"AHAN DA MAYMUNUN KUYRUĞU DA BURADADIR!!" - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

sanal ofisweb tasarım ankaraistanbul travestileri
SON DAKİKA

“AHAN DA MAYMUNUN KUYRUĞU DA BURADADIR!!”

Bu haber 04 Ekim 2016 - 11:15 'de eklendi ve 192 kez görüntülendi.

 

“AHAN DA MAYMUNUN KUYRUĞU DA BURADADIR!!”

İlçemizde İnşaat Mühendisliği yapan CHP’nin birçok dönem içinde aktif görev almış Abdullah Cabaroğulları, dün basın büromuza yolladığı açıklama ile kendisine yöneltilen ithamlara cevap verdi. İlçede yerel yönetimce yaşatılan sıkıntıları mümkün olduğunca irdelemeye çalıştığını fakat bunun karşılığında hiç konu muhatabı olmayan kişilerce hedef haline getirildiğini dile getirdi.   

İnşaat Müdendisi Cabaroğulları konuşmasının devamında; “Hikaye bu ya !

Memleketin birinde babasının elinden tutup bir başkana kiralık verdiği bir evlat varmış.

Bu evladımız, başkanının etrafında kümelenmiş insanların çokluğundan güç alarak boyundan büyük işlere kalkışırmış. Yaşlı dedenin hakkında atıp tutarmış.

Bu çocuğun hal ve hareketlerini yakından takip eden bir aksakallı dede, bu arkasındaki kalabalıklara bakıp her türlü aşırılığı yapan çocuğa uzun uzun nasihatlarda bulunmak istemiş ve çocuğu karşısına alarak demiş ki: Ah be oğlum ! Ah edebi başından aşkın tosuncuğum benim! Bilesin ki o pis kokuna maruz kalmamak için kimlerin burunlarını kapadıktan sonra, seni ensenden tutup benim karşıma diktiğini çok iyi biliyorum.

Lakin bu iş için seni kim seçmişse bilsin ki; hedef olarak çok küçüksün. Seni hedef aldığımda, tutturamayabilirim. Bu atışlarımdan sağında solunda duranlar da zarar görür, atışta hedefi tuturamamam maharetli olmadığımdan değil, sendeki çapın çok ama çok küçük olmasındandır.

Bundan dolayı beni mazur gör aslan yavrusu, bu sohbetimizde sözüm sadece sana dair olmayacak. Çünkü sözlerimin yarsından fazlası boşa gitsin istemem. Lakin söz sözdür, nasihatse nasihattir, ben söylerken sen yine de dinle. Sözümden öğreneceğin çok şey olur. Öğrenmek için tüm maymunların aynı çeviklikte, hacimde ve zekada olması gerekmez…

Bak evladım; o, seni benim karşıma diken ve bu halktan çaldıkları oranda ağaçlara tırmanan maymunlar gibi yükseldikçe, edep yerleri açılıp saçılan şahsiyetler var ya? İşte onlar. Bilirler ki; köpek köpekliği çok sevdiği için köpek olmaz. Sahibi onu evcilleştirdiği oranda doğasını bozar ve ona köpekliği sevdirir. Sahip, bu evcilleştirme işiyle de bir bakıma köpeğini kendine benzetir.

Ahhh evladım benim! Keşke bu gün bu adamlara güvenip onların icraatlarını aklamaya çalışırken, sağa sola hakaret etmeden önce bu insanların arasında yaşaya yaşaya neye benzediğini merak edip bir aynaya bakma ihtiyacı duysaydın! Belki yaşadığın sürecin seni neye benzettiğini görme fırsatın olurdu ve dilini, aynanda gördüğün musibete bakarak kısma ihtiyacı duyardın!

Söyler misin oğlum, o mensubu olduğun tekke daha dün tezkereye evet diyerek zalimin çatısını ayakta tutan bir kazığa dönüşmüşken, size oy vermiş bu halka yaşattığınız pişmanlıkları nasıl tarif edelim?   Susup, bir kenarda sizin maymunu anımsatan bir çeviklikle daldan dala nasıl atladığınızı mı seyredelim?

Güzel evladım! Bak sana ne diyeceğim; biliyorsun senin mensubu olduğun teşkilat tüm Türkiye de olduğu gibi bizim bu diyarlarda da örgütlü. Bu örgüte iyicene bir bak bakalım, maymunlaşmakta sınır tanımayanlar nerdeymiş ve ne yaparmış bir gör. Bilirsin maymun yerinde durmaz çok haylaz bir yaratıktır. Bir anı öteki anına benzemez. Hayvan olduğu için de söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu değildir.  Bir bak bakalım bu senin yanında duranların söyledikleri yaptıklarıyla örtüşüyor mu?

Bu, seninle aynı safta duranlar; karşı olduklarını söylemelerine rağmen, “özelleştirmeye evet” demiyorlar mı? Bırak evet demeyi bizati kendileri yapmıyorlar mı? Peki bunlar partilerinin “özelleştirmeye karşıyız” demesine rağmen bu satışları yapıyor olmasına rağmen kimseler ” durun, yanlış yapıyorsunuz” dememeli mi? Sana soruyorum evladım, şürekan kamuya ait her şeyi satıyorsa, birilerinin “maymunun kuyruğu buradadır” demesi gerekmiyor mu?

Bir de şu torba meselesi var.

Bu torbayı birileri birilerinin başına geçirmiş bulunuyor. Bu torba neyin nesidir? Torbayı kim kimin başına, ne için geçirir?  “Biz torbaya karşıyız” diyen torbanın hasını işçinin başına geçirmişse, birilerinin “maymunun bacağı da buradadır” demesi gerekmiyor mu?

Benim zeki evladım! Şürekan, işçileri başka birimlere yollarken, alacaklarının % 30 nu gasp ederken, sefil ücretlerle çalıştırırken, halkın malını satıp, servetlerine servet katarken birilerinin; “bak maymunun ç..ü de buradadır” demesi gerekmiyor mu?

Benim güzel, nazik, duyarlı çocuğum! Pekte güzel sırıtırmışsın resminde! Lakin suratında ki o gülücüğünü muhafaza ederek bu sorduğum sorulara cevap verebilecek misin bakayım?

Bu yaşadığımız ilçede bir pazar yerimiz vardı değil mi? 

Sadece pazar yeri mi? Sebze Hali’miz vardı. Göç etmiş Hıristiyan kardeşlerimizin toprakları ve taşınmazları vardı. Belediyeye dayak yemeden gidip gelen halkımız vardı. Seçilmişlerin sözlerini senet bilen ahalimiz vardı. Ne bileyim mesela liman Mahallesinde her gün ciğerlerine ..k kokusu çekmeden evinin önünde kahvaltı yapan insanlarımız vardı. Cebinden para ödemeden hizmet alan ahalimiz vardı. Belediye de çalışan sözleşmeli kadrolu işçilerimiz vardı. Zengin ismiyle anılmayan caddelerimiz vardı. Sokakta arabaların yerinde insanımız vardı … Vardı da vardı. Söyler misin, tüm bunlara ne oldu? Yoksa maymunlarımız çok mu iştahlı? Bu durumda, “Aha maymunun midesi de burdadır!” diyecek, adam gibi adama ihtiyacımız yok mu?

Benim canım oğlum! Üstüne alınma ama tüm bu yanlışları görüpte konuşan ve eleştirene, sırf sahibine şirin görünmek için haddini bilmeden laf sokuşturmaya çalışanlara da “Ahan da maymunun kırmızı k…ı da buradadır” denmez mi?

Ah benim yaramaz oğlum! Bugüne kadar sırf senin şürekanın olumsuzluklarını eleştiriyor diye savcılığa şikayet ettiğiniz kaç kişi var? Bunların kaçı hüküm giydi, kaçı beraat etti, kaçı aşağılandı biliyor musun? Sırf size yönelik eleştirileri kesmek için mahkum ettirmek istediğiniz kişilerin mağduriyeti seni hiç ırgalamıyor mu? Şu kabak tadı veren kiralık kalem hikayelerini sağda solda anlatmadan önce kendi halkına karşı devletin mahkemelerine sığınan yavuz hırsızları görmez misin? Bilmez misin ilçende siyasiler, senin o şürekan karşısında siyaset yaparken nerdeyse illegaliteye çekilecek duruma gelmiş bulunuyor! Yasal hakkını kullanıp sizleri eleştirirken, yazıp çizerken yargılanan, hüküm yiyen onlarca kişi hakkında tek söz söylemeden birilerine “kiralık kalem” demeye utanmıyor musun? Onlara yaşattığınız mağduriyet orta yerdeyken sen hangi ağaca tünemiştin? O günlerde ne senden ne de demokratlığından neden eser yoktu? Şimdi mi aklına geliyor birilerine maymun demek?

Bak canım evladım! Benim şahsıma yönelik atıp tutuğun o sözlerin teferruatına girmek istemiyorum. Çünkü bilirim ki benim ifrazatımı karıştırmanın sebebi konuyu kişisel çekişmelere gömmek ve efendilerinin karşısında beni oyalamaktır. Anlayacağın senin kokuşmuş iddialarınla zaman kaybetmem ben. Sözlerimin başında söylediğim gibi, ben minnacık hedeflere sıkmam sözümü. Sıkarsam yarısı boşa gider. Söz söylersem sözüm her daim asıl sahibini bulur. Her ne kadar kafan bazı şeyleri almasa da bilirsin ki sözümün asıl sahibi senin de sahibindir.

Bu kiralık kalem işleri, soydan mı sirayet ediyor nedir? 

Bu işi meslek edinmiş adı lazım olmayan insanları bizim yaş gurubu çok iyi bilir. Anlatmaya kalkışsam ucu sana fena dokunur. Lakin yine de bilgi haznen zayıf kalmasın. Müsait bir zamanında gel, öykünün kalan kısmında da sana senin soyadını taşıyan kimlerin kalem kiraladığını uzun uzun anlatayım.

Hadi evladım, şimdi sana iyi geceler deyip hikayeyi burada bitireyim. Ama bil ki bende hikaye çok. Her canın dinlemek istediğinde bana haber uçurman yeter.

Tamam mı aslanım?” dedi.

Kaleme aldığı bu yazıyı ilçemizde yayın yapan diğer basın mensuplarına da yolladığını dile getiren Cabaroğulları, ilçedeki sıkıntılara her daim vakıf bir noktadan yazmaya devam edeceğini belirtti.