ÜST REKLAM

logo

reklam
14 Mart 2017

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ ARDINDAN


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

 

 

Beş yıl (1992 – 1997) zaman aralığında Adana Çukobirlik Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulu bulunan İplik Dokuma Fabrikası Klima Tesisleri Şefi olarak çalıştım. İplik Fabrikası işçilerinin yaşam koşullarını ve çalışma şartlarını iyi biliyorum. Fabrikada üretilecek iplik kalitesi ve bu kalitenin elde edilmesinde kullanılacak havanın nemi ve ısısı orada çalışanlara göre değil, iplik üretiminin gereksinimine göre ayarlanır. Nem ve gürültü ile beraber Ortamın sıcaklığı tozu ile birleşerek insan sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu olumsuzluklar, akciğer hastalıklarına neden olurdu. İşçiler, belli Aralıklarla göğüs filmleri çekilirlerdi. Kontroller düzenli biçimde yapılırdı.

İplik Dokuma Fabrikalarında çalışan İşçilerin büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyordu. Bunun sebebi, kadınların el becerileri, erkeklere nazaran daha gelişkin olmasıdır. Diğer bir tercih sebebi de sabırlı ve dikkatli olmalarıdır. Bilhassa pamuk ipliği üreten fabrikalarda buna özen gösterilirdi. Kısacası iplikçilik zor ve yorucu bir iştir.

Herkes sıcak, nemli ve çok gürültülü ortamlarda çalışıyordu. Her ne kadar klimalı bir ortamda çalışılıyorlar ise de, burada tekstil kliması söz konusudur. Yani İnsan sağlığı değil, öğretim kalitesi göz önünde tutulur.  Fabrikada çalışırken, sesi süzen kulak tıkaçları kullanılıyordu. Oysa Ses düzenini ayarlayacak ( filtre edecek) kulaklıklar kullanmaları gerekiyordu. Tüm çapalara karşın, uzun bir zaman diliminden sonra işitme kaybınız oluşurdu.

Bunlar 21. Yüz yılda görünenlerdir.8Nart1857 tarihine dönüldüğünde şartlar kaç kat daha zor olduğunu tahmin etmek, zor olmamalıdır.  İşte ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için greve giderler. Grev esnasında yangın çıkar. Fabrikadaki işçiler, dışarı çıkmaya çalışırlar…  Dışarda barikat kuran polis, engel olur. Polis barikatını aşamayan 120 kadın emekçi yanarak can verir. İşçilerin cenaze törenlerine 10.000 den fazla kişi katılır. Kimi ülkeler bu tarihi, başlangıç kabul edilerek ‘’Dünya Emekçi Kadınlar Günü’’ olarak adlandırdılar. Öylede kutluyorlar. Kimileri de ‘’Dünya Emekçi Kadınlar Günü’’ olarak1857 yılında gerçekleşen kadın katliamın anısına atfen kutluyorlar. Dünya Emekçi Kadınlar Günü 8Mart olarak saptanışı, 1917 Bolşevik Devriminin lideri ve Sovyetler Birliği’nin Kurucusu Vladimir İliç Lenin’inin ( 22Nisan1870 – 21 Ocak 1924) önerisiyle 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında gerçekleşti. Adı’’ Dünya Emekçi Kadınları Günü’’ olarak belirlendi.

Türkiye’de 8Mart Emekçi Kadınlar Günü İlk kez 1921 yılında’’ Emekçi Kadınlar Günü’’ olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılına kadar kutlamalar, kapalı salon toplantıları halinde kutlanırdı. 1975’ten itibaren Emekçi Kadınlar örgütlenmeleri yayıldı.  Salonlardan taşmaya başladılar. Sokaklarda demokratik gösterilere dönüşmeye başlandı.

Batı Bloku Ülkelerinde kadın hareketi güçlü bir şekilde yaylınca, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,16 Aralık 1977 tarihinde; 8 Mart’ın’’ Dünya Kadınlar Günü’’ olarak anılmasını kabul etti. Kabul edilen bu kararda ,’’ 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’’ adlandırmayı farklı biçimde yaparak, amaç edinilen hedeften saptırıldı. Emekçi kadın katliamından söz edilmemiştir. Demek ki; her sistem kendine siyasal kazanım sağlayacak örgütlenmeği doğurur. Aradan geçen 147 yıla rağmen ülkemizde kadın katliamları artmış durumdadır. Günümüzde işlenen kadın cinayetlerin yıllık ortalaması 120’nin üzerindedir Ülkemizde konuya ilişkin yayınlanmış istatistik yoktur. En azında benim istatistikten haberim yok. Ancak Vatan Gazetesinden Kemal Göktaş’ın haberine göre ulaşılan verilerin 2008 – 2012 arasında 5 yılda öldürülen kadın sayısının yaklaşık 700 olduğu, 213’ün başından konuya ilişkin soru önergesinin verildiği ekim ayı başına kadar ise 168’den fazla sayıda kadının öldürüldüğü belirtildi. Demek ki; kadın cinayetleri o kadar çoğalmış ki sokaklara taşmış durumdadır. Durum vahim ve ürkütücüdür.

13.03.2017

Asaf HİŞMİ

 

 

 

 

 

Share
493 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...