ÜST REKLAM

logo

reklam

Av. Ali Beyaz HUKUKUN AÇIK KATLİ


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

 

2008 yılı, fakültedeyiz… Hocamız Anayasaki değiştirilemez maddeleri anlatıyor. Sonra hepimizi kilitleyen ve hala net bir cevabı olmayan bir soru soruyo:. Değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez “Laik devlet”in içi, Anayasanın değiştirilebilir başka bir maddesine “Ülkenin resmi dini islamdır.” ifadesinin eklenmesiyle boşaltılırsa ne olur? Cevabını anlatmayacağım ama o zamanlar bu kadar gizli ve kurnaz tekniklerle yürüyordu hukukun katli. Nerde o eski günler…

 

15 Temmuzdan sonra, OHAL KHK’larıyla yapılması Anayasa gereği mümkün olmayan onlarca idari işlem tesis edildi. Oysa Anayasa açık bir şekilde OHAL KHK’larının “OHAL süresince ve OHAL’in gerektirdiği konularda” çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, geçici tedbir hükümleri içermesi gerektiğine işaret ediyordu. Öyle olmadı. Anayasa açıkça çiğnenerek, OHAL’den sonra bile geçerli olacak şekilde ihraçlar, mal varlığına el koymalar, dernek ve vakıfların faaliyetlerine son vermeler gerçekleşti. Yargı camiası ise sadece ismi OHAL KHK’sı olan ve Anayasa gereği kendiliğinden geçersiz olan bu KHK’ları, yine Anayasa’daki “OHAL KHK’larının yargısal denetime tabi olmaması” hükmüne sığınarak denetlemekten imtina edip, deyim yerindeyse başlarına bela almak istemediler. Oysa söz konusu metinler incelendiğinde, onların zaten OHAL KHK’sı olmadığı, dolayısıyla yargısal denetime tabi olacağı anlaşılacaktı.

 

Şimdi ise yine hakimlerden oluşan bir kurul (YSK), açık kanun hükmünü yok sayarak hareket etmekte ve yine Anayasa’da yer alan “YSK kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamaz” hükmünü suistimal ederek “yok hükmünde” bir YSK kararını geçerli kabul ettirme çabası göstermektedir. Çok da bir şey değişmemiş gördüğünüz üzere.

 

Hukukta “yok hükmünde” olmanın karşılığı; aslında hiç varolmamış olma, başından itibaren geçersiz sayılma şeklindedir. Yani yok hükmünde olan bir karar, hiç bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden geçersizdir. Bu, hukuk devletinin o kadar doğal bir sonucudur ki, ne Anayasa’da ne de herhangi bir mevzuatta yazılı olmasına gerek dahi görülmemiştir. Şöyle örneklendireyim; tapu memurunun otomobil satışı yapması ne kadar geçerlidir? Geçersizliğin, mahkeme yada başka bir kurum tarafından tescillenmesine gerek var mıdır? Bu işlemin geçersiz kabul edileceğine ilişkin kanunda hüküm yer almasına lüzum var mıdır?

 

Gelelim YSK’nın sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulalarını geçersiz sayan kararının neden yok hükmünde olduğuna. Bu varlığı bile tartışmalı kararın yok hükmünde olmasın sebebi kanuna açıkça aykırı olması. Milli iradenin yansıması olan Meclisin hazırlayıp, Cumhurbaşkanının Resmi Gazetede yayınlamasıyla yürürlük kazanan kanun hükmü, açık bir şekilde bu oyları geçersiz kabul ediyorken; atanmışlardan oluşan ve yasa yapma yetkisi bulunmayan bir kurum tarafından bu kanun hükmü görmezden gelinerek bu oylar geçerli kabul edilmiştir. YSK’nın kanuna aykırı karar verebilme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak ve ancak kanunun kendisine hareket alanı sağladığı husularda takdir yetkisi kullanabilir, burada da yine kanunla bağlıdır. Dolayısıyla kanun yapma yetkisi bulunmadığı halde bir kanun hükmünü ortadan kaldırırcasına karar tesis eden YSK’nın bu kararı yok hükmündedir. Geçersizliğinin mahkeme yada başka bir kurum tarafından tescillenmesine gerek yoktur.

 

Açık hukuksuzluk ve oldu bittiye getirilmek suretiyle, ülkenin yönetim sistemini temelden değiştiren bu Anayasa değişikliğinin geçerli kabul edilmesi, Uluslararası hukukta da yok hükmündedir. Zaten diplomatik sonuçlarını hem AGİT raporundan, hem bir türlü gelmek bilmeyen tebrik telefonlarından, hem de nedense medyamıza bir türlü yansımayan ülke sözcülerinin açıklamalarından görüyoruz.

 

Bir hukukçu olarak ve tamamiyle siyasi saiklerden uzak olarak, referandumun meşru olmadığını ve tekrarlanması gerektiğini, söz konusu YSK kararı ile ilgili olarak da Uluslararası Sözleşmeler

çerçevesinde gerekli başvuruları da yapmak suretiyle yukarıda izah ettiğim açık hukuksuzlukları her platforma hukuk çerçevesinde taşımakta tereddüt edilmemesi gerektiğini açıkça söyleyebilirim. Aksi takdirde ülkenin her organı yarın öbürgün Anayasadan diğer mevzuata her kanunu çiğneyebilecek hakkı kendisinde hiç çekinmeden görebilecektir.

 

 

Share
715 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...
  • ŞEKER BEYNİ DE BİTİRİYOR

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Şeker ve trans yağlarla yüklü Amerikan diyetinin sadece fiziki sağlığı değil beynimizi de olumsuz etkilediği belirlendi. Oregon State Üniversitesi uzmanları tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilen araştırma, şeker ve yağdan zengin diyetin bağırsak bakterilerini etkileyerek bilişsel esneklikte (cognitive flexibility) önemli kayıplara yol açtığını gösteriyor. Bilişsel esneklik, beynin iki farklı düşünceden diğerine geçme ve aynı anda iki farklı konuyu düşünme kabiliyeti olarak biliniyor. İnsanlarda bilişsel esneklik bozukluğu, ...
  • GELİN İNSANCIL DAVRANIP, EVRENSEL DÜŞÜNELİM

    29 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Uzun zamandır Samandağ’ın da olup bitenleri sessizce seyrediyorum. Seçimden önce "Samandağ sevdası" havası esiyordu ! Şimdi menfaat havası esiyor! Şimdi durumu bir değerlendirelim. Samandağ’ın da neler oldu ne oluyor ?Birileri seçimden önce eski yönetime karşı cephe aldı, dernekler kurdu, komiteler, toplantılar düzenledi ve halkı toplayıp, kimisi vefadan kimisi de Samandağ sevdasından bahsetti. Seçime kadar sürdü bu düzenlemeler. Projelerde sunuldu. Şimdi seçim gitti, Sevda ve vefa bitti. Çatışmalar, sataşmalar ve hakaretler ba...
  • MİHRİCAN EVVEL TEMMUZ YALANI

    24 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Asaf Hişmi Mihrican Bayramı Farsların her zaman kutladıkları dini bayramlarıdır. Fars güneş yılının yedinci ayı olan Mihir ayının 16. Gününe rastlar. Yedi gün devam eder Mihir ayının 21’de son bulur. Mihrican Bayramı gece ile gündüzün eşit olduğu (Sonbahar ekinosu, Miladi takvimin 21 Eylül’lüne denk gelir. Temmuz ise Miladi takvimin yedinci ayıdır. Evvel temmuz denilen tarih, Fransız devriminin kuruluş tarihidir. Yani 14 Temmuz 1789 tarihinde Faransız devriminin başlangıç tarihidir. Fransızlar bu günü Ulusal bayram olarak kutlarlar. Bu...