ÜST REKLAM

logo

reklam

ARAP BAHARI MI, ABD BAHARI MI?

 ‘’Arap Baharı; Arap halklarının demokrasi, özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkmış; bölgesel, toplumsal bir siyasi-silahlı harekettir. Protestolar, mitingler, gösteriler ve iç çatışmalar yaşanmıştır.’’ diye geçiyor çoğu emperyalist kaynakta.

2010 yılında Tunus’ta, İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD ve Amerikan istihbarat teşkilatı CİA’nin eğitip donattığı, finanse ettiği yerli çetelerin ilk kurşunu sıkması ile başlayan bu kanlı bahar(!), Suriye’de bütün kasveti ile kanlı bir fırtına olarak devam ediyor.

*    *    *

Bu bahar(!)ın pek bir Arap halklarının özgürlük talebi ile başlamadığını sahaya baktığınızda savaşanlardan, savaşanları destekleyenlerden anlarsınız.

Bu hareketin siyasi ayağına baktığınız zaman, onlarca yıldır emperyalizme hizmet eden Müslüman Kardeşler’i, silahlı ayağına baktığınız zaman ise onlarca ülkeden devşirilen lejyonerleri görürsünüz.

Yani emperyalizme hizmet eden medya kaynaklarının belirttiği gibi bu hareket sadece Araplardan oluşan bir özgürlük hareketi değil.

*    *    *

ABD ve İsrail gibi BOP için paramiliter çeteleri destekleyen ülkelerin olduğu, konuştuğu yerde özgürlük ve demokrasi talebinin pek samimi olmadığını söyleyebilirim.

Tarihe baktığınız zaman toplamda 70 milyon Kızılderiliyi katleden, Ortadoğu’da desteklediği çetelere aracılığı ile milyonlarca insanı katleden, kanlı fırtına estiren bir ABD göreceksiniz.

Son 15 yılda bile Irak ve Afganistan gibi ülkeleri fiili olarak işgal eden ABD, 2010 yılından beri El Kaide tandanslı örgütleri silahlandırıp, eğitip Tunus, Libya, Yemen ve Suriye sahasına sürerek vekalet savaşı ile bu ülkeleri yağmalayıp, yer altı ve üstü kaynaklarını yerle bir etti.

*    *    *

2010 yılından beri Türkiyeli liberalleri de peşinden sürükleyen bu bahar(!) ABD ve İsrail’in bu harekete ”özgürlük ve demokrasi hareketi” demesinden dolayı bu liberallerin iştahını kabarttı, sahada halka bile saldıran çetelere ”devrimci hareketler” dedirtti.

Oysaki bu iki ülkenin pek samimi olmadığını, hedeflerinin 1916 yılında Sykes-Pıcot anlaşması ile temeli atılan BOP’u hayata geçirebilmek olduğunu beş yaşındaki çocuk bile biliyor.

*    *    *

Bu hareketin temel hedefi bahsedildiği gibi, liberallerin de iştahını kabartan özgürlük talebi endeksli olsaydı bugüne kadar Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar’ın da bu hareketten nasibini alması gerekirdi.

ABD ve İsrail’in Ortadoğu karakolları olan Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar gibi ülkelerin bu hareketten nasiplerini almamaları, Suriye sahasında paramiliter çeteleri desteklemeleri bu baharın Arap Baharı değil, ABD Baharı olduğunu göstermeye yetiyor.

Suriye’de duvara çarpan ABD Baharı, Suriye Ordusu ve halklarının direnişi sayesinde Ortadoğu halklarının lehine yaza dönmeye devam edecek.

Evgin Dağ yazdı…

 

Share
362 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?