hem de beraberinde kimi bireyleri mağdur ediyor.

Şehir merkezinde kâin ve mülkiyeti Samandağ belediyesine ait olan1042, 1998 ve 4241 sayılı parsellere ilişkin belediyenin karar ve tasarrufları, eskiden olduğu gibi, bugün de aldığı kararlar ve sözü edilen parseller üzerine yapacağı tasarruflar, yasaya, şehircilik anlayışına, fen ve sanat kurallarına uygun değildir. Kaldı ki, bu üç adet parselin, kesinleşen mahkeme kararıyla yeşil alan olarak ihdas edilmiştir. Kesinleşen mahkeme kararlarına rağmen bu kararların aksine ve aynı konuya ilişkin belediye meclis ve belediye encümen kararları nasıl alınır? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Akıllı bir belediye yetkilisi çıkıp, beni bu cehalet girdabından kurtarırsa mutluluk duyacağım.

Kendilerince yeşil alan savunusu yaptıklarını sanan, benim iş bilir kıymetli hemşerilerim, araştırmadan, neyin ne olduğunu bilmeden, girişimde bulunmaları aydın bir kitle için talihsizliktir. Doğruyu söylemek gerekirse, belediyenin hataları kadar, dostlarımızın da hataları var. Belediye; kesinleşen mahkeme kararlarını yok hükmünde sayıyor. İmzacılar da var olan (ihdası gerçekleşen) yeşil alanı yok sayıyor. Farkları ne? Biri yetkili, sorumlulukları vardır. Diğerleri yetkisiz, sorumlulukları yok. Ancak bu ve bunun benzeri girişimler toplum katında inandırıcı olamaz. Hata yapan kişi ve kişiler sosyolojik sermayelerini tüketirler. Bu da çok üzücü sonuçlar doğurur.

Bel Bir Faciasına benzeyen Yeni Rant faciası nasıl oluşacak?

Bu soruya yanıt arayalım:

Özetle;  Samandağ Belediyesine ait arsaların ( 1042, 1998 ve4241 Sayılı parseller dâhil.  Ancak, Parsellerden biri üzerindeki inşaatı daha önce tamamlanmıştı) kat karşılığı satılmasına ilişkin Samandağ Belediye Meclisinin 03,05.1991 gün ve11 sayılı ve encümenin 12.04.1991 gün ve 620 ve 18.07.1991 gün ve 1113 sayılı kararlarının ve buna dayanılarak yapılan sözleşmenin satış işleminin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa Aykırı olduğu gerekçesiyle Adana 1. İdare Mahkemesinin 13.01.1997 gün ve E: 1993 / 1091, K: 1994 / 353 sayılı kararıyla Samandağ Belediyesinin Konuya ilişkin Meclis. Encümen ve bu kararlara dayanarak akdedilen sözleşmenin İptaline karar verdi. Bunun üzerine Samandağ Belediyesi;  Atatürk Mahallesinde kâin ve mülkiyeti Samandağ Belediyesine ait 1042,1998 ve 4241 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde belediye iş hanı yapmak üzere kat karşılığı verilen inşaat ruhsatlarını, 16,011997 gün ve 45 sayılı Encümen kararıyla iptal eder.

Yüklenici firma; Samandağ Belediyesinin 13.01.1997 gün ve45 sayılı Encümen kararının iptali için Adana 2. İdare Mahkemesine dava açar. E: 1997 / 201, K. 1997 / 1427 sayılı kararda özetle: ‘’… Konunun çok boyutlu olmasını sağlayan diğer meseleleri, uzmanlık alanı dışına çıktığı için değerlendirme dışı bırakılarak konunun özellikle mahkemece yönetilen sorular doğrultusunda tamamen şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından ele alındığı, Adana 1. İdare Mahkemesinin kararından öte, bizzat kendi uzmanlık alanları dahilinde, davalı idarece verilen inşaat ruhsatının iptal edilmesini zorunlu kılan nedenlerin mevcut olduğu, iş hanı yapıları yapılmak istenen bölge kentin merkezinde yer aldığından ve bu bölgenin son derece yoğun yapılaşmalarla kuşatılmış olduğundan sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir kent yaşamı için gerekli olan açık alanlara en fazla ihtiyaç duyulan alan niteliği arz ettiği özellikle planın bu bölgede bitişik nizam beş katlı yapılarla dolu imar adaları önermesi olan bu bölgeyi oldukça rahatsız bir alan haline getirmiş olduğu, dolayısıyla bu gayri sıhhi yapılaşma sürecinde bizzat plan kendisinin de büyük sorumluluğunun olduğu, hal böyle iken  bide belediyeye ait olduğu için gerekli açık ve yeşil alan miktarını artırmak üzere tam da bir fırsat olarak değerlendirilebilecek söz konusu parsellere üzerinde yeni yoğun ve yüksek katlı yapıların yapılması sonucu kentin bu merkez kesimi ileride ket yaşamını ciddi boyutlarda tehlikeye sokacak bir görünüm arz e3deceği, dolayısıyla bilimsel açıdan  dava konusu yerin yapılaşmasını olumlu görmenin mümkün olmadığı, estetik açıdan da, kent merkezini bu denli yapılaşmalarla iyice çıkmaza sokacak bir işlemin haklı görülmeyeceği, nihayet ahlaki açıdan, kimi kentsel kullanımlar için kent merkezini en fazla ihtiyaç duyacağı bir açık alan fırsatının yok ediliyor olmasını da kabul edilmeyeceğini, ikinci olarak imar planında  da açıkça görüleceği gibi, bu bölgenin ulaşım alt yapısı bakımından son derece zayıf bir bölge olduğu, bu durumda ulaşımın yoğunluğunu arttıracağını kesin olan ve ilave trafik talebi doğuracağı gayet açık olan bir  ticari fonksiyonun tam da  bütün bunların olduğu bir alanda gerçekleştirilmek istenmesi planlanmanın en önemli boyutu olan ulaşım ilkeleri ile tam bir çelişki içerisinde olduğu,  ulaşımın altyapısının bu denli zayıf olduğu bir bölgede yapılacak iş hanı altı otopark çözümleri, bir çözüm olmaktan ziyade, söz konusu parseller üzerine bu tür ticari yapıların yapılmasının planlama disiplini açısından ciddi, sakıncaları bulunduğu için ruhsat iptalinin yerinde olduğu belirtilerek sonuç olarak uyuşmazlık sonucu:

1 – Yapılmak istenen iş hanı niteliğindeki büyük ticari yapıların kent merkezi gibi hemen herkesin her gün yoğun olarak bulunduğu bir alanda yapılaşma yoğunluğunun artırıcı ve kent merkezini boğucu özelliklere sahip olması,

2 – Aynı yapıların ulaşım alt yapısı son derece zayıf tutulmuş bir bölgede ilave trafik talebi doğurarak ulaşım yoğunluğunu artırıcı niteliklerde olması,

3 – Kentin en fazla açık alan ihtiyacının olduğu bir bölgeyi yoğun bir yapılaşma sonucu yeşil alan fırsatını yok etmesi gibi nedenlerden ötürü şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu görüşlere yer verilmiş olup bu görüş ve düşünceler mahkememizce de uygun görülmüştür.’’

Bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu parsellerin yeşil alan olarak ihdasını ön görüldüğü, mahkeme de aynı görüşü uygun bulduğu hükmüne varmıştır.

Kararda devamla:’’…  Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı idare (Samandağ Belediyesi) Ve davacı şirket ( BEL –  BİR AŞ.) vekillerince itirazda bulunulmadığını’’  kararda ifade edilmiştir.  Yazıyı burada sonlandırıyorum Devam edecek…”

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

 

 

Share
555 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?