ÜST REKLAM

logo

reklam

AH BİR SAKALIM OLSA …


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

Riya, özü sözü bir olmamaktır. İnandığı gibi hareket etmemek. İkiyüzlülük. Kişinin dedikleriyle yaptıklarının birbirini tutmaması.

Ve kalbin manevi hastalıklarında biridir riya…

İlçemizde olup bitenleri bilmeyen yok, herkes biliyor.

Gazetecilik risk almaktır, bu riski alarak gene tutamadım çenemi bakın konuşuyorum; Herkes biliyor, herkes yalan söylüyor…

Hadi radikal bir adım daha atayım.

İnsanlık durumuna son verelim ve riya üstünden örgütlenelim.

Olmaz mı?

Sakalım olsa, köşelerinde Amerikan tıraşı yapan ve nedense hepsi de erkek meslektaşların karşısına dikilip sıvazlayacağım. Sıvazlarken de soracağım kendilerine:

‘’N’ aber sayın stratejler? Kim haklıymış Samandağ’ da?

Ne zaman özür dilemeyi düşünüyorsunuz, fos çıkan öngörüleriniz için?

Hele kendilerini, sosyal medya fenomeni sananlar, bulundukları yerden akıl satmak bir yana üstüne üstlük bir de yönlendirmeye kalkmıyorlar mı doğrusu insanın tepesini attırıyorlar.

Hani bunları yazarken kimse benim sosyal medyaya karşı olduğumu falan düşünmesin. Çünkü sosyal medya alanından gerektiği kadar rahatsız olanlar var.

Var olmanın da ötesinde sosyal medyayı yasaklamak için yanıp tutuşuyorlar da diyebilirim. Bunların kim oldukları zaten hepimizin malumu.

Ancak sosyal medyayı kullananlara yine de bir öneride bulunmayı doğru buluyorum. Yaptığınız işi iyi yapın, kirlilik yaratacak görüş ve önerilerden uzak durun.

Hele hele bir yapının trolü gibi davranıp herkese küfür yağdırma hastalığından da vazgeçin. Vazgeçin ki kimi eleştiriyorsanız doğru eleştirin ya da eleştiri yetisi kazanın.

İlçemizde, kendini solcu sananların içinde de böylesi kimseler bol. Dinci, gerici ve faşistleri zaten bu ölçünün dışında tutuyorum.

Çünkü bunlara ölçü mölçü işlemez. Her türlü yalan, küfür, karalama, gerçeği saptırma bunların işi.

Bu yüzden de solcu ve sosyalist olduklarını düşünenlerin nitelikli paylaşımlar yapmaları ebetteki insanlığın ve hepimizin yararına olur.

Ve hepimiz bundan kıvanç, onur duyarız.

Ama mesnetsiz dayanıksız ona buna sataşanlar kendilerini kısa vadeli olarak deşarj etseler bile akülerini geri çabucak dolduracakları için rahatsızlıkları ve karın ağrıları hiç ama hiç bitmez.

Samandağlıya bu Alicengiz oyunlarından gına geldi.

Yeter artık ya!

Daha dün bu ilçede herkesin ortak olduğu kamu toprakları satılırken, o gün sessiz kalanların; bugün atıp tutmaları hiç ama hiç hoş değil.

Hiç bu kadar raydan çıkmamıştı Samandağ/Samandağlı…

Sevgili okurlar, bu zatlara; Sakalları var, ama köse beyinleri içte ve dışta her konuya Amerikan tıraşı kesiyor, desem çok mu ileri giderim?

Ve dikkat ederseniz Amerika yarım bıraktırdı başladıkları tıraşı. Bizde ki Amerikan tıraşı merakı, bizzat Amerikalılarda bile yok.

Ha berberlerin kabahati mi?

Adam koltukta kes, yarı da bırak diyor. Elbette ki onlarında kusuru bir yerlerde yok değil, var tabii ama bu yazı da ele almayalım iş çok uzadı.

Ah bir sakalım olsa yemin olsun ki gündeme damga vuracak bir konu ortaya koyardım.

Söyleyeyim mi?

İmar Barışı denilerek af çıkarıldı.

31 Aralık 2017’den önce yapılan binalar aftan faydalanacak denildi.

Uyanıklar çabuk çabuk binalar yapıp aftan yararlanmak için sıraya girdi.

Ortalıkta öyle iddialar var ki çok ama çok çirkin!!

İmara aykırı yapılaşmaya izin ver, doğayı ve çevreyi kirlet, cüzi bir para ile mevzuata aykırılıkları yasal hale getir. Oyunu artırma cüretine git, sonra da insanları, halkı yönetmeye devam et.

Sosyal adalete ve eşitlik duygusuna darbedir.

Çünkü bu düzenleme ile kurallara uyanları cezalandırmakta, uymayanları affetmektedir.

Binasını imar mevzuatının gereklerine göre yapmış, ya da yasaya aykırı yapılaşma nedeniyle cezalandırılmış ve para cezasını ödemiş, yapısını yıkmış vatandaşların mağduriyeti ve duyduğu öfke ise işin ayrı bir boyutu.

Yürürlüğe koyulan ‘İMAR AFFI’ nda öyle bir söz geçiyor ki milletin tüm anayasal haklarını yok sayıyor.

Cümle aynen şöyle: ‘’ depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır’’

Yanı bu standart ölçülerde değil ama kullanım hakkını tanıyorum. Ama yıkılırsa gelip benden bir hak talep edemezsin. Yani, devletin asıl sorumluluğu olan vatandaşların can ve mal güvenliğini temin etme sorumluluğunu terk etmesi anlamını taşıyor.

Yani ‘’Ekonomik ömrünü tamamlayana kadar kullanın, bu arada deprem olur da ev başınıza yıkılırsa ben karışmam’’ diyor.

Çok merak ediyorum.

Bizim belediyemizde ki Şehir Plancıları ne diyor bu işe!

En başından beri çarpık kentleşme olan ilçemiz bu yasayla hangi nehire akar dersiniz?

Ümit Dadük Sağaltıcı

 

 

 

 

 

 

 

Share
361 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...