ÜST REKLAM

logo

reklam

BEHİCE BORAN KİMDİR?


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 behice-boran umit vesikalik_02

 

BEHİCE BORAN KİMDİR?

Yaşamını sosyalizm savaşımına adayan, ‘’Sosyalist doğulmaz, sosyalist yaşanır’’ diyen,

Behice BORAN 1 Mayıs 1910 yılında Bursa’da doğdu. Hiç kuşku yok ki, doğum gününün 1 Mayıs’a denk gelmesi, Dünya İşçi Sınıfının Birlik, Savaşım ve dayanışma günü olan 1 Mayıs iyi bir rastlantı olarak tarihe not düşülmelidir.

Kırım’dan göç eden bir ailenin ilk kızı olan BORAN; ilköğreniminden lise öğrenimine kadar öğrenimini İstanbul’da yaptı. Daha sonra kazandığı bir bursla ABD’ye giderek Michigan Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi aldı. 1939 yılında Türkiye’ye döndü ve ortaöğretimde kısa bir süre İngilizce Öğretmenliği yaptı.BORAN daha sonra Ankara Üniversite Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nde sosyoloji doçenti olarak göreve başladı.

Amerika’dayken tanıştığı Marksist düşünceleri burada daha da olgunlaştı ve yaşamında önemli bir yer tuttu. Nail Çakırhan’ın önerisiyle 1944 yılında Türkiye Komünist Partisi’ne girdi. Politik görüşleri nedeniyle 1948 yılında Pertev Naili Boratav ve Niyazi Berkes ile birlikte üniversiteden ilişkileri kesildi.

1946 yılında yayıncı nevzat Hatko ile evlendi ve Dursun’u cezaevi koşullarında dünyaya getirdi.

Bilindiği gibi Melih Cevdet Anday’ın yazdığı ve Ruhi Su’nun ‘’Merhaba/Dursun bebek/Merhaba’’ adlı türkü cezaevinde doğan Dursun bebek için söylenmiştir.

Hiç kuşku yok ki, doğum gününün 1 Mayıs’a denk gelmesi bir rastlantı olmasına karşın, Dünya işçi sınıfının Birlik, savaşım ve Dayanışma günü.

Türkiye İşçi Partisi’nin son genel başkanı, siyasetçi akademisyen ve sosyolog.

1944 yılında TKP’ye üye olmuş. 1962’de TİP’e girmiş. 1970’de 4 Kongre’de TİP Genele başkanı seçilmiş.

‘Hiç kuşku yok ki, insanlar öldükten sonra kötü anılmazlar. Ölüm gibi duygusallık yaratan bir durumdan sonra birçokları belki de hak etmedikleri övgülerle anılmışlardır.

Ancak kimileri için övgü bile yetersizdir. İşçi sınıfımızın yiğit evladı Behice Boran’da bunlardan biridir. Çünkü Behice Boran tartışmasız çevresini aydınlatan, inat ve kararlı kişiliği ile övgüyle anılmanın çok ötesinde şeyleri hak etmiştir.

Onun hem bir bilim insanı hem bilimsel sosyalizmi savunan bir parti önderi olması nedeniyle gönlümüzde ayrı bir yeri vardır. Savunduğu düşünceler ve eylemli kişiliği yüzünden fırtınalı bir yaşamı olmuştur. Ancak bütün zorluklara karşın inandıkları uğruna verdiği savaşımda milim bile geri adım atmamış ve ağır bedeller ödemekten çekinmemiştir.

Boran’nın bu konuda söyledikleri birçoklarının böyle yaşamayı göze bile alamadığı ama behice Boran’nın göze alarak yaşamının son anına kadar sürdürdüğü bir gerçekliktir. O bu nedenle; ‘’Sosyalist doğulmaz, sosyalist yaşanır’’ diyor.

Bu sözleri anımsayanlar için Behice Boran çok şey ifade ederken, anımsamayanlar için ne anlatabilir ki?

İnsanlar doğarken inançları ile doğmuyorlar. İnançlarını, kısaca yaşam felsefelerini binbir sınavdan geçerek kazanıyorlar. Behice BORAN’DA binbir sınavı alnının akıyla kazanarak başardı ve kazandıkları üzerinde ödünsüz titizlenerek yaşama gözlerini yumdu.’

Samandağ da benim tanık olduğum, bildiğim pek sosyalistim diyen politik kimlikli şahsiyetler, ‘Dün durdukları yerde durmayanlar, geçmişte savunduklarından bile utanç duyarak bilmişlik taslayanlar ve yere serilmiş sayısız solcu ölüsü varken onur sözcüğünün bir ışık gibi ortalığı aydınlattığını kaçımız görebiliyoruz?

Ya da Behice BORAN’nın bir ışık olduğundan kaçımız haberliyiz?

Kimler yükselen değerlere teslim olup kendileri için acıklı bir yaşamı içselleştirmedi? Koca koca Profesörler, bilim adamları, politikacılar sermayeden esen rüzgârla ‘’değişen değerler’’ tanımı yapıp eşiği aşarak kendisini sermayeye pazarlamadı mı?

İşte Behice BORAN gibi işçi sınıfının yüce davası sosyalizm için savaşanlar bu yüzdendir ki ölümsüzdürler. Sonsuza kadar anılmayı da bu yüzden hak etmişlerdir.

Behice BORAN’nın birinci TİP içinde de 1975 1 Mayısta kurulan ikinci Tip’te de çok özel bir yeri vardır.

Döneminde sosyalizm savaşımı için partinin güçlenmesinde yeri doldurulmaz bir etkisi olmuştur. Yurtdışında TKP ile TİP’in birleştirilmesi sırasında ağır hasta olmasına karşın sürdürülen bu çalışmaları hep yakından izlemiştir. Ve hatta ölümünden üç gün önce bile birleşme toplantısına katılarak partiye bilimsel sosyalizmin rengini vermek istemiştir. Öyle ki , partinin nasıl bir parti olması tartışılırken  yerinden doğrulmuş kurulacak partinin sosyalist bir parti olması gerektiğini söylemiştir.O sırada kurulacak partinin sadece demokrat olmasını isteyen bir konuşma kişi ise TKP’nin Genel Sekreteri Haydar Kutlu’dan (Nebi Yağcı) başkası değildir. Doktoru toplantılara katılmasının ölümüyle sonuçlanacağını söylemesine karşın doktorunu dinlememiş ve katıldığı en son toplantıdan 3 gün sonra 10 Ekim 1987 tarihinde yaşama gözlerini yummuştur.

Bu da gösteriyor ki, Behice BORAN salt bir düşünce insani değil eylemli ve militan bir sosyalisttir.

Behice Boran’ı huzurunuzda saygıyla anıyor ışıklar içinde olsun.

Kaynaklar:

TSİP, Parti arşıvı.

Ümit Sağaltıcı

Share
2923 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ALLAH’TAN YARDIM DİLE ALİ!

    23 Ekim 2019 Genel, Köşe Yazıları, Yerel

    İlknur Altıntaş Gülümsedi Resul-u Ekrem, “Seni orada gördüğümde o yüzündeki ifade, o an! Hayber’in kapısını tek başına yerinden söktün sen Ali, tek başına...” diyerek gülümsedi, “Allah’ın yardımıyla...” dedi Ali, biraz utandı, yanaklarındaki pembelik bundandı. “Ah, çocuk!” diyerek elini sıktı ve bir anda öksürmeye başladı, o gülümseme eriyip gitti yüzünden, kızıla teslimdi artık teni, “Biliyor musun Hayber’de o yediğim yemeğin acısını hâlâ hissediyorum, şimdi o zehrin etkisinden şahdamarımın koptuğu andır...” “Efendim...” dedi ...
  • MEKSİKA KÖYLÜ DEVRİMİNİN LİDERİ : EMİLİANO ZAPATA

    23 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Hazırlayan: Sami ASLAN Meksikalı devrimci Emiliano Zapata’ nın katledilmesinin 100 yılındayız. Katledenler, kurşunlarla delik deşik ettikleri bedeni teşhir için halkın göreceği bir meydana getirirler. Cesedin tanınmaz halde olduğunu gören bir ihtiyar, Zapata’ nın ölmediğini yüksek sesle haykırır. Sonra yanına gelen başka bir köylü ''peki bu Zapata değilse, Zapata nerde'' diye sorar. İhtiyar yüzünü dağlara döner .''Dağlarda ihtiyacımız olduğu zaman geri gelecek'' der. Eski çağlarda dünya halkları kaybettikleri değerli önderleri her z...
  • PUTİN-ERDOĞAN SALI ZİRVESİ BÖLGEMİZİ SALLAR MI?

    21 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Mehmet Yuva Bir dostum, “Cinsellik saçma bir eylemdir diyen Tolstoy’un 13 çocuk yaptığını öğrendiğimden beri kimseye güvenim kalmadı” derdi. Ancak İmam’a küserek Cami boykot edilmez. Tolstoy’un sözüne itimat etmeyerek topyekûn güven kaybı yaşanmaz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonlarını eleştiren Yılmaz Özdil Barış Pınarı operasyonuna ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi;  “Başka Türkiye yok. Dik dur, eğilme, yanındayız…Ecevit gibi dirayetli ol canımı ye” mesajıyla taraftar ve muhalif birçok kimseyi şaşırtmayı başardı.&nbs...
  • DÖVME ÇILGINLIĞI

    16 Ekim 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. Özellikle de kadınların  antik çağlardan beri bilinen bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Samandağ’ın bayanları da dövme çılgınlığının önde gidenleri. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. Üstelik sadece kol, bacak, omuz, sırt gibi görünen yerleri de değil, vücutların ‘güneş görmeyen’ bölgeleri de nasibini alıyor dövmeden. İyi güzel de, kiminin modaya uymak, kiminin gerçekten süslenmek ve...