ÜST REKLAM

logo

reklam

Av. Ali Beyaz KRAL ÇIPLAK


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

 

Hikayeyi biliyorsunuzdur. Bilmeyenler için yeniden anlatayım. Zamanın birinde bir ülkede forsuna düşkün bir kral, başka bir ülkenin kralını misafir etmek için hazırlıklara başlar. Davet günü giyeceği kıyafetin de eşsiz olmasını ister. Ülkedeki bütün hünerli terzileri çağırır ve kendisine nasıl bir elbise dikeceklerini sorar. Torpilin 1000’i 1 para ya, kral duymak istediğini söyleyen bir terziye aylık bağlar. Terzi ona; üzerinde kendi resimlerinin bulunduğu… pardon hikayeleri karıştırdım bugüne kadar dikilmemiş eşsiz bir kıyafet dikeceğini söylemiştir.

 

Kral, bir gün elbisesinin son halini merak edip terzinin odasına baskın verir. Bir bakar ki, terzi çıplak bir mankenin etrafında koşuşturuyor ama ortada elbiseden eser yok. Kükrer bizim kral, “nerde bu elbise” diye. Terzi de onlarca aleyhe emsal yerel ve ulusal mahkeme ile AİHM kararına rağmen hemen cevabını verir; “bu elbiseyi sadece akıllılar görür” diye. Kral bozuntuya vermez, aslında olmadığını bildiği halde olmayan elbiseyi görmüş gibi yapar hatta beğenir.

 

Nihayet beklenen gün gelir, terzi kralı çırıl çıplak soyar ve olmayan elbiseyi giydirir. Ve mutlu son: kral halkın arasına iner. Halktan ben diyim patavatsız siz deyin her şeye rağmen gerçekleri söylemekten çekinmeyen bir vatandaş herkesin aslında bildiği fakat nedense bir türlü söylemeye cesaret edemediği o sözü söyler: “kıral cıbıldak!” Ve bunu duyan halk da kralın o haline gülmeye başlarlar. Hikaye de burada biter.

 

İlkokul ünite dergilerindeki klişe bir başlıkla devam etmek istiyorum müsadenizle: Okuduğumuzu anlayalım.

 

“Kral çıplak” diye haykırmak bir kırılma noktasıdır. Korkan halkın kendine gelmesi demektir. O yüzden krallar, “Kral Çıplak” diyenleri sevmezler, denmemesi için de ellerinden geleni yaparlar. Çünkü onlar için esas olan halkın kendisinin yanlışlarını görmezden gelmeleridir.

 

“Kral çıplak” diyebilenler cesurdurlar, kıymetlerinin bilinmesi ve sahip çıkılması gerekir. Zira hikayede kral yanında kendisine duymak istediklerini söyleyen terziyi değil de, doğrucu davut bu vatandaşı bulundursaydı halkının önünde küçük düşmezdi.

 

Gelelim hikayenin aslında baş kahramanı olan terziye. Terzi gibi adamlar her daim prim yapmışlardır, kariyer basamaklarını hızla çıkarlar.  Kumaş olmadan elbise diker, en iyi elbisiyeyi yaptıklarını iddia ederler. Sonuç ise hüsran olur. Tabi bunun farkına iş işten geçtikten sonra varılır.

 

Sonuç olarak; dostunuz dalkavuğunuz değil, eleştireninizdir. Dostunuz duymak istediğinizi söyleyen değil, yanlışlarınızdan ders alasınız diye hatalarınızı söyleyendir.

 

 

Share
713 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...