: Bir Ailenin Gözü Kulağı Abu Dabi’den Gelecek Haberlerde!
Hatay’ın Samandağ ilçesinde bir anne, aylardır gözünü uzak ufuklara dikmiş, oğlu Ali Yol’un eve döneceği günü bekliyor. Kızıldeniz’in ortasında yaşanan talihsiz bir kaza ve ardından gelen hukuk skandalları, sadece genç bir denizcinin özgürlüğünü değil, koca bir ailenin huzurunu da elinden aldı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) dört aydır tutuklu bulunan 4. Kaptan Ali Yol’un kurtarılması için artık Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) de devrede.

Annenin Feryadı ve Bir Ailenin Bitmeyen Kederi
Samandağ’ın sokaklarında yankılanan sessiz çığlık, Ali Yol’un annesine ait. Oğlunun rızkını denizden çıkarmak için çıktığı yolculuğun demir parmaklıklar arkasında son bulması, aileyi derin bir yasa boğdu. 19 Ocak’taki duruşmadan tahliye kararı çıkmamasıyla yıkılan aile, 2 Şubat’taki yeni duruşmaya umutlarını bağlamış durumda. Komşuları ve sevenleri, “Ali sadece görevini yapıyordu, suçsuz bir gencin yabancı bir ülkede tek başına kalması vicdanları yaralıyor” diyerek yetkililere sesleniyor.
“Sorumlu 4. Kaptan Değil, Master’dır!”
Ali Yol’un ailesi ve destekçileri tarafından hazırlanan bilgilendirme afişleri, davanın aslında ne kadar büyük bir hukuk hatası üzerine kurulu olduğunu gözler önüne seriyor. Uluslararası Deniz Hukuku’na göre gemideki hiyerarşi ve sorumluluk alanları net çizgilerle ayrılmış durumda: Demir Taraması Olayında: Ali Yol, 4. Kaptan olarak sadece pozisyonu izlemek ve üst zabiti bilgilendirmekle yükümlüdür. Demir yeri seçme, manevraya karar verme veya demir alma talimatı verme yetkisi tamamen “Master” (Gemi Kaptanı) ve köprü üstü ekibindedir.
Evrak Krizi ve Kaçakçılık İddiası: Geminin yüküne dair (Irak-Umman ihtilafı) ortaya atılan “sahte evrak” suçlamasında Ali Yol’un hiçbir dahli olamaz. Çünkü 4. Kaptan’ın manifest düzenleme, kargo beyanı yapma veya resmi evrak imzalama yetkisi bulunmamaktadır.
Hukukçular ve denizcilik uzmanları tek bir noktada birleşiyor: Uluslararası deniz hukukuna göre asıl sorumlu MASTER’dır ve bir junior zabit olan 4. Kaptan bu olaylardan dolayı tutuklanamaz!
Ankara’da Diplomasi Trafiği: “Terör” Şüphesinden “Kamu Malına Zarar”a

Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda yaptığı açıklamada sürecin vahametini ortaya koydu. İlk etapta “terör saldırısı” gibi ağır bir şüpheyle başlayan sürecin, şu an “kamu malına zarar verme” (fiber optik kabloların kopması) suçlamasına evrildiği belirtildi. 21 Kasım’dan bu yana süren diplomatik girişimlere ve Ali Yol’un en azından gemide tutulması talebine BAE makamları henüz olumlu bir yanıt vermedi.
2 Şubat Kritik Eşik
Şirketin hukuk bürosu ile yerel makamlar arasındaki evrak krizinin kurbanı olan Ali Yol, kendi iradesi dışındaki usulsüzlüklerin bedelini Abu Dabi’de bir hücrede ödüyor. Samandağ halkı, Hatay milletvekilleri ve tüm Türkiye, 2 Şubat’ta görülecek duruşmadan adalet bekliyor.
Bir annenin evladına kavuşma arzusu ve uluslararası hukukun çiğnenen kuralları arasında sıkışan bu dava, sadece Ali’nin değil, Türk denizciliğinin onur mücadelesine dönüşmüş durumda.
Cevap Bekleyen Sorular?
- “Uluslararası Deniz Hukuku’nda (STCW) sorumluluk zinciri belliyken, karar yetkisi olmayan bir junior zabit olan 4. Kaptan’ın, ‘Master’ (Gemi Kaptanı) yerine günah keçisi ilan edilmesi hangi hukuk normuna sığmaktadır?”
- “Gemi sahibi şirketin ve yerel hukuk bürosunun yaptığı hatalı beyanların bedeli, olayda hiçbir imza yetkisi bulunmayan Ali Yol’a mı ödetilmektedir?”
- “Dışişleri Bakanlığı’nın ‘en azından gemide gözetim altında tutulsun’ talebi BAE makamlarınca hangi gerekçeyle reddedilmiştir? Benzer durumlarda uygulanan diplomatik mütekabiliyet neden işletilmemektedir?”
- “Genç bir Türk denizcisinin aylar süren tutukluluğu, Türkiye ile BAE arasındaki gelişen diplomatik ilişkilerin neresinde durmaktadır?”
- “Gemi sahibi şirket, kendi personelini korumak adına teknik ve hukuki raporları (afişte belirtilen yetki sınırlarını) mahkemeye neden daha güçlü bir argüman olarak sunmamaktadır?”
- “Yükün menşei ile ilgili yapılan usulsüzlüklerde 4. Kaptan’ın dahli olmadığı ispatlanmışken, bu suçlamanın hala dosyada tutulması bir ‘hukuki rehin alma’ durumu mudur?
- “TBMM Dışişleri Komisyonu, Ali Yol’un özgürlüğü için ‘takipçiyiz’ açıklamasının ötesinde, BAE’ye yönelik daha somut bir yaptırım veya heyet ziyareti planlamakta mıdır?”
- “Bir annenin gözyaşlarını dindirecek olan adalet, 2 Şubat’taki duruşmada yerini bulacak mı, yoksa teknik imkansızlıklar bahane edilerek süreç daha da mı çıkmaza sürüklenecek?”
Ümit Dadük Sağaltıcı




“ŞEHİRDE YABAN HAYATINA CAN SUYU”
Samandağ Berber ve Kuaförler Odası Çarşamba günü Seçime Gidiyor: MAVİ LİSTE”DEN ÜYELERE KATILIM ÇAĞRISI
SAMANDAĞSPOR FIRTINASI: SAHADA ZAFER, TRİBÜNDE İNANÇ!
SAMANDAĞ’DA ARANAN ŞAHISLARA EMNİYET KISKACI: 2 TUTUKLAMA
BAŞKAN YILMAZ: “ESNAF, HATAY’IN YENİDEN İNŞASINDA EN ÖNEMLİ FAKTÖR”
HATAY’DA 6 ŞUBAT İÇİN EĞİTİM KURUMLARINA BİR GÜNLÜK ARA
SAMANDAĞ EL ELE: MİGROS İŞÇİSİNİN ÇIĞLIĞI İLÇEMİZDE YANKILANIYOR!