ÜST REKLAM

logo

reklam

AĞIZ SAĞLIĞI SAĞLIKLI BESLENMEDEN GEÇER


Deniz Selen Vahapoğulları
dnm123@hotmail.com

Doğru beslenme mesajları; sadece fiziksel ve bilişsel sağlığa olumlu etkileri için değil, diş sağlığı için de geçerlidir.Sağlıklı bir ağız sadece fiziksel olarak vücudumuzu beslenmemiz için değil aynı zamanda sosyal bağları arttırır ve özgüven ve iyilik hali gibi duyguları geliştirir. Sağlıklı olma, genel sağlığı ve diş sağlığını eşit olarak ilgilendirmektedir.Ağız vücudun geri kalanı için de ayna görevi görür; birçok sağlık probleminin işaretleri ağızda görülür. Örneğin, ağızda oluşan lezyonlar HIV enfeksiyonunun, diş minesindeki kayıplar yeme bozukluklarının, diş eti kanamaları C vitamini eksikliğinin, dudak ve ağız kenarlarında oluşan çatlaklar riboflavin (B2) ve niasin(B3) vitamini eksikliğinin belirtileri olabilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme ağız sağlığını korumanın önemli bir parçasıdır. Beslenme alışkanlıkları ve diyetsel faktörler kimi zaman ağız sağlığını korurken kimi zaman da olumsuz yönde etki etmektedir.

Karbonhidrat (şeker) tüketimi çürükler için her zaman risk faktörüdür. Karbonhidratlar ağız bakterileri için ideal enerji kaynağıdır. Tüm karbonhidratlar bakteriler tarafından metabolize edilip, diş yüzeyinden mineral kaybına neden olan asit üretmektedir. Bir başka deyişle; karbonhidratlar bakteriler tarafından yakıt olarak kullanılıp, asit oluşturmakta, yemekten 1 saat sonrasına kadar etkili olarak diş minesinin mineral kaybını desteklemektedir. Böylece, çürük oluşumunda diyetteki karbonhidratlar kritik rol oynamaktadır.

Karbonhidratlar; diş sağlığı için istenen ve istenmeyen olarak sınıflandırılmaktadır. İstenen bileşen; süt, meyve, sebze ve tahıl grubu nişastanın yapısındaki şeker, istenmeyen ise; besine sonradan eklenen, besinin kendi yapısında olmayan beyaz şeker dediğimiz (şekerlemeler, şekerli içecekler, çay şekeri, bisküvi ve kekler, tatlılar, tahıl gevrekleri vs.) şekerlerdir.Bu nedenle şekerli besinler ve meşrubat, meyve suları (üzerinde %100 yazmayan meyve suları şekerli içeceklerdir) sporcu içeceği, enerji içeceği gibi şekerli içeceklerin tüketimi de azaltılmalıdır.

Yapılan çalışma sonuçları, diyette çürük potansiyeline neden olan etmenin toplam karbonhidrat miktarı değil, tüketim sıklığı, besinin ağızda kalma süresi ve karbonhidrat tipi olduğunu belirtmektedir. Diyetin enerjisinin karbonhidrattan sağlanan oranı yüksek olan bireyler risk altındadır. Karbonhidratlar, plakların olmadığı ağız boşluğunda asit oluşturmadığı için; iyi bir ağız hijyeni, beslenme, tükürük salınımını uyarma ve florun uygun kullanımı korunmada önemli faktörler olmaktadır.

Dişin asit ve çürüklere direnci için, dişin gelişim süresince yeterli mineralizasyon olmalıdır. A, C, D vitaminleri, kalsiyum, fosfor, flor gibi elementlerin anne karnındaki ilk haftalardan 12-13 yaşlarına kadar, dişin sert dokularının şekillenme sürecine etkisi bulunmaktadır. Dişin kalsiyum fosfat içeriği nedeniyle; içeceklere çözünür ve içeceğin tadına daha az etki eden kalsiyumun tuz formlarının (kalsiyum karbonat, sitrat, malat) eklenmesi yoluna gidilmiştir.

Süt ve sütten elde edilen peynirin dişler için koruyucu etkisi olduğu giderek gelişen bir bulgudur.İçeriğinde az karbonhidrat, fazla miktar kalsiyum ve fosfor bulunmaktadır. Peynirin güçlü tadı, plaktaki asitleri nötrleştiren, ağızdaki bakterileri temizleyen tükürüğün salınımını uyarmaktadır. Böylece ağızdaki bakteriler uygun ortam bulamamaktadır.

Çay, dünya çapında tüketilen en popüler içecektir. Çay tüketiminin (şeker eklenmeden içilen) diş çürük skorunu önemli ölçüde düşürdüğü bildirilmektedir. Çünkü çay antioksidan besin öğeleri ve besin öğesi olmayan fitokimyasallar, iz elementler ve florun besinsel kaynağıdır.

Şekersiz sakız çiğnemenin de, diş sağlığı ve çürüklerini önlemede yararlı olduğu bildirilmektedir. Şekersiz sakızlar yemekten sonra 5 dakika içinde ve her yemekten sonra 10-20 dakika çiğnenmelidir. Bağımlılık riski, çene eklem lezyonları, çiğneme kas hipertrofileri gibi nedenlerden dolayı, çiğneme 20 dakikadan fazla sürmemelidir. Karbonhidratlı atıştırmalar sonrası, şekersiz sakız çiğnemek diş fırçalamaya alternatif olmakta, ama diş fırçalamanın yerine geçmemektedir.

Özet olarak beslenme ile değiştirebileceklerimiz;

Şeker ve şeker içeren bütün yiyecek ve içecek tüketimi azaltılmalıdır, minimum düzeyde tüketilmeli veya hiç tüketilmemelidir.

Diş erozyonu ve çürük riskini azaltmak için yüksek asit içeriğine sahip meyve suyu, turşu, ekşili şekerlemeler, asitli meyve ve şarap gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimi azaltılmalıdır.
Taze sebze-meyve ve süt, yoğurt, peynir gibi süt ürünlerinin tüketimi diş çürüğü riskini azaltır. Bu nedenle düzenli şekilde tüketilmelidir.
Diğer birçok faydasının yanı sıra çocuklukta sık görülen diş çürüklerini önlemesi nedeniyle bebeklik döneminde anne sütü ile beslenme desteklenmelidir.
Yüksek miktarda alkol tüketimi ağızda kanserli doku ve lezyon oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle alkol tüketimi azaltılmalıdır.
Gerektiğinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları konusunda bir diyetisyenden yardım alınmalıdır.

 

 

 

 

Share
988 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEMLEKETTE HAK, HUKUK ADALET VAR MI?

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu üç kavram varsa, iyi yoldayız, başarı mutlak olacak. Bu kavramları Samandağ ilçesinde arayalım. Bizim ilçede var mı? Varsa, nerede saklanmışlar da bizler göremiyoruz? Ben bu yüce değerleri çok aradım. Merak ediyordum. Bulamadım. Örneğin; Şehir merkezinde bulunan ve davası 1991 yılından beri çözüm bekleyen Park sorununun yasa ve yönetmelik açısından beraber bakalım ‘’İlimiz Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesinde kâin 1042,1998 ve 4241 sayılı parseller, Mahkeme kararlarıyla Park olarak ihdas edildi Hatay Valiliğinin 17.10.2018 tarih ...
  • KAPİTALİST SİSTEMDE ONUR, HAYSİYET VE ŞEREF; PARADIR

    15 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan / Sami Aslan İnsanlık Kapitalizm ile birlikte Basit yeniden üretimden (sanayi öncesi antik ve orta çağlardaki tarıma dayanan üretim) Geniş yeniden üretim  ( teknolojik sanayiye dayanan üretim) sistemine geçmiştir. Çok uluslu tekelci şirketler ve Bankalar sistemi olan KAPİTALİST sistem demek, GENİŞ YENİDEN ÜRETİM SİSTEMİ demektir. Geniş yeniden üretim demek yüzbinlerce işçi ile en son teknoloji kullanarak dağlar gibi yığılan matahlar (mallar) üretmek demektir. Dağlar gibi yığılan üretilmiş MATAHLAR’ın milli sınır...
  • ZEYTİNİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

    08 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Zeytin, çok yönlü bir kültür bitkisi olarak, Anadolu mutfak kültüründe binlerce yıldan bu yana birçok alanda kullanılır. Anadolu’da yaşayan eski medeniyetler, zeytin ve zeytinyağını, dini kutsamalarda, nazardan korunmada, birçok hastalığın tedavisinde kullanırlardı. Tüm dinlerde zeytin, bereket, barış, akıl, uzun ömür ve olgunluk gibi simgesel anlamlar taşır. Zeytin ağacı, ağır büyüyen, fakat oldukça uzun yaşayan bir ağaçtır. Gövdesi çürümeye karşı çok dayanıklıdır. Üstelik de ömrünü tamamladığında köklerinden yeni bir ağaç filizlenmekt...
  • YEMEĞİN AZI KARAR ÇOĞU ZARAR

    01 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Hz. Muhammed’in şu sözünü hiç aklımızdan çıkarmayalım: “ sofradan tam doymadan kalkınız.” Bu sözün değerini sağlıkçılar daha iyi bilir. Yemek yemekten anladığımız, karnımızı doyurmak anlamında midemizi doldurmaktır. Midelerimizi bir çöp kutusu gibi dolduruyoruz. Doygunluğa ulaştığında yani tam doluluk sağlandığında “doydum” diyoruz. Maalesef bunu destekleyen diğer olgu ise lezzet adı altında damak tadı dediğimiz, yediklerimizin tatlı, ekşi, acı,tuzlu olmasının ön plana çıkmasıdır.M.Ö.106 –M.Ö.43 yılları arasında yaşamış ...