ÜST REKLAM

logo

reklam

AV. CAN; “ADALET BUNUN NERESİNDE”

İlçemiz Avukatlarından Anıl Cevahir Can, Samandağ Kıyı şeridinde yer alan ve tapusu iptal edilen parsellerin hikâyesini anlatarak vatandaşların yıllar defalarca mağdur edildiğini ifade etti.

Devletin tapu kaydına güvenerek ilçede parsel alanın hiçbir şeyi olmadığını dile getiren Av. Can; “Samandağ Kıyı şeridinde yer alan ve tapusu iptal edilen parsellerin hikâyesi yıllar öncesine dayanır. Devlet baba bu yerleri 70 yıl önce parseller ve bu parsellerden alacak kişilere içinde ev yapma zaruriyeti şartı koyarak bu parselleri pazarlar. Zamanla İlimizin ve çevre illerin hatırı sayılı zenginleri bu parsellerden alarak içinde ev yapmaya başlar. Çoğu İlçemiz insanı o sırada garibandır. Bu parselleri alacak parası yoktur. Zamanla zenginleşen ilçem halkı daha sonra kıyı şeridinde kalacak olan bu parsellerden satın almaya başlar. Satın almadan önce devletin resmi tapu kaydına güvenmiştir. Kimisi parsellerin içinde Kafe Restaurant Otel gibi işletmeler yapar. Kimisi de yazlık olarak kullanır. Gün gelir Devlet dairelerinin izniyle rant uğruna kıyı şeridinde kalan Samandağ Kumuna göz dikilir. Yıllarca süren doğa olaylarıyla oluşan Deniz kumu bir anda Devletin izniyle satılmaya başlar. Tabi ki acımasız bir şekilde kıyıdan çekilen Deniz kumu yüzünden sahil şeridi bozulur. Deniz ilerlemiş ve kıyı düzensiz hale gelmiştir. Hatta şu an kıyı kenar çizgisinin bir kısmı daha önceleri denizin içinde değilken şu an Deniz’in içindedir. İlçe Stadyumundan Meydan köyüne kadar olan kısımda sahil yok olmuştur. Geri kalan sahil şeridinde ise Deniz iyice ilerlemiştir. Buna sebep yukarıda izah ettiğim gibi Sahilden devletin izniyle acımasız bir şekilde çekilen Deniz kumunun pazarlanmasıdır. Daha sonra Devlet baba 50 metrelik kıyı kenar çizgisini 100 metreye çıkardığını İlan eder. Kıyı kenar çizgisinin 50 metreden 100 metreye çıkarılacağını bilmeyen ve Devletin tapu kaydına güvenerek daha sonra parsel alan vatandaşın tapusu bedelsiz iptal edilir. Yıllarca yurt dışında alın teri dökerek vatandaşın satın aldığı parsellerin tapusu Devlet baba tarafından iptal edilmiştir. Devlet baba Samandağ içindeki Sulama kanalının rezaletini görmez, Devlet baba Samandağ sahilinde yer alan Milleha diye tabir ettiğimiz göletin rezaletini görmez, Devlet baba Asi kenarındaki rezaleti görmez, Devlet baba yıllardır projelendirilmeyen Samandağ-Antakya arası karayolunu görmez, Devlet baba bu ilçeye Marina yapmaz vs.! Devlet babanın kafaya taktığı şey tapusu iptal edilen bu parsellerdir. Neyse gelelim kıyı kenar çizgisinin içinde kalan parsellerin hikâyesinin devamına. Tapusu iptal edilen vatandaş Samandağ yerel Mahkemelerinin kapısını aşındırmaya başlar. Madem tapuyu iptal ettiniz bana parselimin parasını verin der vatandaş. Oysa Devlet baba kararlıdır. İlk etapta tapusu iptal olunan vatandaşa bir kuruş para vermez. Devlet baba vatandaşına “Hadi Yallah git Hakkı’nı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden al” der. Vatandaş bu sefer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yolunu tutar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde açılan davaları vatandaş kazanır ve tazminat hakkı elde eder. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden çıkan tazminat oranları Samandağlı tabiriyle “Bir Akşam Yemeği” parasıdır. Çaresiz Vatandaş Avrupa’dan çıkan komik tazminat bedellerini almak zorunda kalır. Bedeli alan vatandaşların ülkemizde ilerde dava açma Hakkı’da elinden gitmiştir. Daha sonra devlet baba fikir değiştirir. Tapusu ikinci etapta iptal edilen vatandaşa Hadi gelin davayı Avrupa da değil Ülkemizde açın der. Vatandaş bu sefer davaları ülkemizde açmaya başlar. Yargıtay’ın hava durumuna göre değiştirdiği görüşleri yüzünden burada da doğru dürüst bedeller vatandaşın cebine girmez. Ama ilçemize gelen kaymakamların araştırma yapmadan çoğunun yaptığı ilk açıklama vatandaşlara bedellerin ödendiğidir. Bedeller ödenmişse bu bedellerin oranı mahkeme dolaplarında bellidir. Kimin ne kadar bedel aldığı da bellidir. Devletçe ödenen bedeller çok komiktir. Devlet babanın daha sonra yine fikri değişir. Bu sefer kıyı kenar çizgisi 100 metreden hemen hemen 150 metreye çıkmıştır. Yine vatandaş adliye kapılarında gezinmeye başlar. Bu sefer dava açanların bir kısmını daha da trajik bir son beklemektedir. Samandağ Mahkemeleri Kapısuyun da satışı yapılan bir yerin bedeliyle Kıyı kenar çizgisi içinde yer alan parsellerin değerinin aynı olabileceğinden bahisle tazminat bedellerini Kapısuyun da yer alan parselin değerine göre belirlemeye başlar. Vatandaş artık iyice ayvayı yemiştir. Midyat’a pirince giderken nerdeyse evdeki bulgurdan olmuştur. Devlet baba en son İmar Barışı yasası çıkarır. Vatandaş bu yasadan faydalanmak için başvurur. Devletine parayı öder ve yapı kayıt belgesi alır. Ancak devlet bu belgenizi kabul etmiyorum yıkacağım der. Olan yine vatandaşın ödediği paraya olmuştur. Devlet Babanın Ege’de Akdeniz’de sahili otelci zenginlere verdiğini biliyoruz. Bu otellerin sahiline sıkıysa izinsiz bir girin bakalım. Nasıl da otellerin güvenlikçileri sizi karga tulumba otelin sahilinden uzaklaştırıyor bir görün. Kaymakam olsanız da , Hakim olsanız da, Avukat olsanız da o otellerin sahiline izinsiz giremezsiniz. Oysa hani Sahiller halkındı. Kısacası Devlet Babanın işine gelince Sahil onundur. İşine gelmeyince sahil Otelcinindir. Devletin tapu kaydına güvenerek ilçemde parsel alanın ise hiçbir şeyi yoktur. Ne tapusunu geri alabilir nede alın teri dökerek ödediği bedeli. Saygılar” dedi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı  

Share
37 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?