ÜST REKLAM

logo

reklam

Av. Ali Beyaz EYY ALMANYA!


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

Referanduma gidiyoruz malumunuz. Yurtdışı oylar, bilhassa Almanyadaki gurbetçi oyları Evet cephesi için önemli, en azından genel seçim sonuçları bunu işaret ediyor. Dolayısıyla siyasilerin Almanya başta olmak üzere, Türklerin yoğun yaşadığı diğer ülkelerde miting yapma istekleri makul. Makul olmayan ise Avrupa ülkelerinin buna müsade etmemesi.

Fikir yayma hürriyeti Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin önemli haklarından biri oysa. Ne olursa olsun; şiddet yada hakaret içermediği müddetçe herkes kendi fikrini açıklamakta, yaymakta hatta açıklamamakta hürdür. Dolayısıyla Avrupa ülkelerinin uygulamaya başladığı miting ve propaganda yasağı hukukla bağdaşmamakta. Tabi Türkiye’de de Hayır diyenlerin durumu ortada da neyse.

İşin bir trajik boyutu da, Avrupa’nın bu tutumunun mağdur-kolik… neyse OHAL’deyiz.

Gelelim neden bu hafta bu konuya değindiğimize. Sayın Cumhurbaşkanımız, Pazar günü İstanbulda düzenlenen Tokatlılar gecesinde şu sözleri sarfediyor: “…konuşturtmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım…” İroni yapmıyorum, sonuna kadar haklı, sonuna kadar da destekliyorum. Ciddiyim evet. Gerçekten de Almanya veya herhangi bir Avrupa ülkesinin bu tarz mitingleri “anti-demokratik rejime geçiş” gerekçesiyle bile olsa engellerse, bu durum dünyanın gündemine oturtulmalı. Sadece bunla da kalınmamalı aşağıda detaylıca izah etmeye çalışacağım yaptırımlar da uygulanmalıdır.

Öncelikle Almanya veya diğer Avrupa ülkelerinin bu anti-demokratik tutumu, Birleşmiş Milletler Genel Gurulunda hatta hatta Güvenlik Konseyinde gündeme taşınmalı, onlarca sayıdaki müttefik ve dostumuz ülkelerin yardımıyla bu ülkelere, kınamadan – BM üyeliğinden çıkarmaya bütün yaptırımların uygulanması sağlanmaya çalışılmalıdır.

Türk şirketleri, Almanya’ya olan ihracatı kesmeli, Almanya’ya ciddi bir ekonomik fayda sağlayan dönercilerimiz başta olmak üzere esnaflarımız işyerlerini kapatıp ülkeye dönmek suretiyle Alman ekonomisi iflasa zorlanmalıdır.

Aynı şekilde özellikle devlet kadrolarınca tercih edilen Alman otomobillerinin ithalatı durdurulmalı, yerlerine yerli ve milli otomobiller tercih edilmeli. Gerçi araçlardan alınan ÖTV+KDV düşünüldüğünde devletimizin daha çok zarara uğrama ihtimali de mevcut, bilemiyorum Altan.

Hatırlı dostlarımız Katar, Suudi Arabistan, Nijerya, Azerbaycan gibi ülkelerden Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine ekonomik (ambargo vs) ve diplomatik yaptırımlar uygulanması talep edilmeli, Almanya ekonomik çıkmaz içine sokulmalıdır.

Merkez Bankasındaki Euro rezervlerinin tamamı piyasaya sürülmeli, Euro-TL paritesi TL lehine çözümlenmeli, Euro’usunu bozan vatandaşa döner ısmarlanmalı, bedava traş imkanı sağlanmalı ve nihayetinde 1 TL 3 Euro olmalıdır.

Daha önce denediğimiz ve başarıya ulaştığımız “kapıları açarız” söylemi ile Suriyeli sığınmacıların Avrupaya gönderilebileceği mesajı verilmelidir.

  1. havalimanı projesi bir an önce tamamlanmalıdır. (Nedenini ben de bilmiyorum valla)

Bütün bu yaptırımlar neticesinde, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin geri adım atmayacağını iddia edebilecek olan var mı?

Hayırlısı…

 

Share
813 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...
  • İKİ GÜNÜ EŞİTLEMEK BİLE ARTIK HAYAL OLDU

    10 Ocak 2020 Köşe Yazıları, Yerel

    Gönül ister ki hep olumlu şeyler yazalım. Kimsenin moralini bozmayalım ama bu günümüz yarınımız hakkında ciddi endişeler taşıyor ve hiçbir düzelme emaresi görmüyorsak, elbette ki gerçekleri dile getirmek, rayından çıkmış olan treni yeniden rayına sokmak için tavsiyelerimizi ifade etmek boynumuzun borcudur. Birilerinin yaptığı gibi yanlışları görmezden gelip yanlış yapanların şakşakçılığını yapıp hızla yaklaştığımız kötü sonun oluşturacağı deprem ve tusunamileri gizlemeye çalışabiliriz ama bunun kime ne faydası olacak ? Son mesajın t...