AV. BEYAZTUNÇ: AMACIMIZ ADD’Yİ BÜYÜTMEK OLMALI - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

Ahmet Kaya

SON DAKİKA

AV. BEYAZTUNÇ: AMACIMIZ ADD’Yİ BÜYÜTMEK OLMALI

Bu haber 05 Şubat 2020 - 17:10 'de eklendi ve 117 kez görüntülendi.

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen ADD kongresinde divan başkanlığını yapan Av. Şekip Beyaztunç, kongre süreci öncesinde katılımcılara hitaben anlamlı bir konuşma gerçekleştirdi.

Beyaztunç konuşmasında; “arkadaşlar derneklerde çalışmalar daha heyecanlı ancak süreç içerisinde sıradanlaşma tehlikeleri vardır. Bu tehlike siyasi partilerden başlar. Bütün odalara, kurumlara, kamu kurumlarına, derneklere bütün kuruluşlara kadar sirayet eder.

Sıradanlaşma nedir?

Çalışma ilkelerinin ilk başlangıçtaki heyecandan uzaklaşarak rutin bir göreve dönüşmesi tehlikesidir. Yani bir dernek olduğumuzu var sayalım. Derneklerde başlangıçta yönetimle büyük bir heyecanla koşturur, zaman içerisinde bunlar günlük belirgin işlere dönüşür. Sabah katlıktan akşam yatana kadar ne yapıyorsak; mesela işimize gidiyoruz. Neredeyse bunun gibi rutin bir işe dönüşür. Asıl tehlike budur. Türkiye gibi hareketli gündeme sahip olan ülkelerde bu tehlikeden kaçınmak zordur. Türkiye’de gündem neredeyse her gün demeyeceğim saat saat değişiyor. Konu üzerine odaklanarak, o konu üzerinde çalışma imkanı neredeyse yoktur. Sabah haberlere bakıyorsunuz bir gündem öğlen haberlere bakıyorsunuz ayrı bir gündem akşam ise bambaşka bir gündem.

Atatürkçü Düşüncenin savunucuları olan bizlerin de böyle tehlikelerden kendimizi koruyabilmemiz gerekir. Söz gelimi bugün ADD’de ne yaptıysak yarında aynını rutin bir memuriyet gibi yaparsak bizim diğer derneklerden bir farkımız kalmaz. Biz aynı bir memuriyet gibi aynı şeyi yapıp durursak hedeflerimizden ve ilkelerimizden sapmış oluruz.

Atatürkçülükte bizatihi bu fikre uygun olmayan bir düşüncedir. Atatürkçülük ne bir dogmadır, ne de insanların başkalarına hadlerini bildirmesi gereken bir sopadır hatta ne de başkalarına lafı giydirmek için bir tencere kapağıdır. Atatürkçülük bütün özüyle bir tek sözcükle özetlenecekse Devrimciliktir. Devrimcilik, fikirlerimizin yeni olaylara, şartlara ve ihtiyaçlara göre şekillenmesidir. Atatürk’ün en önemli sözü bana göre; “Benim manevi mirasım bilim ve akıldır”. Biliminde temel ilkesi şüphe ile başlar.Gerekirse her gün bilgilerimizden şüphe edeceğiz ve ilkelerimizle sınayacağız.

Şüphe kuşku ile basit bir anlam taşımamaktadır. Ben bilimsel şüpheden söz ediyorum. Yani fikirlerimizin şartlara göre uygunluğundan bahsediyorum.

Ülkemizde en çok tehlikede buradan hareketle oluşmaktadır. Zamanında askeri darbeler Atatürkçülük adına yapıldı. Ama Atatürkçülüğe en büyük zararı onlar verdi. 12 Eylül döneminde sabahtan akşama kadar televizyonlarda radyolarda Atatürk söylemleri yer aldı ancak onlar gerçek Atatürkçü değillerdi. Atatürkçülük başkalarının haklarına saygı göstermeyi gerektiriyor. İnsan haklarına ve ilkelerine bağlılığı gerektiriyor. Devrimciliği de yeniliği de gerektiriyor. Oysa onlar bir yere tutunup kalmayı savunuyorlar. Bütün baskıları Atatürk diye diye yaptılar.

Peki, günümüze bakarsak, derneğimizin çalışmaları nasıl ilerliyor?

Derneğimizin bütün üyeleri elinden geldiği kadar çalışıyor. Hiç birimiz her şeyin en iyisini yapamayız belki ama elimizden gelenin en iyisini yapabiliriz. Bu gibi dernek çalışmaları gönüllük esasına dayanır. Herkes ailesini işini bırakıp burada emek harcıyor. Bu gibi çalışmalarda hepimizin iyi niyetli olduğu kuşkusuz. Amacımız derneği biraz daha büyütmek, Atatürk’ün fikirlerini anlatmaya çalışmak. Kısa süreli geçmişte derneğimizin içerisinde bir takım tartışmalar meydana geldi. Ben bu tartışmaları özetleyecek olursam, gereksiz tartışmalar olarak özetlerim. Burada asıl dikkat etmemiz gereken şey şu; eleştirilerimizi saygı çerçevesi içerisinde yapmak. Çalışan insanları suçlamadan, töhmet altında bırakmadan ama ne yapılmasını istediğimizi belirterek konuşmamız gerekir. Ne zaman ki birbirimizle düzgün bir şekilde fikir alışverişinde bulunuruz o zaman Atatürk’e layık oluruz. Hepimizin ortak amacı daha iyi şeyler yapmak, daha iyiye ulaşmak olmalı. Eleştiriyi kabul etmek ve düzelmeye çalışmak iyiye götürür.  Bu anlamda eleştiride bulunan arkadaşlara teşekkür ediyor onları kutluyorum. Bu eleştirileri olgunlukla karşılayan yönetime teşekkür ediyorum. Gelecekte de birbirimize bu şekilde değerlendirmeler yapabilmeliyiz. Beni dinlediğiniz için Teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı