ÜST REKLAM

logo

reklam

BAHARA GEÇERKEN BESLENMEMİZ NASIL OLMALI?


Deniz Selen Vahapoğulları
dnm123@hotmail.com

 

Havalar ısınmakta, gündüzler uzamakta ve bahar kapımızı çalmakta 🙂 Artık mevsimle beraber bizim de hafiflememiz gerekmekte. Mevsim geçişinde beslenme hakkında kısa kısa bilgiler vereceğim. Mevsim geçiş dönemlerinde sürekli değişen hava şartlarının insan sağlığını ve günlük hayatı etkilemektedir ve bu sebeple bahar aylarında beslenmeye dikkat edilmesi gerekmektedir. Yorgunluk, ağrı bahar aylarında en çok hissedilen rahatsızlıklardır. Havadaki elektrik yükünün artması, çoğalan alerjenler, stresin ve oksijen ihtiyacının artması da yorgunluğun ortaya çıkmasına etken olmaktadır. Bunun sebebi baharda oksijen ihtiyacının artmasıyla seratonin hormonunun salgılanmasının da artışı olmaktadır, kalp atışları hızlanmakta, enerji gereksinimi artmaktadır. Bu durumun önüne geçebilmek için yeterli ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, tüm besinlerden, vitamin, mineral, antioksidanlardan, protein ve karbonhidratlardan yeterli miktarlarda almak gerekir. Halsizlik ile başa çıkabilmek için ayrıca fiziksel aktivite yapılmasına özen gösterilmeli, mutlaka haftada 3-4 kez fiziksel aktivite yapılmalıdır.

Nasıl beslenmeliyiz?

Sebze ve meyveler bahar döneminde artan vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanması açısından oldukça önemlidir. Mevsim meyve ve sebzeleri tüketilmelidir.

Geceleri ağır ve yağlı yemek yememeye özen gösterilmeli, sabaha kahvaltısı uyandıktan en geç 30 dakika içinde yapılmalıdır.

Kahve, çay, soğuk içecekler gibi kafeinli içecekler azaltılmalıdır. Kızartma ve kavurmalar tüketilmemelidir.

Tüketilen su miktarı günde minimum 8-10 su bardağı şeklinde olmalıdır. Sıvı tüketimi arttırılmalıdır.

Düzenli olarak haftada 3 gün, en az 45 dakika süreyle tempolu yürüyüşü içeren aktif bir yaşam tarzı benimsenmelidir.

Özellikle bahar aylarında havaların değişmesiyle ortaya çıkan grip, nezle gibi hastalıklardan korunmak için C vitamini kaynaklarını tüketmede fayda vardır. Kuşburnu, biber ve maydanoz tüketimi yüksek C vitamini içeriği ile enfeksiyonlara karşı koruyucu olacaktır. Havuç, portakal, greyfurt ve yeşil yapraklı sebzeler gibi besinler de A ve C vitamini ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacaktır.

Ve her zaman üstünde durduğum diğer beslenme kurallarına uymalıyız. 2-3 saatte bir beslenmeli, uzun süre aç kalmamalıyız. Yemeklere koyduğumuz yağ miktarını azaltmalıyız. Bugünden itibaren hiçbir yiyeceği kızartmayınız, diğer pişirme yöntemlerini tercih ediniz. Kızartmayı halen hayatınızdan çıkarmadıysanız bu bahar sizin için en uygun zaman. Yağ içeren börek gibi yağlı besinleri azaltın. Günde en az bir defa sebze yemeyi unutmayın Şekerli yiyecekleri(tatlı, pasta vs.)/içecekleri(kola, gazoz vs.) yeterince tükettiğinizi düşünüyorum artık uzunca bir ara vermenin zamanı geldi de geçiyor. Market ürünlerine bir son vermenin tam zamanı. Baharla beraber doğaya, doğal yaşama ve beslenmeye adım atın. Dünyayla beraber siz de yenilenin.

Yaz öncesinde zayıflama diyetlerine hemen başlamak ve kısa sürede kilo vermek ne kadar sağlıklı?

Bahar geldiğinde çoğu kişi kışın alınan kiloları verme telaşına düşüp ya dergi-gazete ya da internet sitelerinde bulunan mucize olarak adlandırılan şok diyetleri uygulamaya başlar. Bu tür programlar sonunda kişi birkaç kilo verir ve yaza güzel başlar. Fakat giden bu kilolar hızlı diyet yapıldığından dolayı su ve kas kayıplarından oluşmaktadır. Bu durum sıvı gereksinimimizin arttığı yaz aylarında kişinin sağlığını riske atmaktadır. Bununla beraber mucize diyet adı altındaki diyetlerin kalori toplamı da çok düşük olduğu için kişide bir süre sonra metabolik direnç görülebilir. Kişi sonrasında ne kadar diyet yaparsa yapsın bazal metabolizma hızı her diyette biraz daha yavaşladığından enerji gereksinimi azalacak ve daha az enerji harcayacaktır. Bu da yaz öncesinde bilinçsizce yapılan zayıflama diyetlerinin ardından kilo alınacağı anlamına gelmektedir. Ayrıca düşük enerjili diyetler insanlar için günlük alınması gereken vitamin, mineral, yağ asitleri, protein gibi insan yaşamı için elzem olan besin öğelerini içermediğinden, ihtiyacı karşılayamadığından, sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurur.

Bu nedenle kişi kendi vücut yapısına, yaşına hatta kan tahlillerine uygun, diyetisyen tarafından hazırlanan bir zayıflama programını uygulamalı, amacı kısa süreli kilo kaybı değil bir yaşam şekli olmalıdır.

AYRICA son zamanlarda sıklıkla duymaya başladığım; popülerleşen, vücudun alerjisi olmadığı halde bazı besinlerin vücuda yaramayacağı (gıda intoleransı olduğu) söylenerek sadece onları beslenmeden çıkarıp zayıflamanın mümkün olduğu vs. tarzındaki bilgilere itibar etmeyiniz. Ticari amaçlı olan bu testler yapılarak alınan sonuçlara güvenmeyiniz. Sağlıklı beslenme; alerji veya hastalık olmadığı sürece, her besinden tüketerek, hayat boyu sürdürülecek beslenmedir. Bu yöntem ile zayıflamak, kilo almak ve hastalıklardan korunmak mümkündür.

 

Share
641 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...