ÜST REKLAM

logo

reklam

ANLAŞILMASI İSTENMEYEN BİLİM DALI:  TARİH  (İLK ÇAĞDA SAMANDAĞ)

Yazı bulunmadan önce İnsanoğlu; tarihi, işlediği ‘’madenlere’’göre dönemlere ayırmıştır. Geçen hafta ‘’Samandağ’ın taş dönemleri ile maden dönemleri ‘’ hakkında kısa bilgi vermiştim. Bu hafta ‘’yazının bulunması ile başlayan (MÖ3200) ‘’  ve ‘’kavimler göçüne  (MS375)’’  kadar süren İLKÇAĞ’da coğrafyamızın tarihine ayna tutacağız.

Yazı bulunmadan önceki dönemlerin madenlere (taş-demir- bakır  vs.) ayrılmasının nedeni, tarihin; daha kolay incelenmesini  ve anlatılmasını sağlamaktır

“Yazı”nın Sümerler tarafından bulunmasından sonra; tarihi çağların başlangıç ve bitişleri  artık işlenen madenlere göre değil; dünyayı etkileyen önemli olaylara göre olmuştur.

Sümerler yazıyı bularak İLKÇAĞ’ı başlatmıştır.  Sümerler bu gün Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bölgede kurulmuştur. Coğrafyamız, yazıyı bulan ve tarihi dönemleri başlatan ilk medeniyet olan SÜMERLER’e yakın komşu durumdadır. Bu nedenle; zamanındaki bütün ilerlemeler kısa sürede ilçemizde kurulan medeniyetleri de etkilemiştir.

Coğrafyamız;  tarım, iklim, maden ve ulaşım açılarından stratejik bir konumda olduğundan dolayı sürekli el değiştirmiştir.  Çevresindeki medeniyetler, bu coğrafyanın hâkimiyetini ele geçirmek için birbirleri ile sık sık savaşlar yapmıştır.  Konunun daha iyi anlaşılması için aşağıda İlkçağ’da kurulan medeniyetlerin haritaları ve coğrafyamızla bağlantıları ile ilgili özet bilgiler verilmiştir.

 

Anadolu’da bilinen ilk medeniyet Hititlerdir. Hitit İmparatorluğu M.Ö 2000 yılında kurulmuş, M.Ö 1200 yılında yıkılmıştır. Hititler ‘’şehir devletleri’’  halinde yönetilmiştir.  İletişim bu günkü  kadar gelişmedğinden dolayı  rutin işlerde şehrin yöneticisi kral gibi hareket etmekte, birlik, bütünlük gereken işlerde; merkezin uygulamaları esas kabul edilmekteydi.

Hitit impatorluğu zamanında ilçemizi de kapsayan yerde Hititlere bağlı kurulan şehir devletinin  adı ‘’Hatina’’ idi. Hitit impatorluğu yıkılınca ilçemizi de kapsayan Hitit kökenli  ‘’Patina Beyliği’’ kuruldu. Hitit medeniyeti bir kara medeniyeti olduğından,  Atçana (Antakya-Reyhanlı karayolunun 22. kilometresinde bulunan bir höyüktür.) Alalah kenti  (Hatay’ın Reyhanlı ilçesinin Hititlerdeki adı) gibi şehirleri Hititler’in önemli şehirleri  olmuştur. İlçemiz asıl önemine  denizle uğraşan medeniyetlerle kavuşmuştur . Bu gün bölgemizde  Hitit uygarlığına ait en önemli eserler  Reyhanlı İlçesi’ndeki Tell Tayinat höyüğünden çıkmaktadır.

 

Tell Tayinat höyüğünde yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan Geç Hitit Dönemine ait (M.Ö.1100-800 yılları) kral Şuppiluhuma’nın heykeli. 1.5 metre boyunda, 1.5 ton ağırlığında devasa bir heykel.

Fenikeliler, denizci bir  medeniyettir. M.Ö.2000 li yıllarda kurulmıştur.ilçemizin; dünyadaki önemli merkezlerinden biri olması Fenikeliler döneminde başlar. Fenikeliler ilçemizi önemli bir ticaret şehri haline getirmişlerdir. Kapsamlı limanından tutun da malların saklandığı antrepolara kadar sistemli bir şehir kurmuşlardır. Gemi yapımında çevre dağlardaki (Amanoslar) ormanlardan yararlanmışlardır. Eksik olan diğer madenleri, Akdeniz’deki diğer şehirlerden tedarik etmişlerdir.  İlçemizde kapsamlı arkeolojik kazılar yapıldığı zaman Fenikeliler’in etkisi mutlaka anlaşılacaktır.

Haritada görüldüğü gibi bütün Akdeniz havzasında egemen olmuşlardır. Fenikeliler’in merkezi ilçemizin de içinde bulunduğu Akdeniz’in doğu kıyılarıdır

İlçemizdeki Samadağ körfezi Fenikeliler tarafından etkin bir şekilde kullanılmıştır.

O zamanın deniz taşıtları Asi nehrinin denizden itibaren  iki kilometre içerisine kadar  girebiliyorlardı. Asi nehrinin denize döküldüğü yerden başlayarak  içerilere doğru gemi barınağı olarak kullanılan bu alana ‘’AL MİNA’’ denmekteydi. Yüksek bir uygarlık olan Fenikeliler, ilk alfabeyi kullanmışlardır. Bunun yanı sıra

Cam ve kırmızı boyayı bulmuşlardır.

Maden ve fildişi işlemeciliğinde gelişmişlerdir.

Camın bulunması ile ilgili rivayet edilen yerin Samandağ sahilleri olması ihtimal dahilindedir.

Rivayete göre bir geminin mürettebatı geceyi geçirebilmek için Doğu Akdeniz kıyılarında bir nehir( Asi; Al-mina olabilir.) ağzında kıyıya çıkmış.Geceyi çadır kurup geçirmek isteyen tüccarlar yemek yapmak için kaplarını koyacak taş bulamayınca geminin ambarında bulunan sodyum kalıplarından yararlanmışlar.Kumun üzerine sabitledikleri sodyum kalıpların üzerine kazanlarını koyup yemeklerini pişirmişler.Kazan uzun süre yandığı için sodyum kalıpları ve kumun kaynaşmasıyla sıvı cam oluşmuştur.

Fenikeliler güçlü bir siyasi otorite kuramamışlardır. Bu nedenle  her zaman komşularına  vergiler vermişler. Bu onların korunmasını sağlamıştır.

Ancak merkez  komşusu olmayan Mısır’ın saldırılarına uğramış ve neticede  Mısır’ın egemenliğine girmişlerdir.

Mırsırlıların işgalinden sonra 350 yıl kadar oldukça bakımsız kalan coğrafyamız daha sonraki zamanlarda Asur’un (M.Ö.860) ) Babiller’in(M.Ö.612)  M.Ö.539.da Persler’in(M.Ö.539da) , M.Ö.333’te Büyük İskender’in ve Selevkoslar’ın (M.Ö.333te) ,  Roma’nın M.Ö.(64) egemenliğini kabul etmek zorunda kaldılar

Yukarıda adı geçen bu devletlerin hepsi İlkçağ’da ilçemizde egemenlik kurmuşlardır. Samandağ’ın tarihi İlkçağ’da bu sıralamaya göre şekillenmiştir. Diğer bir tabir ile,ilçemizin  ilk çağdaki kronolojisi budur.

Mısırlılar’dan itibaren olan bölümü: haftaya ANLAŞILMASI İSTENMEYEN BİLİM DALI:  TARİH  (İLK ÇAĞDA SAMANDAĞ -2)

Başlığı altında okuyabilirsiniz.

Hüsamettin Kazan

 

 

Share
671 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?