ÜST REKLAM

logo

reklam

AYRAN


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

ali-beyaz

Sefter TAŞ… Kuvvetle muhtemel bedelli askerlik döneminde celbedilmiş bir Türk askeri… Kendisini IŞİD’in geçtiğimiz hafta yayımlanan infaz videosundan tanıyoruz. Aslında 2015 yılında da hakkında meclise soru önergesi verilmiş ama AKP ve MHP’li vekiller tarafından bu önerge reddedilmiş. Reddedildi lafı ağır kaçabilir, dikkate alınmadı veya umursanmadı demek daha doğru olur.

Vatan toprakları dışında, vatan savunmasıyla doğrudan alakalı olmadığı halde yanarak öldü, daha doğrusu Eski Başbakanımız Ahmet DAVUTOĞLU’nun Dışişleri Bakanıyken kullandığı deyimle “birkaç öfkeli genç” tarafından yakılarak öldürüldü. Tarihe not düşülsün…

2016 yılı ortalarında IŞİD’in Türkçe yayın yapan Konstantiniyye adlı dergisinde, esirken kendisiyle yapılan bir röportajı yayımlanmış. Ben ise yazıdan, Rus ajansı SputnikNews vasıtasıyla haberdar oldum. SputnikNews’in verdiği şekilde, virgülüne bile dokunmadan paylaşıyorum:

“Sayın Recep Tayip Erdoğan, kardeşim ve babam evi geçindirmek için çalıştılar. Bu benim zoruma gitti. Çünkü benden bir yaş küçük kardeşim çalışıyordu. Sakat kardeşime bakmak için okulumu bıraktım, askere gelinceye kadar çalıştım, hayvanlara baktım, Ankara’da da çalıştım. Çok sırtım kırıldı. Bir ara sınırda nöbetçiyken karakola gittim ve evimi aradım. Annemle konuştum, anacığım, sevdiğim kız köye geldi mi, dedim? Anacığım, sen de dedin ki sadece bir gün geldi. Teyze kızımı çok sevdiğim için karakolda ağlıyordum. Bu yazıyı yazarken de ağlıyorum elim titriyor ve zannediyorum ki; anacağım, babacığım, kardeşlerim, ailem ve sevdiğim kız hep yanımdasınız. Ve hep bunu düşünerek ağlıyorum. Niye ben bu hale geldim. Türkiye’ye asker olduğum için mi? Türkiye’m neden bana sahip çıkmıyor?
Sayın Recep Tayip Erdoğan; sen rahat yerde oturuyorsun, çayın, yemeğin, suyun yanında. Eşin, oğlun ve kızın yanında. Niye ben ailemin yanında değilim. Niye bana sahip çıkmıyorsun? Ben sana ne yaptım? Arkadaşım boğazından vuruldu, ben de ayağımdan vuruldum. Türkiye için askere geldim. Gece gündüz yatmadan nöbet tuttum. Sen sıkı korunuyorsun sana kurşun gelmesin diye. Sana gelen kurşun hemen bir ananın evladını vuruyor. Niye ben vuruldum biliyor musun başbakanım? Türkiye’ye kaçak mal geçmesin diye. Sen de bana sahip çıkmıyorsun. Şimdi düşünüyor musun? Anam, babam sana ne diyecek biliyor musun? Neden evladımızı kurtarmadın, dediklerinde sen ne diyeceksin? Senin evladın şerefsiz miydi diyeceksin. Senin evladın Türk değil de Kürt olduğu için mi kurtarmadım, diyeceksin. İlk esir olduğum gün dayak yedim. Ailem için direndim ve hala direniyorum. Her gün ağlıyorum ailem yok diye, niye kurtarmıyorsun?”

(Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye/201608161024405695-isid-sefter-tas-turkiye-erdogan/)

Başlığa takılmayın, nedense aklıma geldi ve yazdım…

 

 

 

Share
834 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...