ÜST REKLAM

logo

reklam

Av. Ali Beyaz FIRAT KILICI DERMİŞİM


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

Fırat Kılıcı, ordumuzun Fırat Kalkanı Operasyonundan sonra yapılacağı ve Suriye’nin kuzeyinde olası bir Kürt devletininin kurulmasını engelleme amacı taşıdığı çeşitli kaynaklarca iddia edilen operasyona verilen isim. Bu fantastik isimler kimin aklına geliyor bilmiyorum ama, referandum öncesinden beri yazmayı planladığım bu yazıyı, konunun tekrar gündeme gelmesi dolayasıyla kaleme alma fırsatı buldum.

Ben bu operasyonun, milletin gazını almak için ortalığa atılan dedikodulardan ibaret olmadığını düşünenlerdenim. Her ne kadar vatandaşın gazını alsa da, bu operasyonun ileride gerçekleşmek üzere planlandığını ve ABD’nin IŞİD’i sözde bitirme harekatı için bizi yani Türkiye’yi değil YPG’yi seçmesi üzerine rafa kaldırıldığını düşünmekteyim. Zaten Fırat Kalkanı harekatı’nın da apar topar bitmesinin sebebi de bu değil miydi? Neyse…

Ortadoğu kaypak bir zemin, hatta şimdilerde piyasada nedense az gördüğümüz kıdemli diplomatlarımızın tabiriyle adeta bir bataklık. Burada kim kimin tarafında bilemiyoruz, sürekli şaşırıyoruz. Misal, Fırat Kalkan operasyonunun evvelinde YPG ile Esad güçlerinin; ÖSO başta olmak üzere diğer sözde ılımlı muhalif çetelere karşı sessiz bir ittifakı mevcuttu. Fakat ABD’nin oyuna dahil olmasıyla, YPG kendini rejimin karşısında buluverdi. Katılmamakla birlikte, kimi iddialara göre ise, ÖSO ufalanıp YPG’ye ve hatta rejim güçlerine katıldı. Kısaca kimin kimle kimi vurduğu belli değil. Sadede gelecek olursak; şu an Suriye’de rejim müttefiki Rusya, ABD ve kara gücü olarak nitelendirilen YPG, bir de Rakka’dan El-Bab’a itelenmöeyen çalışan bir avuç IŞİD militanı kaldı. Mevcut rejim, topraklarından para-militer çeteleri temizleme derdinde bunu biliyoruz. Peki ya ABD ve kara gücü olan YPG’nin hedefi ne?

Aslında hepimiz bu hedefi uzun zamandan beri tahmin ediyorduk ama daha önce hiç bu kadar net olmamıştı. Peki ne yapmamız lazım? Evet, bir Samandağ’lı söyleyince mezhepçilik yaftası yapıştırılıyor o yüzden bırakalım da  Emekli Orgeneral Çetin DOĞAN konuşsun.  Sözcü Gazetesi yazarlarından Saygı ÖZTÜRK, Pazartesi günkü köşesinde, Emekli Orgeneral Çetin DOĞAN’la diyaloğunu paylaşmış. DOĞAN; “Suriye ile ilgili yapılması gereken süratle mevcut rejimle anlaşmaya varılmasıdır. Türkiye, politikasında açık, net ve şeffaf olmalı. Politikalarda radikal değişim yapmalı. Mevcut Suriye rejimiyle, İran’la çıkarlarımız aynı. Kürt devletinin kurulmasına karşıyız. Arap ülkelerinin tamamıyla da politikalarımız uyuşur. ABD ile ilişkilerimiz iyi değil. Rusya’nın güveni sarsılmış. İran’la, Irak’la ilişkiler limoni. Daha vahim gelişmeleri önlemek için iyi doğru kararlar alınmalı ve uygulanmalı.” demiş. Yıllardır Samandağ kıraathanelerinde hoşkin masalarında zaten dillendirilen bu fikirlerin nihayet, ülkenin geri kalanınca da dillendirilmeye başladığını görmek gerçekten güzel.

Bakın bu çözümde aleyhimize herhangi bir durum var mı? Herhangi bir şeyden feragat edip, herhangi bir ittifaka sırtımızı dönüyor muyuz? Aksine askerimizi savaşa göndermiyoruz. Üstüne üstlük; Türkiye’nin bütün uyarılarına rağmen YPG’yi meşru gören ABD’ye de gününü göstermiş oluyoruz. Bir taşla bilmem kaç kuş yani. E o halde neden ısrarla bu yol seçilmiyor peki? Bilemiyorum Altan…

Fırat Kılıcı operasyonu bir müddet daha gündemde olacak, çünkü gaz alıcı etkisi yadsınamaz durumda. Olur da ABD, YPG’den beklediği randımanı alamazsa belki de bu operasyon gerçekleşir bilemiyorum. Ama silahsız çözümler kapıdayken neden mehmetçiği ülke dışına gönderelim ki, değil mi? Neden Türkiye’yi kaybetme pahasına YPG-seviciliği yapan ABD’yle yeniden sırtsırta verelim ki?

 

Share
744 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SARILMAK İLAÇ VE AŞILARDAN DAHA ETKİLİ

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Sarılmanın, öpüşmenin hatta tokalaşmanın soğuk algınlığı ve gribe yakalanmayı kolaylaştırdığı bilinirdi ve insanlardan özellikle salgın zamanlarında bu tür davranışlardan uzak durmaları istenirdi. Yeni bir araştırma ise bu tür hastalıkları önlemede  “sıcak bir kucaklaşmanın” ilaç ve aşılardan daha etkili olduğunu gösteriyor. Carnegie Mellon Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada sarılmanın vücudun stresle baş etme ve enfeksiyonlarla savaşma kabiliyetini de artırdığı belirlendi. Psychol...
  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...