ÜST REKLAM

logo

reklam
15 Temmuz 2017

AVVAL TEMMUZ

 

Kabil’in Habil’i öldürerek başlattığı Alevi katliamı; insanlık tarihi boyunca şeytan ile rahman arasında kesintisiz bir savaş olarak sürmüştür. Nusayri alevi inancına göre bu savaş; her şeyin kendi özüne döneceği kiyamete kadar sürecek, zalim NAR olan özüne dönecek Mazlum ise NUR olarak özüne dönecek ve yaratıcı, kendisinden olan ve kendisine dönen nurlarla yeni bir yaratma süreci başlatacaktır.

Nusayri Aleviliğe göre beden ruhun hapishanesidir ve yaşamın ana amacı bedenli hayatlardan kurtulmak, nurlar alemine ulaşmaktır. Bu zor ve meşakkatli bir yoldur önemli olan bu zor ve meşakkatli yolu hata yapmadan veya asgari hatayla geçmektir; onun için Nusayri Alevi nura yolculuğunda zalimin (şeytanın) safında yer almak yerine her zaman canını vermeyi yeğlemiştir.

Kabil ile başlayan katliamların devamıydı Yavuz Selim’in 1516 başlatıp 1517 ye kadar sürdürdüğü Nusayri alevi katliamı; katliamın sonunda katliam komutanının Yavuz Selim’e gönderdiği mektup ektedir.

Diyor ki: “Bismillahirrahmanırrahim
Ali makamınıza selam ile.
Celali alinizin karar ve emirlerini yerine getirmek üzere; adğal eccisir (cisreşşuğur çalılıkları) bab ennisir (kartal kapısı) dan Şizer’e, Vadi Halid’e kadar olan bölgelerdeki Nusayri köylerinde elimize geçen Nusayrileri, Allah bize zafer yazana kadar hepsini öldürdük.
Bundan sonra zaman içerisinde var olmayacaklardır, ülke büyük bir afet ve fesat illetinden kurtuldu ve İslam dini Şam ülkesinde sabit oldu ve Nusayrilerden bir tek canlı kalmadı. Yüce Sultan Selim’in saltanatında Nusayrilerin yaşayanları olmayacaktır. Cesetlerini ormanın vahşi hayvanları ile sürüngenler yedi.
Rağbetleriyle yaşamak sultanımızındır, Allah doğru yola iletendir.”

Komutanın gönderdiği mektuba göre Nusayrilerin hepsi öldürülmüş eserleri yeryüzünden silinmiş leşlerini vahşi hayvanlar yemiştir. Buna rağmen kurtulanlar olmuş; bölgenin Hrıstiyan ve Ermenileri arasında gizlenerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Kurtulanlar farklı bölgelerde yaşasa da birbirleriyle tanışma fırsatı olmuş, tanışanların başkalarını tanıştırma görevi olmuş ve dağınık Ailelerin birbiriyle tanışması için M Temmuzun 14 Rumi 1 Temmuz ile 30 Nisan, Rumi Martın 17 Nusayri Alevi Aileler ile yeni nesillerin tanışma ve kaynaşma günü olarak kutlanır olmuştur.
Kutlamalar genellikle Harbiye, Süveydiye Hızır (as) makamı, Mağaracık pınarı, veya en yakın ziyaret yeridir.
İnsanlar evlerinde hazırladıkları yemekleri götürür toplu şekilde oturur, toplu şekilde eylenir, halaylar çekilir, geçmişi anan şiirler, maniler, şarkılar söylenir, eğlenir yeni nesillerin birbiriyle kaynaşmasını sağlardı.

Evvel Temmuz’un dini bayram olma özeliği yoktur, sonradan ona 3id al Havariyyun diye bir dini gün eklenmiştir. Rumi 17 Mart bayramı ise nevruzi bayramlarındandır.

‘Temmuz’ festivaline gelince; neyi nerede araması gerektiğini bilmeyen bir gurubun kendi sosyal elitizmini korumak için ürettikleri bir fantaziden ibarettir. Hele Evvel Temmuz’u Sümer bereket tanrısına bağlamaları bir ucubedir. Bereket tanrısı Temmuz’u, Suriye ve fırat havzası halklarının 1 Nisan’a denk gelen yeni yılıdır ve bu yılın Suriye takvimi Akitu’da tarih 6767 dir. Evvel Temmuz’u Sümer bereket tanrısı adına kutluyorsanız kutlama tarihiniz 1 Nisan olmalıydı, bizim Evvel Temmuzu kutluyorsanız folklorik içeriğine sadık kalmalıydınız. Hayırlı dumuzi’ler.

Share
557 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?