KAMUSAL ALANLARIN OLMADIĞI YERDE İNSANLAR YABACILAŞMAYA MAHKUMDUR - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

KAMUSAL ALANLARIN OLMADIĞI YERDE İNSANLAR YABACILAŞMAYA MAHKUMDUR

Bu haber 04 Haziran 2021 - 8:38 'de eklendi ve 180 kez görüntülendi.

 

Salim Diyap

İster ülke, ister şehir, ister kasaba, ister köy olsun bir yerleşim yerinde insan, birden fazla insanla kamusal mekanlarda ( Sokaklar, meydanlar, parklar, açık alanlar) bir araya gelebiliyorsa, diğer insanlarla iletişim kurup sosyalleşir. Daha da ötesi ortak bir kimlik oluşturur. Mesela samandağlı olmak” öyle bir kimliktir.

Kamusal alanlar herhangi bir yerleşim yerinde kendinizden başka diğer insanlarla konuşma, diğer insanları görme o yerde yaşayan ve çalışan insanlar hakkında bilgiler edinme imkanı sağlar. İlçede insanlara bir araya gelme olanağı sağlayan her mekan insanların sosyal etkileşimde bulunmasına da olanak sağlayarak toplumun sosyal aktivitesine zenginlik katar, toplum arasındaki iletişimi sürekli kılar, binalar arasında bir sosyal hayat yaratır.

İçinde yaşadığınız ilçe bir ortak yaşam alanı olmaktan ziyade bir alışveriş ortamı olarak dizayn edilmeye çalışılıyorsa insanlar için bir karşılaşma, bir arada yaşama yeri olmakta çıkarılıyor demektir.

Sokakta insandan çok otomobil varsa. Yani sokak insanları saran, yakınlaştıran bir yer olmaktan çıkıp insanına sosyal özelliklerini unuturan bir yer halini alıyorsa, o ilçede insan yüz yüze iletişim ve etkileşim olanağını, yitirdiği gibi birikimlerini nesilden nesile aktarma şansı da yitiriyor demektir.

İnsanlar insanların olduğu yere gelir ve ancak insanların yüz yüze yaşayabildikleri ortamlarda ortak bir kimlikten, sosyal bir yaşantıdan söz edilebilir.

Kısacası parklar ve insanlar için düzenlenmiş sokaklar yaşadığınız yeri fark edilir kıldığı gibi bize de sosyal bir kimlik veren yerlerdir.

Hani diyorsunuz ya. “biz Alevi’si Sünnisi Hristiyan’ı ile iç içe geçmiş kaynaşmış bir toplumuz” işte bu iddia ancak bu farklı yapılardan gelen insanları yüzü yüze buluşturan kaynaştıran ilçe ortamlarıyla mümkün olur. Bir ilçede toplum olarak tüm bu kesimleri bir araya getiren, yakınlaştıran, kaynaşmasını sağlayan kamusal alanlar yoksa bu iddianın gerçeklik kazanması mümkün değildir.

Yerleşim yeri demek inşaatlar yığını demek değildir.

Bu yerleşim yerinde binalar tasarlanırken açık alanlarla bir bütün oluşturmak zorundadırlar. İnşaatlar arası park ve boşluklarla o yerleşim yerinin insanları da yolları gibi bir birine bağlanmalıdır.

Kısacası bir yerleşim yerinde sokaklar, meydanlar, parklar, açık alanlar ilçe insanının toplanacağı, birbirleriyle karşılaşacağı kaynaşacağı, bireysel ve birlikte kendini ifade edecekleri, kültürlerini var edip nesilden nesile aktaracağı yerlerdir. komusal alanların olmadığı yerlerde insanların birbirine yabancılaşması kaçınılmazdır.

Salim Diyap