ÜST REKLAM

logo

reklam
09 Kasım 2016

ANADOLUDA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR

ali-beyaz

Gündem oldukça yoğun, yetişemiyoruz biliyorsunuz. Herşeye az az değinip hafızayı canlı tutmakta fayda var.

Pazar günü Hürriyetten Ertuğrul ÖZKÖK, Pazartesi günü de Sözcüden Can ATAKLI uzun zamandır aklımda olan bir soruya, delillerle birlikte değindiler. Darbe girişiminden saat 14.45’te haberdar edilen MİT, darbe girişimini neden engelleyemiyor? Darbe girişimi ile ilgili birçok konu en detayına kadar ortaya çıkarılmışken neden darbenin erken istihbarata rağmen önlenemediği ve Cumhurbaşkanının darbeyi MİTten değil eniştesinden öğrendiği neden açıklanamıyor?

Başbakan geçenlerde şöyle bir talihsiz açıklama yaptı: “Seçimle gelip, terörle iç içe girenler bunun hesabını vermelidir” Haklısınız, sonuna kadar katılıyoruz. Yıllardır PKK’ye binlerce şehit verildiği halde “15 Temmuz Şehitleri” diye özel bir statü oluşturan hükümetinizin bugünlerde FETÖ’yü PKK’dan daha düşman bellediği ortada. PKK ile içiçe geçtiği gerekçesiyle HDP’li yöneticileri derdest ettiniz tamam da FETÖ ile içiçe geçen partiniz bakanları ve vekilleri hesap verecek mi peki? Oslo ve Dolmabahçelerde PKK temsilcileriyle görüşüp Haburda özel mahkemeler kurup 10 dakikada PKK’lı beraat ettiren iktidarınız teröre destek vermekten hesap verecekler mi?

FETÖ ile içiçe geçmek demişken Kılıçdaroğlu Pazartesi günü FETÖ’nün haberleşme yazılımı olduğu iddia edilen BYLOCK’u kullanan 4 AKP’li bakanın ismini açıklayacağını beyan etti. Nihayet CHP, FETÖ’nün siyasal ayağını gündeme getirebilmek için ortam hazırlamaya başlamış görünüyor. Peki bu bakanlar açıklanınca ne olacak? Şüphesiz hiç bir şey… Evet hiç bir şey olmayacak.

Yine CHP, Pazartesi günü Parti Meclisi Bildirgesi başlığıyla zehir zemberek bir bildiri yayımladı. Bildiri; FETÖ’nün devletin her kademesine AKP iktidarı sayesinde sızdığını açık açık belirtmekte, hatta daha ileri gidip AKP iktidarını ve hatta sarayı; FETÖ, PKK ve hatta IŞİD’e yardım ve yataklıkla suçlamakta. Ve daha önce de birkaç kez büyük bir cesaretle dile getirdiği vatandaşların “demokratik direnme” hakkını altını çizerek açıklamakta. Bu konuya yani sivil itaatsizliğe, ilerideki yazılarımda daha detaylı olarak değineceğim.

Gelelim HDP’li vekillerin tutuklanmalarına. Hiçbir şekilde siyasi fikrimi katmadan söylüyorum, bu tutuklamalar hukuka uygun değildir. Teknik detaylara girmeyeceğim ama yakın zamanda verilmiş  olan Anayasa Mahkemesinin (Mustafa) BALBAY – hak ihlali kararı; milletvekilinin tutuklanamayacağını babbas bağırmakta. İlla kaçma şüphesinden korkuluyorsa yurtdışı yasağı ile yetinilebilirdi. Henüz yargılamalar tamamalanmadan milletin vekillerini içeri tıkıp daha sonra meclis faaliyetlerinde yer almayacağını açıklayan HDP’li vekiller için (size oy veren) “Millete hakaret ediyorsunuz” demek çok da etik olmasa gerek. Bırakınız suçları sabit oluncaya kadar seçmenlerinin iradesini meclise yansıtabilsinler.

Diyarbakır patlaması da atlanamayacak önemli gündem maddelerinden. Çünkü HDP’li vekillerin alındığı gün adeta “haklılık pekiştirircesine” PKK tarafından yapıldığı açıklanıyor resmi makamlarca. Daha sonra IŞİD üstleniveriyor. IŞİD’in de PKK’nın da bu eylemlerine karşı duyarsızlaşmış olabiliriz. Ama saldırının bazı şeyleri meşrulaştırmak için kullanılma ihtimali en az saldırının kendisi kadar tehlikeli.

PKK’nın Avrupa çıkarmasına da değinmemek olmaz. Belçika ve Almanya parlementerleriyle yapılan lobiler, yakında etkisini gösterebilir ve başta bu ülkeler olmak üzere Avrupa’nın tamamı PKK’yı terör örgütü listesinden çıkarabilir. Kaldı ki açık açık ambargo ihtimalinden bile konuşuyorlar. Düşünsenize Almanya; büyük pazarlarından birine, mallarını sattığı Türkiyeye kendi zararına da olsa ambargo ihtimalini bile masaya yatırmış durumda. PKK’yı terör örgütü listesinden çıkarmak onlar için çocuk oyuncağı. Demedi demeyin.

Değinilmesi gereken bir diğer konu ise Anayasa Mahkemesinin, CHP’nin bazı OHAL KHK’larının iptali istemiyle yaptığı başvuruya ilişkin tutumu. Bunlar şu şu sebeplerle OHAL KHK’sıdır diyemeyedikleri gibi Anayasa’nın açık hükmü olan “sadece olağanüstü hal boyunca uygulanabilirlik” niteliğini görmezden gelerek OHAL KHK’sı ile kanun değiştirilebileceği gibi hukuk fakültelerinde öğrencilerimize asla anlatamayacağımız bir karara imza attılar. Tebrikler…

Son olarak Rakka’ya yapılan müdahaleye de ucundan girişelim. Bu operasyonda müttefikimiz ABD ile yeni dostumuz Rusya’nın bize biçtiği değer 0. Evet 0. Nedenleri apayrı upuzun başka bir yazının konusu ama diplomatik saygınlığımızın ne aşamaya geldiğini görmemiz için bir kaç cümle ile bile olsa değinmek istedim.

Bir de doların içler acısı hali ve ABD’deki başkanlık seçimi var aslında. Onlar da başka bir yazımın konusu olsun. Sağlıcakla kalın…

Share
664 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+7 = ?