ÜST REKLAM

logo

reklam

Av. Ali Beyaz ADALETTE DARBEYİ GÖRMEDİM


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

 

Bu haftaki başlık biraz karışık, izah gerektiriyor. HDP eşbaşkanı Selahattin DEMİRTAŞ’ın, Gezi olaylarına ilişkin “Gezi’de darbeyi gördüm!” beyanını hatırlamayaınız yoktur. (Gerçi hatırlamak istemeyenler oldukça fazla da neyse) Nedense bu sefer, Adalet Yürüyüşü için aynı yorum yapılmadı çok şükür. HDP’lilerin; uzun süren flörtleşmenin akabinde, Adalet yürüyüşüne katılacakları bilgisi sızdı. Sızdıran, HDP’ye yakınlığı ile bilinen, beim ise ilk kez duyduğum “Dihaber” isimli haber sitesi. Sızan bilgi ise, HDP’lilerin KILIÇDAROĞLU’nu Kocaeli/İzmit-Kandıra Sapağında karşılayacakları yönünde.

Gelelim HDP’nin bu destek kararının olası sonuçlarına. Çoğu CHP’li, bu katılımın faydadan çok zarar getireceği görüşünde. Sebebi ise malumunuz; HDP ile PKK arasındaki bir türlü koparılmayan ya da koparılamayan bağlar. Dolayısıyla iktidar;  evet yanlış duymadınız, Nevruz’da APO’nun mektubunu Diyarbakırda milyonlara okutan, Habur’da düğün dernekle PKK’lıları karşılayıp, çadır mahkemelerinde aklayan, Oslo ve Dolmabahçe görüşmeleri ile PKK ile pazarlığa oturan iktidar, yürüyüşü değersizleştirmek için yürüyüşün terör örgütlerince desteklendiğini, örgütlerin ekmeğine yağ sürdüğünü iddia edecektir. Ali demişti dersiniz.

Yukarıda da izah ettiği üzere, CHP’lilerin, korkusu yersiz. Zira bakış açısı değişecek olanlar zaten “nerden sebep bulsam da destekemesem” kafasındalar. Eyleme karşı olanlar da “nerden bir fırsat bulsam da eylemi yıpratsam” derdindeler yani yürüyüştekilere kitap inse ya da Kılıçdaroğlu göğe yükselse, “kesin ip var” diyecek tıyniyettler. Çok da takılmamak lazım.

Asıl çekinilmesi gereken konu ise, yürüyüşe terör örgütü sempatizanları katıldı gerekçesiyle daha doğrusu bahanesiyle müdehale olması. Bu iktidarın oynayabileceği bir kumar. Bu tarz bir müdahele ile; Kılıçdaroğlu’nu İstanbul’da milyonların karşılamasının önüne geçilebileceği gibi, Kılıçdaroğlu’nu, diğer partilerin her fırsatta uyguladıkları klasik mağdur edebiyatı taktiğiyle kahraman haline de getirebilir. Tam iki ucu ballı değnek örneği işte.

Gelelim diğer bir meseleye. HDP’liler hatılma kararını zor vermiş olmalılar, zira yürüyüşün başından beri CHP’nin sıra kendisine geldiği için yürüdüğü yönünde eleştiriler vardı. Gerçekten de durum bu aynı zamanda. Fakat geçen haftaki yazımda da belirttiği üzere, bu durum bahane edilmemeli ve geç de olsa başlayan bu eylem desteklenmeliydi. Bu fikrimin kabul gördüğünü, daha doğrusu yanlış düşünmediğimi görmek beni sevindirdi açıkçası. Fakat bu destek kararınına ilişkin son bir uyarım ve öngörüm daha olacak. HDP yarın öbür gün resmi olarak destek açıklaması yaptığında, bunu parti açıklaması olarak yapmamalı. Kılıçdaroğlu’nun da tercih ettiği üzere, bireysel olarak yapılmalı, yoksa Kılıçdaroğlu’nun sakındığı partiler-üstü olma çabası ziyan edilmiş olacak.

Sonuçları hala kabul etmiyorsam da, bu tarz bir birlik aynı zamanda 2019 yılındaki başkanlık seçimlerinin bir provası aynı zamanda. Dolayısıyla hiç bir gerekçe ileri sürülmeden, bu eylem desteklenmelidir. Bu destekleme ise, HDP ile sınırlı kalmamalı ve sağ sol farketmeksizin diğer bütün siyasi partilere hatta STKlara sirayet etmelidir. İşte o zaman Adalet Yürüyüşü tam anlamıyla etkin olacaktır.

 

 

 

Share
702 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TARIM VE HAYVANCILIK SORUNLARI

    17 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Ülkemizin tarımsal potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen, yeterince değerlendirmiyor. Topraklarımızın büyük çoğunluğu verimlidir ve tarıma elverişlidir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için tarım politikaları, bilenler tarafından ele alınarak orta ve uzun vadeli uygulanabilir bir politika belirlenmelidir. Tarımda temel sorun yüksek girdi maliyetleri. Üreticilere ucuz yakıt ve ucuz tohum sağlanmalı. Tarımsal sanayide ise en önemli sorunlardan birisi yüksek finans maliyeti. Üreticiyi ezmeden düşük faizli hatta...
  • BEL – BİR A.Ş. MAĞDURLARI NASIL OLUŞTU?

    14 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    Asaf HİŞMİ BELBİR A.Ş.  ile Samandağ Belediyesi yetkililerinin ortak sorumluluğu altında BEL – BİR A.Ş. mağdurları, yok yere yaratılıp, geliştirildi. Aslında bu resmi belgelerle vatandaşı soyma operasyonu idi. Sonrada belde talanına dönüştü. BEL – BİR A.Ş. Kendini kamu kurumu oluğunu ve birçok belediyenin kendilerinin ortağı olup, beraberce ilgili belediyelerin acil ihtiyaçlarını karşıladıklarını, Samandağ Belediyesinin acil ihtiyaçlarını benzer şekilde karşılayabileceklerini ifade etmişlerdi. Samandağ Belediyesi yetkilileri, adı geç...
  • KAPİTALİZMDE HER YOL CEHENNEME ÇIKAR

    12 Şubat 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Eğitimci Sami Aslan Büyük fikir ve mücadele ustası Dr. Hikmet Kıvılcımlı “Allah, Peygamber, Kitap” isimli eserinde şöyle diyor: “7 bin sene sürmüş antika tarih, medeniyetlerin kuruluşu ve yıkılışı tarihidir. Bir medeniyet kuruluyor gelişiyor sonra duraklıyor, daha sonra da yıkılıyor. Fakat insanlık yıkılmıyor, toplumun üstüne çıkmış “yarı Allah” kesilmiş müstebitler yıkılıyordu ve o yıkılan medeniyetin hemen yanı başında yeni bir medeniyet doğuyordu, daha sonra o medeniyet de daha önceki yıkılan medeniyetin yolundan gidiyor; duraklama ...
  • KENT MERKEZİNE İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU

    11 Şubat 2020 Köşe Yazıları, Üst Haberler, üst manşetler, Yerel

    AsafHişmi Dava Konusu Parseller için, Adana 2. İdare Mahkemesi: ‘’ Uyuşmazlığın çözümü teknik yönden yerinde keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden mahkememizin 1997 / 201 sayılı dosyasına kaydan açılan ilgili dava dosyasında 3.7.1997 gününde yerinde yapılan keşif esnasında kayıtlı dava dosyasında ( Prof. Dr. Çınar Atay Bilirkişi, Doç. Dr. Sezal Göksu Bilirkişi, Mustafa Ekşi Bilirkişi olmak üzere uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu; 2.10.1997 tarihinde tanzim ettiği ) mevcut raporunda özetle; ‘’Dava dosyasını oluşturan bilgi, ...