ÜST REKLAM

logo

reklam

AYDINLANMA VE MÜCADELE İÇERİKLİ GELİŞMELER KONUŞULDU

“Savaş, Türkiye, İran, Suriye cephesi ile Amerika ve PYD Arasında Sürecektir!”      

Şam Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Aydınlık Gazetesi yazarı Prof. Dr. Mehmet Yuva’nın başkanlığında düzenlenen Aydınlanma Ve Bölgeye İlişkin Gelişmeleri değerlendiren bir toplantı gerçekleşti. Düzenlenen toplantı İskenderun’da ki Ergün Döner salonunda gerçekleşti. Aylık olarak düzenlenen aydınlanma ve mücadele içerikli toplantı bu kez son Suriye ve Astana toplantısı, sonuçları ve önümüzdeki dönemdeki gelişmeler ele alındı.

Yemekli toplantıya Dr. Cafer Özenir, Vatan Partisi Hatay İl başkanı Yunus Özgür Yıldırım, ilçe başkanı İbrahim Bedir, İl sekreteri Sadık Karakaş, İskenderun sanayi ve madeni eşya odası yöneticisi Fatih Tekinşen, iş adamlarından Şahin Ateş, Necmi Ala, İhsan Fatih Mursaloğlu, CHP’liler katıldılar.

Toplantıya katılanlardan “Erdoğan hükümeti ile Amerika ve batıya karşı mücadele edilmez” eleştirilerine, Yuva “Erdoğan düşmanlığı ile bölgenin ihtiyaçları” karıştırılmaması noktasında uyarıda bulunarak “her şerde bir hayır vardır” diyerek “Dün Suriye’yi yıkmaya çalışan Erdoğan hükümetinin, bu gün Suriye ile birlikte batıya karşı savaşmak zorunda kaldığıdır” diyerek yanıt verdi.

Mehmet Yuva Suriye’nin dört önemli noktayı terk etmeyerek, vatanın savunulmasındaki önceden tedbirler alındığını belirterek “Suriye devleti yedi yıldır terk etmediği dört önemli nokta vardır. Suriye’nin dünyaya vermek istediği gizli mesajı içermektedir. Yayladağ sınır kapısı, en kuzeydeki Nusayben’in sınır kapısı Kamışlı sınır kapısı, bir zamanlar bizimkilerden birisi Büyük Ortadoğu Projesinde yıldız yapacaktı ya işte YPG de Kamışlı’yı Suriye’nin büyük Ortadoğu merkezi yıldızı yapmaya düşünüyordu. En doğusu olan Fırat Nehri’nin Suriye’ye giriş noktasıdır ve Ürdün’e açılan kapı Suriye ordusu bu alanları Suriye’nin toprak bütünlüğü için hiç terk etmedi.

Suriye’de kayıp eden örgütler ılımlı örgütler olarak bilinen örgütlerdir. Bu örgütler hâkimiyet alanı olarak 2909 kilometre alanı kayıp etmişlerdir. İkinci kayıp eden ise IŞID 27390 kilometre kayıp etmiştir. Bu ayın bu örgütlerin toprak kaybıdır.

Suriye’de kazanan iki önemli iki kuvvet vardır. Suriye 86088 kilometre alan kazanmıştır. Yani Suriye Silahlı Kuvvetleri yeniden aldıkları alanın hâkimiyetidir. YPG ise 43960 Kilometre alanı kazanmıştır. Bu müthiş bir alandır. YPG’nin gücünün ve varlığının çok, çok üzerinde bir hâkimiyet alanıdır. Bu alanda sosyolojik olarak alt yapısı yoktur. Bir toplum tarafından destek görmeden bu alan ABD’nin gücü ile girmiştir. Amerika iti, ite kırdırma politikası ile Suriye ile İslami örgütleri karşı, karşıya getirdi ve hiç ortada olmayan YPG ortaya çıkmıştır. 2013 yılında birden ortaya YPG diye bir örgüt çıkarıldı. Sanki bu coğrafyada yüz yıldır savaşan ve savaşmayı öğrenmiş güçlü bir silahlı örgüt çıkarıldı. Mantar gibi her yerden biten militanlar çıkarıldı. Bunlar profesyonel batı merkezli emperyalist güçlerin askerleri ve bunlar solculuk, mazlum Kürt halkı gibi yalanlarla bize yutturulmaya çalışıldı” söyledi.

Yuva,” sınırlarımızda çok şiddetli kontrol mekanizması sağlanmıştır. Bakın şerdi, Türkiye-Suriye savaşa gidiyordu, Türkiye-Rusya savaşa gidiyordu, Türkiye-İran savaşa gidiyordu, bu gün gelinen nokta ise Türkiye-Suriye, İran ve Rusya aynı cephededir. Düşman ortak ve aklın yolu birdir. Kafalardaki bizim iktidar ‘Suriye, İran ve Rusya ile oyun oynuyor’ ve ‘bizimkiler Amerika’ya şantaj yapıyor,’ söylemlere, düşüncelere eheminiyet vermeyin. Bunların hiçbir ciddiyeti yoktur. Bunun en bariz örneği ise Suriye devletinin dönüşümü görmesidir, bunu açıkça telaffuz etmesidir” dedi. Yuva Astana Platformuna dikkat çekerek bu toplantının önemine dikkat çekti.

“Bu platform son derece önemlidir. Rusya insiyatifinde, Türkiye, İran yakınlaşmasını sağladı, Rusya ve İran ilişkisini pekiştirdi. Bu yakınlaşma Türkiye ve Suriye yakınlaşmasının önünü açtı. Astana toplantısının en önemli başka süreci ise Rusya, İran, Suriye ve Türkiye’nin sadece siyasi olarak masaya oturup, görüşmeyeceği, bu görüşmelerin eyleme ve askeri işbirliğine dönüşeceği, güçlü emareler vardır. İdlip bölgesinin Hatay sınırı Türk Silahlı Kuvvetlerinin sorumluluğu altında olacaktır. Bunun dışında gazetelerde okunanlar doğru değildir. Bunu ancak ve ancak dört ülkenin genel kurmay başkanın proje , eylemlerinde görebiliriz. Bizim gazeteler atıyor, orası onun, burası onun, daha askeri yetkililer daha görüşmeden nasıl bilinir?

Ama bilinen ve kesin olan şudur; Hatay ve Suriye sınırı boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri önemli bir denetim sağlayacaktır. Aldığımız habere göre birçok örgüt oradan çekilmektedir. Elbab gibi bölgelere aktarılmaktadır.

Türkiye için dönüşüm ibraz eden gösterge, TSK ve siyasi oteritenin, İdlib’e  Suriye ordusunun güneyden ve doğudan girişini kabul etmesidir. Suriye ordusu güney ve doğudan hareket ederek, İdlib’e gidecektir. Her iki kuvvet, TSK ve Suriye kuvvetleri birbirlerine yaklaşırken, preslerken, nursa gibi terör örgütü ve onunla birlikte hareket edenleri aralarındaki koordinasyonu Rus kuvvetleri sağlayacaktır. Bu koridora kama gibi Rus kuvvetleri girecektir. Bu da Staretejik askeri yakınlaşmanın, sonucunu getirecektir. Bu yakınlaşma Rusya üzerinden koordine edilmesi sağlanacaktır. Yani sadece Suriye ordusu değil, İran ordusu ve milisler bu koridordun İdlip’e gireceklerdir. Presleme öncesi güçlü bir hava operasyonu yapılacağı muhakkaktır. Bunun acilen tatbik edilmesinde hayati önemde fayda vardır. Zaten Suriye ordusu İdlib’i kıskaca almış durumdadır.

Burada bir koridor var ve Afrin’e açılmaktadır. Bu çok önemlidir. ABD, Afrin üzerinden İdlib’e müdahale etmeyi düşünüyor. En azından Hatay sınırı boyunca İdlib’te alan bulmaya ve alan açmaya çalışacaktır. Burada saldırıya uğrayacak olan Nusra, Nusra çok kuvvetli bir yapıya sahiptir. İdlib’teki bütün silahlı kuvvetleri haşat edecek kadar kuvvetlidir.”ifadesinde bulundu.

Haber Merkezi

 

 

Share
406 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?