logo

reklam

APOLLON&DAPHNE

Hatay’lı Müzisyen Doktor Coşkun Umut Oruç’tan Yeni Single-Klip:

Sevgili okurlar, bugün size yeni klibi yayınlanan Coşkun Umut Oruç’la yaptığımız sohbetten satırbaşları aktaracağım. Dünyanın bir ucunda hissedilen bir şeyi bir başka yerde seslerle anlatabilmeye çalışan Oruç’un sohbetini keyifle okumanız dileğiyle.

Daha önce Rhythmospace adlı ilk albümünüz için sizinle röportaj yapmıştık. Şu an ise yeni klibinizi sizinle konuşmak istiyoruz.

Merhaba. Tabiki. 2017 yılında ilk albüm ‘Rhythmospace’ çıktıktan sonra biraz daha farklı çalışmalar yapmaya başladım. Parçalarımda biraz daha fazla etnik tınılar var. 2.albüme de hazırlık oluyor bir taraftan. Tunceli’de doktor olarak çalışmaya devam ediyorum. Oralardan etkilenerek 2017 sonlarında etnik-elektronik bir parça yaptım ve bu parçaya yine Tunceli’de klip çektik. Adı ‘For A Smile’.Ortadoğu halklarına atıfta bulunarak, bu bölgede yaşayan çocukların masumiyeti üzerine güzel bir çalışma yaptığımı düşünüyorum. Ardından da memleketimle ilgili güzel bir şey yapmak istedim.

Yeni klibinizde yöremizde çok bilinen bir hikayeyi işlemişsiniz. Defne efsanesi, Neden böyle bir hikaye? Biraz açar mısınız?

Benim uğraştığım müzik türü evrensel olmaya çalışan bir tür, newage müzik. Anlamı yeni çağ/ çağdaş  müzik. Yani daha açık konuşacak olursam dünyanın bir ucunda hissedilen bir şeyi bir başka yerde seslerle anlatabilmekle var oluyor bu müzik. Buralarda yaşandığına inanılan bir olayı kendi anlatımım ve seslerimle işlemek istedim. Yunan mitolojisinde geçen ve buralarda herkesin bildiği bir olayı müziğimle yaşatmak istedim. İstedim ki bu güzel topraklarda olan bitenin şiirsel bir aktarımını yapayım.  Bu bir başka açıdan başka toplumları da sahiplenebilme çabasıdır. Bir Arap, bir Türk, bir Bulgar da aşk yaşar; aşını pişirir ve paylaşır; bir Kürt, bir Rum da hasta olur; hatta efsaneye göre tanrılarda aşık olur sever, sevilmek ister. Bunlar insani duygulardır. Ve zaten bizler bu coğrafyada başka toplumlarla kardeşçe yaşamayı ve paylaşmayı bilen, hedefleyen insanlarız. Yani bir başkasının hikayesini de olgunlukla dinleyebilmeli anlayabilmeliyiz ya da güncel bir olayı farklı gözlerle izleyebilmeli bunlardan evrensel doğrular ve güzeller çıkarabilmeliyiz diye düşünüyorum.

Müzikte yoğun bir hüzün ve gizem var. Müziği yaparken neler hissettiniz?

Her aşk hikayesi güzel sonla bitmeyebilir. Defne efsanesinde de öyle. Apollon çok ister fakat bir türlü erişemez ve sonunda Defne ağaca dönüşür. Aşk hikayeleri insanları tarih boyunca çok etkilemiştir. Ben de bu hikayeyi Defne’nin gözleriyle ve Apollon’un çaresizliğiyle anlatmaya çalıştım. Parçanın doğu-batı sentezi olmasına özen gösterdim. Çünkü bahsettiğimiz bu topraklar dönem dönem farklı toplumların ve kültürlerin etkisine girmiştir. Ben de şimdiye kadarki toplumların yaşanmışlıkların doğrultusunda esrarengiz bir kadın yaratmaya çalıştım. Hem elektronik hem oryantal bir şey çıktı ortaya.

Klip çekme fikri ve bu aşamalardan biraz bahseder misiniz?

Müziği bitirince aklıma kliple daha çok insana ulaşmak geldi. Bu bölgeyi ve hikayeyi dünyanın bir başka ucundaki insana anlatma isteği de diyebiliriz. Bu fikri İran’lı yönetmen arkadaşım Mohsen Rabiei ile paylaştım. Defne efsanesini tarihsel bir imgeyle profesyonel bir akış açısıyla çekebileceğini söyledi. Heyecanla işe sarıldık. Çekimler yaklaşık bir hafta sürdü. Beş kişilik bir ekip olarak çalıştık. Ben de bizzat çekim esnasında prodüksiyon asistanlığı yaptım.

Nerelerde çekim yaptınız?

Çoğunlukla Samandağ, Antakya ve Harbiye’de çekimler yaptık. Titus Tüneli, St.Simon Manastırı, Harbiye Şelaleleri, Kharon Cehennem Kayıkçısı, Eski Antakya Evleri, Samandağ-Çevlik Sahili ve Meydan Köyü’nde çekimler yaptık. Bu bölgelerde tarihi dokuyu yansıtmak istedik.  Sevgili babam Cuma Oruç bize bölgeyi baştan sonra gezdirdi ve bize birçok aşamada yardım etti. Ehlen dergisi gönüllüsü Seher Çivi arkadaşım da (aynı zamanda akrabam) rehberlik yaptı. Çekimlerde kimi zaman zorlandık. Özellikle mekanlarda fazlaca çöp vardı ve bunların temizlenmesi bayağı zaman aldı. St. Simon Manastırı’nda kadraja sürekli rüzgar türbinleri girdi. Bu kadar önemli bir tarihi mekanın yakınında neden türbin bulunur diye sitem ettim çekim boyu. Keza Çevlik kumsalında da bayağı çöp vardı. Çekimlerde bölgeyi gezen insanları rahatsız etmemek için özen gösterdik. Ordaki insanların çekimleri ilgiyle izlemesi beni çok sevindirdi. Memleketimde bu hissi yaşamak elbette keyifliydi.

Post-prodüksiyon aşamalarından biraz bahseder misiniz? Klibi nasıl izleyebiliriz?

Tabiki. Parçanın kompozisyonu ve kayıtların tamamı bana ait. Miksi Doruk Somunkıran, masteringi ise İlter Kalkancı yaptı. Klip 3adımmüzik etiketi ile netd ve diğer dijital platformlarda paylaşıldı. Youtube dan rahatlıkla izleyebilirsiniz ve paylaşabilirsiniz. Ayrıca sosyal medyada sayfalarımdan beni takip edebilirsiniz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Üretmeye devam edeceğim. Yaşama güzellikler kattığımı sanıyorum; daha çokçasını yapmayı umut ediyorum. Size ve gazetenizde emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı – Foto: Hasan Dadük

Share
37 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?