ÜST REKLAM

logo

reklam
17 Mayıs 2019

AK PARTİ’NİN İDLİB VE HDP ÇIKMAZI

Prof. Dr. Mehmet Yuva

John Lennon müzik alemin en popüler grubu The Beatles’in en meşhur kurucu üyesidir. Şöhretin zirvesine taşınmasını sağlayan Stand By Me (Yanımda Kal), Women (Kadın), Let It Be (Varsın Olsun) ve daha nice şarkısı etkisini halen sürdürmektedir. İngiltere Liverpool’lu John 40 yaşında 8 Aralık 1980’de New York’ta öldürüldü. Anısına şarkıları yanı sıra en büyük katkıyı şu an 86 yaşında olan Japon asıllı Amerikalı eşi Yoko Ono yaptı. New York, Japonya ve İzlanda’da eşi John adına anıtlar yaptırdı. ABD’nin Vietnam Savaşını söylem ve eylemleriyle protesto ettiler. Resmi davetlere icabet etmediler. Filipin Devlet Başkanı diktatör harami Ferdinand Marcos’un davetine icabet etmediği için önce korumasız bırakıldı ardından bizzat devletin teşvikiyle linç girişimine maruz kaldı.

“Beatles şu anda İsa’dan daha popüler” açıklaması sonrasında pusuda bekleyen düşmanlarına iyi bir koz verdi. ABD ve dünya genelinde “Mesih düşmanı”, “zındık dinsiz”, “Allah düşmanı” denilerek protesto edildi. Plakları yakıldı. “Eğer televizyon İsa’dan daha popüler deseydim muhtemelen yakamı kurtaracaktım. Ben, İsa’dan daha iyiyiz, mükemmeliz demiyorum veya karşılaştırmıyorum. Sadece söylediğim şekilde söyledim; ama yanlış bir ifadeydi ya da yanlış algılandı. Hepsi bu, bunun için üzgünüm din karşıtı bir söylem değildi. Hâlâ bu kadar yanlış ne yapmış olduğumu tam olarak anlamıyorum. Size ne demek istediğimi anlatmaya çalıştım ama benden mutlaka bir özür bekliyorsanız ve bu sizi mutlu edecekse özür dilerim” açıklamasını yapmıştı.

İnternete Düşen Kayıt

Ama mesele üzüm yemek değil bağcıyı dövmekti. Hitler’de Alman Meclisini (Reichstag) yaktırmış ve suçu komünistlere yıkmıştı. Mart 2014’te basına ve Youtube’ye düşen ses kaydı Suriye konusunda görüşen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan olduğu iddia edilen kişiler arasındaki konuşmaları içeriyor. Buna binaen Suriye’ye “İki bin tır silah” göndermişler. Suriye’ye müdahale için Suriye topraklarında yer alan Süleyman Şah türbesine bir saldırı ve Suriye tarafına birkaç adam göndertip oradan Türkiye’ye füze attırmak planları da konuşulmuş. ABD de İspanya idaresindeki Küba’yı işgal etmek için 1898’de kendisine ait Main askeri gemiyi Havana’da batırmış ve 350 askerini öldürmüştü.

Suriye’nin Halep kentine bağlı Azez bölgesinde 4 Mayıs’ta Yüzbaşı Celaleddin Özdemir şehit olmuş Binbaşı Sıtkı Doğruer ağır yaralanmıştı. Saldırının Azez bölgesine komşu olan Tel Rıfat bölgesinden geldiği iddia edilmişti. Suriye askerî ve sivil kaynakları TSK’ya yönelik elim olayla ilgili yaptığı açıklamada olayın bir kumpastan ibaret olduğunu, saldırıyı TSK’nın Azez’de destek verdiği gruplarca tezgâhlandığını ve amacın TSK ile bölgeyi kontrol eden Rusya askeri polisi ve Suriye ordusunu karşı karşıya getirmek olduğunu ifade ediyorlar. Şüphe götürmez bir gerçek de şudur ki YPG de ABD adına bu provokasyonları icra eden bir taşeron örgüt.

Suriye ve Rusya’nın İdlib operasyonlarını engellemek için kimyasal silah kullanma planları gibi bölgedeki TSK personeline saldırarak suçu Rusya ve Suriye ordusuna yıkma planlarının devreye sokulduğu, benzer bir provokasyonun İdlib’de yaşandığını ifade ediyorlar. TSK’nın da destek verdiği Suriye’de iş tutan örgütler para makam ve nüfuz uğruna şeytanla da iş yapar. Bu sebeple provokasyonların engellenmesi ve çözümün sağlanması için resmi orduların yani Ankara ve Şam’ın bir an önce masaya oturup anlaşmaları gerekiyor. İdlib konusu ve yapılması gerekenlerle ilgili çok yazdık ve anlattık. İlker Yücel’in dünkü uyarısı önemliydi:

“Ak Parti, stratejik derinlikten yoksun tutumu sebebiyle gelişmeleri günübirlik ele alıyor ve bu yüzden sıkıntıları büyütmeye devam ediyor. Son örnek: İdlib. Dünyada metrekareye düşen terörist sayısının en yüksek olduğu yer sınırımızın dibinde. ‘Gerilimi azaltma bölgesi’ diye tarif edilen yer en gergin alan oldu. ‘Çatışmasızlık bölgesi’ olacağı belirtilen yerde çatışma bitmiyor. Hükümet’ten ise sadece ‘Sivillere zarar veriliyor’ cümlesini duyuyoruz. Halbuki sivil halk terör örgütlerinin otoritesiyle korunamaz.

‘Sivilleri korumak’ terör örgütlerinin varlığını kabul etmenin gerekçesi oldu. İdlib halkının güvenliğini Suriye’yle el ele vermeden nasıl sağlayacaksınız? Sınırımızda bir devletin değil de, parasını verenin satın aldığı, katil sürülerinin oluşturduğu terör örgütlerinin mi hakimiyet kurmasını istiyorsunuz? Suriye’yle işbirliği yapmadan göç tehlikesine karşı nasıl önlemler alacaksınız?

Türkiye, gözlem noktalarını sınır hattına çekmeli ve olası göçü Suriye topraklarında karşılamalı. Suriye’yle işbirliği olmadan bu adım atılamaz.

Tam on ay önce manşetten uyarmıştık: İdlib temizlenmeden Fırat’ın doğusunda sonuç alamayız. İdlib’deki ittifak ve getireceği başarı sonrası Fırat’ın doğusundaki ABD işgalini çok daha kolay bertaraf ederiz. Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Rusya kol kola girerlerse ABD, Fırat’ın doğusunda diz çöker. Caydırıcı kuvvetin oluşması için ise önce Türkiye’nin adım atması gerekiyor. Devlet yönetiminde inat ve takıntı olmaz.”

Seçim Şüphesi

İstanbul seçimleri yenilenecek. Seçim ittifakları konusunda ortaya atılan en ilginç iddia 23 Haziran için öngörülen seçim için Ak Parti ve HDP arasında bir “ittifakın” hâsıl olacağıdır. Öcalan’ın yıllar sonra avukatı ile görüştürülmesi, Öcalan’ın verdiği “uzlaşma, barış ve kardeşlik” açıklamaları, PKK/YPG’den Suriye’ye odaklanmalarını istemesi, yani Türkiye ve TSK’ya yönelik saldırılarınızı askıya alın ve Suriye’deki kazanımlarınızı koruyun açıklamalarının İstanbul seçiminin iptalinin ardından gelmesi birçok kesimde şüphe yarattı. Ayrıca Demirtaş’ın serbest bırakılması karşılığında HDP’nin CHP’ye verdiği desteği kesmesi ve Ak Parti’ye aktarması bekleniyormuş. Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik bu iddiaları yalanlıyor. Bekleyip göreceğiz.

Burada ilginç olan husus şudur ki HDP’yi meclise taşımak için yırtınan, mahalli seçimlerde Erdoğan’a karşı HDP’den medet umanların HDP’nin bu rakkase siyasetine yüklenmemeleridir. Doğrudur Ak Parti, HDP ve PKK/YPG’nin büyümesinde günahkardır. Peki, HDP’nin siyaset arenasında joker olmasına imkan sağlayan CHP yönetiminin, HalkTV, Tele1 ve gardırop Atatürkçülerin günahı büyük değil mi? Ayrıca HDP’nin bu rakkase siyasetine itiraz etmeyen, koyun misali tıpış tıpış kabullenenlerin kendilerini muhalif sol, ilerici, anti-emperyalist, gericiliğe karşı mücadele edenler olarak tanımlaması ne büyük bir trajik-komik vakıadır. “Hayat, sen başka planlar yapmakla meşgulken başına gelenlerdir” diyordu John Lennon.

Share
38 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?