ÜST REKLAM

logo

reklam


Ümit Sağaltıcı
deneme01@hotmail.com

 

Mezar Taşına, ‘’Bütün Ülkelerin İşçileri, Birleşin!’’ Yazılan Adam

KARL MARKS

Ölümünün 124. Yılında Karl Marks’a saygıyla…

Marks’ın bütün hayatını anlatmak ne mümkün.

Karl Marks, son bin yılın en büyük düşünürlerinden biri olarak nitelendirilir. Büyük bir filozof, tarihçi, iktisatçı ve sosyal kuramcıydı. Bu alanların hiçbirinde uzman olmamasına rağmen yazıları, devrime ve dünyanın politik yapısında topyekun bir değişime neden oldu.

Karl Marks, 1881 yılında sanayileşme ve devrimin sonucu olarak Avrupa’nın büyük toplumsal değişimler yaşadığı bir dönemde Almanya’nın o zamanlar Prusya’ya ait olan şehri Trier’de doğdu. Kasaba avukatı olan babasının mesleğini takip edeceği zannediliyordu. Marx başlangıçta üniversitede hukuk eğitimi alıyordu ama radikallerle kurduğu ilişki, onun hukuk yerine felsefe çalışmaya yönlendirdi.

Üniversiteden sonra gazeteciliğe yoğunlaştı ve köylülerin kötü durumları hakkında makaleleri kısa zamanda otoriterlerin tepkisini çekti. Paris’te geçirdiği kısa süre, devrimcilerle kaynaşmasını sağladı. Burada hem Komünist Birlik’e katıldı, hemde hayatı boyunca arkadaşı olacak Friedrich Engels’le tanıştı. 1847 yılında beraberce Komünist Manifesto’yu yazdılar.

Manifesto şu sözlerle biter:

‘’Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yoktur. Oysa kazanacakları bir dünya var. Dünyanın bütün işçileri, birleşin!’’

Hayattaki en büyük dostu Engels’e şöyle yazar:

‘’Bu kadar parasızken, şimdiye kadar para üzerine böyle çok yazı yazılmamıştır… Das Kapital’den gelen para, kitabi yazarken içtiğim tütünün parasını karşılamadı…’’

Das kapital ya da Türkçesiyle ‘’Kapital’’ para üzerine yazılmış dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biridir Marks’ın.

Marks, Köln’de çalıştığı Rheiniche Zeitung gazetesinin iktidara muhalif tutumları nedeniyle kapatılmasıyla işsiz kalmıştı…

Paris’e gittiler…

Marks burada Duetsch Fransosche Jahrbüher isimli derginin yayıncılığına girişti…

Babası Yahudi’ydi, ancak Hıristiyanlığa geçmişti…

Paradan nefret etti, hayatı boyunca paraya ve paranın satın aldıklarına karşı savaş açtı…

‘’Çirkinim ben, ama en güzel kadını satın alabilirim…

Demek ki çirkin değilim, çünkü çirkinliğin etkisi ve iticiliği, para karşısında yok oluyor bu dünyada…

Oysa insanı insan olarak kabul ederseniz, sevgiyi yalnız sevgiyle, güveni yalnız güvenle değiştirebilirsiniz…’’

Babası danışma meclisi üyesi olan, aristokrat bir aileden gelen Jenny’e aşıktı…

7 yıl boyunca onunla ‘’gizli’’ olarak nişanlı kaldı…

Çünkü Jenny’nin ailesi parasız Yahudilikten dönme bir ailenin çocuğuyla evlenmesini istemiyordu…

‘’Kalbim zincirlenmişken derinden

Gönlüm açıldı aydınlığa,

Ne umduysam karanlıklar içinden

Sende buldum sonunda…’’

Böyle yazıyordu Jenny’e Karl Marks o bir türlü kavuşamadıkları günlerde…

Marx, hem felsefeci hem de iktisatçıydı, ama felsefenin dünyayı değiştirmeye yetmeyeceğine inanıyordu. Felsefenin gelişimine yaptığı temel katkı, fikirler dünyasıyla maddi dünya arasındaki ilişkiyi incelemenin bir yolu olan tarihsel materyalizmdir. Felsefe ve tarih çalışması, toplumun bir dizi çelişki yoluyla geliştiğine inanmasına sebep olmuştur.

Marx, toplumun kapitalist bir topluma dönüştüğüne dikkat çekmiştir. Bu toplum metaların üretimine odaklanır ve insanın emek gücünün kendisi de meta haline gelmiştir. Bu meta, kar elde etmek için kapitalistler tarafından sömürülür. Kapitalistler (burjuvazi), fabrika ve makinelerin sahibi olacak zengin olanlardır ama işçiler (Proleterya) yaşamak için emek güçlerini satmak zorundadır. Marx, kapitalizmin para, sermaye ve meta fetişizmine (bir çeşit tapınmaya) yol açtığına ve bunun da insanları yabancılaştırdığına inanmıştır. Bu yabancılaşmanın sebebi, tüketicilerin satın aldıkları ürünle onu yapmak için harcanan emek arasındaki ilişkiyi görmemeleridir.

Marx, kapitalizmin toplumu iki karşıt kutba böldüğüne inaniyordu: Burjuvazi ve proleterya. İnsanların ideolji tarafından etkilendiklerini düşünüyordu. Marx, proletaryanın eğitimli hale gelip sömürüldüğünü fark ettiği anda bir devrimi başlatacağına inanmıştır.

Marx, toplumdaki bütün adaletsizliklerin, kaçınılmaz devrimin sonucu olarak kurulacak komünist toplum tarafından iyileştirileceğine inanmıştır.

Üretim araçları merkezileştirilecek, özel mülkiyet kaldırılacak ve paranın varlığına son verilecektir. Bunların yanı sıra, Marx’ın toplumların afyonu, yani yabancılaşma ve yoksulluktan acı çekenlere aldatıcı ve destek sunan bir şey olarak gördüğü din de kaldırlacaktır.

Marx’ın ölümünden sonra Engels onun çalışmalarına devam etti ve Marx’ın fikirleri tüm dünyaya yayılmaya başladı.

1917 yılında Rusya da yapılan 17 Ekim devrimiyle ilk sosyalist devlet oldu.

Marx’ın 5 çocuğu dünyaya geldi.

Ölümü, Aralık 1881 de karısı Jenny’nin ölümünden hemen sonra Marx’ın da sağlığı bozulmuş, son on beş ayını hastalığıyla geçirmiştir. Bu hastalık bronşit ve plöreziye yol açmış, Karl Marx 14 Mart 1883 tarihinde hayatını kaybetti.

Cenazesinde arkadaşı Engels’ın konuşması şu cümleleri içerir:

‘’14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.’’

Ümit Sağaltıcı

Kaynak:

Karl Marx- Kilit Fikirler, Gill Hands (Çeviren: Melis İnan)

Louis Althusser.

 

 

Share
778 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İMAM CAFER’İ SADIK’TAN BİRKAÇ HADİS

    20 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan 1- Erkek, hanımına karşı üç şeye riayet etmelidir: Hanımının muhabbet ve ilgisini kazanmak için onunla uyum sağlamak; ona karşı güzel ahlaklı olmak; onun gözünde güzel görünmek ve refahını sağlamakla kalbini elde etmek. Kadın da kocasına karşı şu üç şeye riayet etmesi gerekir: Kocasının tüm hallerde güvenini sağlayacak şekilde kendisini kötülüklerden korumak; muhtemel hatalarının affedilmesi için sürekli kocasının hakkını gözetmesi; tatlı dil ve çekici tavırlarıyla kocasına olan sevgisini bildirmesi. 2- Basi...
  • YOLSUZLUKLARIN KİLOMETRE TAŞLARI

    15 Ocak 2020 Genel, Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi BEL – BİR AŞ.’ye bulaşmayan kişilerin sayısı azdır. BU şirketle yapılan iş ve işlemlerin fiyat belirlemesi iki türlü. Hesabı kitabı yok. Şirket lehine sonuçlar çıkartılmaya çalışılmıştır. Toplumsal çıkar, ikinci plana atılmıştır.  Şirket kar etsin diye Asliye Hukuk Hâkimliğine sunulan Bilirkişi Raporu sahtedir. Mahkemeyi olumsuz yönden etkilemeye çalışılmıştır. Raporda kullanılan veriler sahtedir. Kıymet takdir komisyonu da sahte bedel takdiri yapmıştır. İşin aslına geçelim. BEL – BİR AŞ.’ye kat karşılığı olmak üze...
  • DOĞAL YAŞAMDAN KOPUNCA

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yaşanacak bir tek ömrümüz var. Onu da uzun ve mutlu yaşamak için sağlıklı olmak gerekiyor. Oysa günümüz insanı çok erken, hatta küçücük yaşlarda kanser, kalp, şeker, tansiyon, obezite sorunlarıyla sarmalanıyor. Paketlerle ilaç, antidepresanlar, antibiyotikler yanımızdan ayırmadığımız aksesuarlarımız oldu. İnsan ömrü uzadı, evet uzadı ama, ne pahasına. Sağlıksız, hastalıklı, bir gün bile kullanmadığımızda ölümümüze neden olabilecek ilaçlara mahkum bir yaşam. Neden bu hale geldik: Doğadan uzaklaştıkça, bizi...
  • RANTIN ŞEYTANİ YÖNÜ ( 2 )

    13 Ocak 2020 Köşe Yazıları, üst manşetler, Yerel

    Asaf Hişmi 2 – 03.05 1991 tarih ve 11 sayılı Samandağ Belediyesi, Belediye Meclis Kararında rantın şeytani yönü, sırıtır derecede görünüyordu. BEL – BİR A.Ş.’ne Projesiz, ihalesiz  (resmi belgelerde belirtildiğine göre: 1991 yılı Birim fiyat tariflerine göre İhale Bedeli: 20.000.000 TL) iş vermek için bu şirkete kamu kurumu olarak tanıttılar. Belediye encümen ve belediye meclis kararlarında böyle tanıtılmıştı. Kamu kurumu olmayan, Kamu kurumu niteliğini taşımayan ve maliye bakanlığından uygun görüş almayan bu şirketin ödenmiş serma...