BAŞKAN VEKİLİ TAMİMİ, MECLİSTE ELEKTRİK KESİNTİLERİNİ KONUŞTU « Samandağ Ayna Haber

Kardeşim 1 tane 5 tane eklesen neyse sitenin anasını sikmeyin bu kadar aç gözlü olmayın 5 tane koy 4 tane koy kaldıran namerttir.

Şişlide Gece Hayatı

SON DAKİKA

BAŞKAN VEKİLİ TAMİMİ, MECLİSTE ELEKTRİK KESİNTİLERİNİ KONUŞTU

Bu haber 09 Şubat 2022 - 11:29 'de eklendi ve 280 kez görüntülendi.

Samandağ Belediyesi Şubat Ayı olağan Meclis toplantısı Belediye Başkanı Avukat Refik Eryılmaz’ın programı dolaysıyla yerine Meclis Üyesi Cem Tamimi başkanlığında 2 gündem maddesiyle gerçekleştirildi.

Bir önceki meclis tutanak özeti görüşülerek oy birliğiyle onaylandı. Mart Ayı Belediye Meclisi toplantısının 4 Mart 2022 Cuma günü saat 15.00’da yapılmasına oy birliğiyle karar verildi.

Toplantıya başkanlık eden Samandağ Belediye Meclisi Başkan Vekili Tamimi, Samandağ’ında elektrik kesintilerinin ciddi derecede sıkıntı yarattığını dile getirdi.

Başkan Vekili Tamimi konuşmasında; “elektrik kesintilerinden ötürü hiç mutlu değiliz çünkü ciddi sorunlarımız var. Bu sorunları bu ilçenin evlatları olarak bizde yaşıyoruz. Bu konuda elimizin ulaşabildiği he türlü mücadeleyi yapıyoruz tatbiki ama maalesef sandığımız kadar hızlı gelişmiyor bazı şeyler. İlçede bir çok sorunun çözümü adına elimizden gelenin en iyisinin yapıldığının bilinmesini istiyorum. Elektrik özelleştirildiğinden beri İlçemizde ciddi sıkıntılar var. Biz burada meclis olarak üstümüze düşen görevleri yerine getiriyoruz. Bizden bedelsiz yer isteniyor. Hepimiz onaylıyoruz. Partimizin genel başkanının da faturalara bu kadar zam yapılmaması konusunda uyarıları vardı ama yine de zam üstüne zam ekleniyor. Biz yine de gerekli hizmeti alamıyoruz. Ben kendim şahsım adına bir daha bedelsiz yer tahsisi adına evet oyu vermeyeceğimi belirtmek isterim. Meclis üyesi arkadaşlarım arasında da benimle hemfikir olan arkadaşlarım var. İnşallah bu duruma bir şekilde son verilir” dedi.

Başkan Vekili Tamimi Samandağ’ında yaşanan yol ve mezarlık sorunlarıyla ilgili de konuştu.

Toplantıda söz alan Belediye Meclis Üyesi Sinem Kayıkçı, 3 yıldır biz çevre gönüllüleri olarak sahadayız ve Milleyha Sulak alanının kurutulması, imara açılması, betonlaştırılması ile ilgili tepkilerimizi dile getiriyoruz.

Ben Belediye Meclis Üyeliğine Başladığımdan beri neredeyse her meclis toplantısında Milleyha Sulak Alanının Zuhur Türbesine kadar talihsiz bir şekilde açılmış olan yolun bu alanı ikiye böldüğünü ve bu iki parçanın Milleyha sulak alanına dahil edilmesi gerektiğini, Türkiye’nin dünyada Sulak Alan Sözleşmesine imza atmış bir ülke olduğunu ve bu ülkede burasıyla ilgili bilinçli ve ya bilinçsiz alınmış yanlış kararların halk olarak karşısında durulması gerektiğini söylüyorum. Başından beri Başkanımız Refik Eryılmaz da ‘Milleyha konusunda size destek olurum. Ben de bir çevreciyim’ demiş, hatta Milleyha ile ilgili çocukluk anısını anlatmıştı. Dolayısıyla 3 yıldır, yolun sağı ve solu olmak üzere Milleyha’nın bir tarafının kuş Cenneti, diğer tarafının ekolojik dengeyi sağlayan çok önemli bir saha olduğunu, zamanında oranın parsellenmiş olabileceğini ve eğer birilerine aitse o kişilerin de bizimle birlikte bu mücadeleye dahil olması gerektiğini, buna devlet kanalından yani Cumhurbaşkanı onay vermişse, o kanaldan temize çekmemiz gerektiğini söylüyorum.

Bu güne kadar bu söylediklerime mecliste itiraz eden herhangi birisi olmadı. Hepinizin birer çevre gönüllüsü olduğunu düşünüyorum, buna da inanıyorum.

Ancak Samandağ Belediyesi’nin Zuhur Türbesi arkasında yaptığı bir proje varmış. Ben projeyi az önce aldım. Bu güne kadar her gün oradan canlı yayın yapıyorum. Çünkü orada bir betonlaşma çalışması var. Başkan Bey’in ‘biz orada asla bir çalışma yapmıyoruz.’ dediği yerden bahsediyorum. Hatay Büyükşehir Belediyesi ‘ ben oraya moloz dökmüyorum.’ dedi. Hatta araçlarla moloz kaldırmaya geldiğini söyledi. Ancak bugün öğrendim ki sağ taraf sulak alana dahil edildiği için ve sol taraf tampon bölgeye bırakıldığı için Samandağ Belediyesi bu boşluktan faydalanarak Zuhur’un arkasına beton dökme çalışmasını yapan kişidir.

Şu an böyle bir kağıt aldım elime. Bu konuda sadece şunu söylemek istiyorum. Kimseyle bir çatışma halinde değilim. Bugüne kadar bilim raporunun aldığı kararlar üzerine konuşuyorum. Orası bir sulak alandır. Cumhurbaşkanlığı bu konuyla ilgili yanlış bir karar almış olabilir. Valilik bu konuyla ilgili bir karar çıkarmış olabilir. Biz halk olarak oranın betonlaştırılmasına karşı mücadele etmek zorundayız. Bunun önündeki engeller ne bilmiyorum ama gerçekten Samandağ sevdalısı olan insanların orada hiç kimsenin mağdur edilmemesi koşuluyla söylüyorum tekrar. Çünkü eğer birilerine parsellenmişse Devlet bunun bedelini ödemek zorunda. Çünkü orası bir sulak alandır, orası bir yaşam sahasıdır. Hadi bütün bu raporları bir kenara atalım, ciddiye almayalım. Diyelim ki tamam burada bir yanlışlık var. Samandağ Belediyesi gerçekten bizim için güzel bir şey kazandırmak için buraya bir proje koymuş. Evet, ben çıplak gözle görülecek bir şey söylüyorum. Evet, bu proje güzel bir proje olabilir ama bu projenin yeri orası değil. Bugün oraya o proje yapılırsa 10 yıl 20 yıl gerekirse 30 yıl boyunca oradaki çevre gönüllüleri ile bu konunun peşini bırakmayacağız. O yüzden boşuna para harcamamaları adına bir uyarıda bulunmak istiyorum. Orası bir sulak alandır. Şu an tampon bölge ilan edilmiş olabilir ama çıplak gözle baktığınızda bile orası bir yaşam sahasıdır. Bu yaşam sahasının eğer öldürülmesine bir katkınız olursa ben Samandağ Belediyesi adına da Samandağ halkı adına da çok üzülürüm. Buradan da söylemek istiyorum. Bu projenin hayata geçirmemesi için elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu Samandağ bir zarar olsun diye değil. Orada bir ziyaret alanımız var ve o ziyaret alanına bakınca bile oradaki yaşam kutsallığını anlamak zorundayız. Orada bir beton yapı kurban kesmek zorunda değilsiniz, başka bir yerde kesersiniz. Ama orada bir yaşam kutsallığı var. Bunu korumak için herkesten destek bekliyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.” dedi.

Meclis Başkan vekili Tamimi, “özellikle çevreyle ilgili bunun kamusu, resmisi, özeli yok. Bütün herkesin çevreyle ilgili duyarlı olmalı. Sonuçta bu çere bizim mirasımızda değil. İnsanlar da çevrenin bir parçası. Doğanın sahibi biz değiliz. Zaten bunu düşündüğümüz zaman hiçbir kültürde, hiçbir insanlık anlayışında işte doğanın, toprağın sahibi olmak diye bir şey yok. Biz de bunun bir parçasıyız. Maalesef insanoğlu sürdürülebilirlik kavramını yeni yeni öğreniyor. Sürdürülebilirlik önemli bir şey evet. Nüfus artıyor. Mecburen bazı yerler imara açılıyor ama sürdürülebilirlik olmadan bu dünyanın bir milim ileriye gitmesine imkan yok. Şu anda da zaten geriye doğru bir gidiş var. Yani biz hepimiz bunu görüyoruz. İklim şartlarında olsun, yaşadığımız, soluduğumuz havada olsun. Bu konuda bunun kamusu, özeli yok, insanoğlu düşünebiliyor ise geleceğini de düşünebiliyorsa, kendisin de seviyorsa mecburen bu sürdürülebilirlik kavramına kesinlikle çok dikkat etmesi lazım. Bizde bu doğanın bir parçasıyız. Nasıl ki o kuşun, o canlının ne kadar payı varsa bu doğada, bizim de o kadar payımız var daha fazla değil. İnsanoğlu çoğu yeri istila etti, ediyor. Bugüne kadar belki sürdürülebilirlik kavramına çok fazla kafa yormamış olabiliriz. Ama bundan sonra mecburuz, yormak zorundayız; düşünen insanlar olarak. Yoksa maalesef gidişat tabii ki iyi değil.

Bahsettiğimiz o yerle ilgili Zuhur Türbesinin yeriyle ilgili projenin neresi, nasıl kesinlikle bakılması lazım. Bilemiyorum. Bu konuda çok fazla bir şey söylemem doğru olmaz. Yalnız bütün hepimiz için doğanın bir parçası olduğumuzu unutmadan hareket etme zorunluluğumuz var. Nasıl ki o, bütün canlıların, onlar olmadan biz de yokuz. Evet, çok fazla nüfusumuz arttı diğer canlıların nüfusu azaldığını trajik bir biçimde. Artık bunu madem sorumlusu biziz, biz de üzerimize düşeni kesinlikle yapmalıyız. Sulak alanlar konusunda da bu çeşitliliğin habitatın kesinlikle korunması gerektiğine inanıyorum. Ben de bir insanoğlu, bir birey olarak bunun gerekli olduğunu düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Tekrar söz alan Meclis Üyesi Kayıkçı, “bu elimdeki paftaya göre evet burası tampon bölge sizin tasarrufunuzda istediğinizi buraya yapabilirsiniz. Bunun için yasal bir engeliniz yok. Ama ben size sunu söylüyorum benim abim biyolog ve o sahada bir bilim raporu oluşturdu ve o bilim raporu 2021 yılında güncellendi. O bilim raporu diyor ki Samandağ’daki ekolojik dengeyi sağlayan çok önemli bir sahadır şuan oraya beton döktüğünüz yer. Samandağ Belediyesi eğer yasal hakkı olduğu gerekçesi ile bunu yapacaksa ben de Samandağ Belediyesine şunu diyorum; yasal olması oradaki canlıları yok edebileceğiniz anlamına gelmiyor. Türkiye’de yasalar maalesef insanların hayatını bile yok sayacak duruma geliyor bazen. Dolayısıyla oranın yasal olma durumu beni hiç ilgilendirmiyor. Ben buradan şunu söylemek istiyorum ben size buradan bu kadar net bilgi vermişken, bu kadar net bir bilim raporu varken, orada her bir kuş gözlemcisi ve botanikçi yeni keşifler yaparken siz sırf yasa buna el veriyor diye bunu yapmaya razı mısınız, eğer razı iseniz biz artık kavga edeceğiz. Bu kadar yeter. Ama değilseniz bizim mücadelemize destek olmak zorundasınız. Orada bir yanlış varsa ben yada siz değil devlet görevini yerine getirmelidir. Ama siz de bu yanlışa ortak olmak zorunda değilsiniz. Siz Samandağ halkını temsil ediyorsunuz. Demin söylediğiniz sözler beni destekler nitelikteydi Teşekkür ederim” dedi.

Meclis Başkan Vekili Cem Tamimi, “kesinlikle bu konuda evhamınızı anlıyorum. Heyecanla anlatıyorsunuz. Bilim, teknoloji, insan yaşamı ve doğa birbiriyle çatışmadan sürdürülebilir. Bunu yapan toplumlar var. Bizim de kesinlikle bu mertebeye gelmemiz lazım. Güzel birşeyler yapmak isteyen herkesi seviyor saygı duyuyoruz. Ben kişi olarak söylüyorum kurumsalda öyle olduğu kanaatindeyim kapılarımız açık. Ha karşı karşıya gelinecek durumlar da olabilir bu durum her anda yaşanabilir. Ben tekrar söylüyorum Bilim, teknoloji, insan yaşamı ve doğa birbiriyle çatışmadan yaşam sürdürülebilir. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı