ÜST REKLAM

logo

reklam

ARTIK VİCDANIN SESİ DUYULMUYOR


Sabah Aslan
deneme@hotmail.com

Günümüz insanı gürültü kirliliğini had safhada yaşıyor. Gün boyu kargaşa keşmekeş koşmaca ve  koşturmaca yetmezmiş gibi bir de bin bir çeşit gürültü deposu olan telefonların gönüllü hamallığını yapılıyor. Yediden yetmişe herkes akıllı telefonlara adeta mecbur ve de mahkum. Akıllı telefonlarda ise o kadar çok o kadar çeşitli sesler var ki aynı ortama oturan insanlar artık birbirlerini duymuyor ve de dinlemiyor herkes kendi telefonundan çıkan bin bir çeşit sesin dayanılmaz baskısı altında, oğlunuz ya da kızınız elindeki telefonun esaretinden kurtulabilirse, telefonundan yankılanan dünyanın seslerinden bir nebze uzaklaşabilirse ancak sizin bir bardak su talebinizi duyabilmektedir. Vicdanının sesini çoktan unutmuş olan gençlik ebeveyninin sesini de, öğretmenin sesini de, artık duymamaktadır. Bugün bizim ülkemiz başta olmak üzere nice ülkeler kendi yerlerinde, kendi yurtlarında adı konulmamış bir esareti yaşatmaktadırlar. Söz konusu, telefonlar sayesinde artık bütün dünya hemen herkesin avucunun içinde, ama farkında olmadan hemen herkes de tüm dünyanın gürültü kirliliğinin ağırlığı altında, günümüz insanın artık dünyayı dinlemekten kendini dinlemeye, vicdanın sesine kulak vermeye asla vakit bulamıyor. Öyle insanlar öyle bariz öyle fahiş hatalar yapılıyor ki, diyorsun ki bu insan bu hatayı ancak ve ancak vicdanının sesine kulak vermediği için yapabilir. Vicdanların sesi duyulmadığı için bugün artık her dakika, her saniye ve her yerde mazlumların feryadı duyuluyor. Özellikle büyük şehirlerde insanlara dayatılan yaşam biçimi koşmaca ve koşturmaca hayat tarzı insana kendini dinleme, vicdanının sesine kulak verme imkânı asla tanımıyor. Vicdan çok çok derinlere hapsedilmişçesine sesi duyulmuyor, artık duyulsa bile sahibini yaşadığı keşmekeşten çekip alamıyor insanlar vicdanlarının sesini duysalar da insanlar fıtratın sesine kulak verselerdi her gün yüzlercesin şahit olduğumuz yüzlercesinin haberlerini aldığımız vicdansızca işler olmazdı. Vicdan sahibi az çok vicdanının sesini dinlemeye vakit ayırabilen hiçbir kimse bugün gazetelerin üçüncü sayfalarını dolduran habercileri kesinlikle yüzü ah vah etmede okuyamaz. Günümüz insanı artık lütfen hoyratça harcadığı zamanın bir kısmını da vicdanının sesini dinlemeye ayırmalı ve birazda vicdanına randevu vermelidir. Elbette vicdanla yüzleşmek zor zanaat ama vicdanın sesiyle kalmak çok çok daha iyi. Sağlıcakla kalın

Sabah Arslan

Share
380 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...