ÜST REKLAM

logo

reklam
08 Haziran 2017

“BALO BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİLDİR!”

 

 

 

 

Balıkçı esnaflarından Balıkçı Karagöz emekçisi Sever Işık, haber merkezimize konuştu. Işık, konuşmasında, “Samandağ’da okul geceleri (balolar) ve kep atma törenleri neye hizmet ediyor?” sorusunu yöneltirken, Baloların Amerikancı yoz bir etkinlik anlayışı güttüğünü belirtti.

Işık, konuşmasında “eğitim-öğretim yılının okullarda yaz tatiline girmeden, son yıllarda mezuniyet baloları adı altında ciddi şekilde yozlaştırıyorlar. Kültürümüzde olmayan balo ve kep atma törenleri kapitalizmin sömürü aracıdır. Bu sömürü bizzat okul idarecileri inisiyatifi ile gerçekleşmektedir. Bu kültürel yozlaştırma etkinlikleriyle gençlerimizin ahlak değerleri farkında olmadan incinmektedir.

Özellikle AKP’nin arka bahçesi Eğitim Bir-Sen’li okul idarecileri bu etkinliklerde sömürüde başı çekmektedir. Bu kabul edilemez sözlükte balo türüne göre, özenli, resmi ya da eğlenceli giysiler giyilerek gidilen müzikli danslı gece eğlencesi… diye geçiyor.

Balo denilen Amerikancı yoz etkinlik anlayışı giysileriyle eğlencesiyle müziğiyle dansıyla  kültürümüze olumlu yönde hiçbir katkısı olmayan

aksine kültürümüzde olumlu yönleri yok eden etkinliklerdir. Kep atma töreni kapitalizmin kalifiye elaman yetiştirme kampüsleri haline getirilen üniversite mezunlarının başlattığı bu kep atma kültürü tamamen batı hayranlığı özentisinden geliyor. Ailemiz bize bu tören ve geceler için masrafta zor durumda kalmış ne önemi var.

Kalsın!

Çocuğu değil miyim?

Benim diğer arkadaşlarımdan neyim eksik?

Herkes yapıyor herkes gidiyor gibi düşüncelerde ilerde yaşayacağımız

Gelecek kaygısı yok olmayacaktır.

Ne yapalım yani kaygımız var diye eğlenmeyelim mi?

Bizde eğlenin ama sömürülmeyin diyoruz.

Bir etkinlikler siz eğlenin diye değil sizi hem duygusal hem de maddi anlamda sömürmek için yapıyorlar.

Samandağlı velilerimiz öğrenciler! AKP üniversite bitiren çocuklarımıza iş imkanı vermiyor. Ancak onlara biat edersek inançlarımızı onurumuzu yok sayarsak iş buluruz

zira ihraç edilen yada atanamayan öğretmen ve kamu emekçisi insanların intiharlarıyla uyanıyoruz her

Bakın 110 bin kamu emekçisi işinden ihraç edildi.

Biri öğretmen diğeri üniversite akademisyeni Semih Özakça ve Nuriye Gülmen

AKP’nin onları işten atmasına karşı işimizi geri istiyoruz diye 85 gündür açlık grevinde

Şuan ölüm sınırındalar!

Onlarda belki sizin gibi kep attı.

Ekmeklerini kazanacakları iş imkanı daha yakınlaştı diye sevinmişlerdi.

Bilselerdi böyle olacağını o kepi atar mıydılar?

Zira büyük emek ister akademi, aileler ve öğrenciler hem maddi hem manevi büyük emek veriyorlar ancak akademik öğrenimin neye hizmet ettiği daha önemlidir. Bunu düşündürtmeyen kültürün ilerde hiçbir şey sorgulamayan bilim kobayları olarak hayat sürecektir iş bulanlarımız, iş bulamayanlar çabası balo ve kep atma törenlerinin içi boştur.

Bunun adına özgürlük diyor,

Modernlik diyor,

Çağdaşlık,

Eğlence canım bu diyerek çocuklarımızın eğlence duygularını kâra dönüştürüyorlar. Daha tehlikelisi sömürü soygunun yanında ahlaki değerleri dejenere eden eğlence anlayışını idareciler eliyle kültür olarak kitlelere yerleştirmek istiyor. Balo ve kep atma törenlerinin

Ekonomik boyutu…

Bir tarafta yoksul emekçi asgari ücretle geçinmeye çalışanlar. Diğer tarafta Arabistan çöllerinde yoksullukla boğuşurken kep atma töreni elbisesi, balo elbisesi, yemek, ulaşım derken ortalama bu etkinliklere 250-ila 1000tl para harcamak zorunda kalıyor   (resmi istatistiklere göre yoksulluk sınırı 4bin TL’dir… İmkanı olmayan aileler çocukları üzülmesin kendini ezik hissetmesin diye dişinden tırnağından biriktirdiği belki de borç harç ile bu etkinliklere çocuklarını yolluyor.

Büyük bir sömürü ağının nasıl okulları sardığını çarpıcı olması yönüyle anlatacaksak bu etkinlikler ilkokullara kadar inmiş durumda. Varın hesap edin artık yemeğinden ortalama halkın yüzde doksan dokuzu çocuk okuttuğunu düşünürsek, kıt kanaat geçinen aileler bu tür ekstra masrafların altında can çekişmektedir. Bu gecelerde neler oluyor.

Giyimiyle oldukça açık saçık giysilerle en şık en rüküş düşünceleri öğrencilerin beyinlerine TV’lerden sokulan kültür bu etkinliklerde vücut buluyor.

Samandağ’ımızda sosyal kültürel saldırının sonucu olarak, bilimsel üretim, ahlak, erdem ve sınıf bilinçli bireyler yerine gençlerimizin tertemiz beynine toplumda yer edinmek için dış görünüşe güzellik anlayışı ise açılıp saçılmakta düşüncesini empoze ediyor.

Çalınan müzik umut vermeyen hiçbir anlam ifade etmeyen duyguların ortama kattığı hava dışında anlamı olmayan tınılardan ibaret…

Vefa, aşk, sadakat, paylaşım, kolektif üretim barındıran türküler şarkılar yoktur. Bu gecelerde yaşama dair Anadolu topraklarında acısıyla tatlısıyla yaşamın en saf en temiz halini anlatan türkü, muvvel, ataba yok! Onun yerine idüğü belirsiz müzik yer alıyor. Yenilen yemeğe külfiyet açısından değineceğiz. Samandağ’da balolarda ortalama yemek masrafı içeceği ile kişi başı 15 TL’yi geçmez. Öğrencilerden bazı okullarda en az 40 ila 80 TL toplanmaktadır. Okul masrafı denilerek arta kalan para iç edilmektedir.

Bu soygunu görmek için aynı yerde aynı gece için kimi okulda 40 TL iken kiminde ise 80 TL’dir.

Bu balo ve kep atma törenlerine maalesef Samandağ’ımız da kendine aydın demokrat diyen öğretmenler bile karşı tavır geliştiremiyor… Oysa aydın olmanın asli görevi

Öğrencilerin eğlence duygularının sömürüye tabi tutulmasına karşı tavır geliştirilmesidir. Eğer okul idarecileri halkın parasını zimmetine geçiriyorsa ki geçiriyor. Kültürümüze karşı saldırı varsa bunu engelleyecek tavırları onları aydın-demokrat öğretmen yapar… Hatta kendine insanım diyen herkesin görevidir…

Bur da özellikle Eğitim-Sen üyesi öğretmenlere 3 soru sormak istiyoruz.

Tabelanızda Eğitim- Bilim ve Kültür Sendikası yazıyor. Susmak onaylamak mantığından hareketle Soru-1 Balolarda hangi bilimsel kutlamanın gecesi yapılıyor?

Soru-2 Bu balo gecelerinde kültür kimin kültürüdür?

Soru-3 Bu gecelerde gelir giderleri denetleyebiliyor musunuz? Denetleyemiyorsanız neden?

Bu tabi ki sadece Eğitim-Sen’li öğretmenlerin sorunu değil, Çocukların sömürülmesi ve yozlaştırılmasına karşıyım diyen herkesin görevidir. Gelin hep beraber buna dur diyelim.

Kültürümüze uygun dayanışmayı arkadaşlığı dostluğu kolektivizmi paylaşımı  pekiştirecek  yılsonu etkinlikleri tertipleyelim…

Okul gecelerinde yozlaşmaya hayır! Balo adı altında sömürüye son

Balo bizim kültürümüz değildir!”

Okul idareciliği öğrenciyi sömürmek midir?

Yoksa eğitim bütçesinden ödenek koparma mücadelesi midir?

Hadi koparamıyorsanız imece usulü ortaklaşa şeffaf velilere kuruşun hesabını veriyor musunuz?

Okul aile birlikleri bu sömürü ağın içinde köprü görevi olmaktan öteye gitmiyor. Onlarda bu sömürü ağının içindedir

İstisnalar bu sorunun yakıcılığını ortadan kaldırmaz” dedi.

Haber-Foto: Ali Doğru

Share
661 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?