ÜST REKLAM

logo

reklam


Av. Ali Beyaz
deneme17@hotmail.com

 

Av.Ali Beyaz’ın kaleminden…

KİMLER EVET DİYORMUŞ?

Şehit polis memuru Fethi SEKİN…

Kendisini, 5 Ocak 2017’de İzmir Adliyesine yapılan bombalı eylemden tanıyoruz. Teröristlerin daha fazla zarar vermesini engellemek için çatışmaya girdi ve hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin, kalanlarına sabır versin. Kendisine minnettar ve duacıyız.

Gelelim neden kendisinin aziz hatırasını bu şekilde bir siyasi yazıya alet etme yanlışına düştüğüme.

Sayın Cumhurbaşkanımız R. Tayyip ERDOĞAN, Cumartesi günü Elazığ’da düzenlemiş olduğu mitingte “Fethi SEKİN’i şehit edenler hayır diyor” demek suretiyle biz hayırcılarla kahraman bir polis memurunu şehit eden teröristleri en basit ve kaba tabirle “aynı yolda yürümekle” itham etti. Üzüldük, üzüldüm. Ülkemin Cumhurbaşkanının; kim olursa olsun, ister seveyim ister sevmeyeyim bu şekilde kategorize etmesi beni gerçekten üzdü.

Daha önce de kendisi ve diğer AKP’liler tarafından benzerleri defalarca söylendi zaten.

Defalarca da teröristlerle aynı yolda olunmadığı ısrarla açıklandı hayırcılar tarafından. Bu tarz bir propaganda da ısrar edilmesi hususunda ciddi korkularım var. Şöyle izah edeyim; kendini bilmez meczup bir hayırcı tutup yarın öbür gün:

-Habur’da PKK’lıları karşılayıp çadır mahkemelerinde aklayanlar evet diyor,

-Oslo ve Dolmabahçe görüşmelerinde PKK ile masaya oturanlar evet diyor,

-APO’nun mektubunu nevruzda dev ekranlarla millete okuyanlar evet diyor,

-”Tayyip Beyin başkanlığını destekleriz” diyen APO ile hemfikir olanlar evet diyor,

-Çözüm süreci adı altında PKK’nın şehirlerin altını bombalarla doldurmasına fırsat verenler evet diyor,

-Katar hariç diğer bütün ülkelerle aramızı bozanlar; ABD ile Rusya arasında top gibi sektirilmemize yol açanlar evet diyor,

-Doları 4 TL yapanlar evet diyor,

-FETÖ’nün yıllarca kadrolaşmasına göz yumup, çıkar çatışması yaşanınca darbeye sebep olanlar, darbeyi bahane edip OHAL ile muhalifleri susturmaya çalışanlar evet diyor,

-FETÖ daha “okyanus ötesi” iken orduda yaptığı vatansever subay kıyımına “Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyenler evet diyor,

-Hiç alakamız olmadığı halde Suriye savaşında taraf olup IŞİD’i başımıza musallat edenler evet diyor,

-Doğrudan vatan savunmasıyla alakalı olmadığı halde mehmetçiği Suriye’ye savaşa gönderenler evet diyor,

-Mavi Marmara olayında, “gitmeseydiniz” diyerk vatandaşlarını yarı yolda bırakanlar evet diyor,

-Fethi SEKİN’in şehit edildiği dönemde tek başına iktidar olup, (kusurları olmasa dahi) sorumlu olanlar evet diyor

falan filan dese hoş olur mu? Bunu da hoş karşılamak ve tasvip etmek mümkün değil tabi. Kimin ne dediği üzerinden değil, neden evet yada hayır denmesi üzerinden yapılmalı propaganda. Bu sefer de  neden evet denilmesi gerektiği üzerine bir şeyler bulup çıkarmak gerekiyor bir yerlerden. Sanıyorum sıkıntı tam olarak burada zaten.

Şimdi tutup biri çıkıp bütün bunları dese, büyük ihtimalle “cumhurbaşkanına ve devlet büyüklerine hakaret” suçlamasıyla gözaltına alınır. Şartlar eşit de değil anlayacağınız. Bu yüzden ne gerek var bu şekilde bir propaganda tekniğine? Gelin anlatın neden evet dememiz gerektiğini seve seve evet verelim ülkemizin selameti için. Misal deyin ki yeni anayasa değişikliği sayesinde; artık şehit verilmeyecek, dolar düşecek, işsizlik tabana vuracak, vergiler azalacak, terör bitecek, dış borç kapanacak, gelir adaletsizliği düzelecek vs. gidelim basalım mührü evete. Bu kadar kolay işte.

MHP’den biraz umudum var. Referandum çalışmalarına bir başlayabilseler, en azından neden evet dememiz gerektiğine ilişkin bir şeyler duyabileceğiz inşallah.

Hayırlısı olsun…

Share
689 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA YAŞAMI BÜYÜK TEHLİKEDE

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Hazırlayan: Sami Aslan Yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre küresel ısınma nedeniyle gezegenimizin(Dünya’mızın) “geri dönülemez” noktaya yaklaştığını gösteriyor.  Bilim insanları iklim krizinin vardığı boyutlar konusunda dünyanın birden çok taşma noktasını çoktan aştığı konusunda uyarı yaptı. Uyarıda iklim değişikliğinin dünyadaki yaşama varoluşsal bir tehdit oluşturmaya başladığı açıklandı. The Guardian’da yer alan habere göre, küresel ısınmanın buzulların erimesi ve ormanların yok olması gibi bazı etkileri durdur...
  • İNSAN VE TOPLUM

    02 Aralık 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    KAPİTALİST SİSTEMİ SAVUNANLAR OLAYLARA BURJUVA MANTIĞI İLE BAKARLAR. BURJUVA MANTIĞI, KİŞİYİ TOPLUM ÜZERİNE ÇIKARDIĞI İÇİN MEYDANA GELEN TÜM OLUMLU VEYA OLUMSUZLUKLAR ÜRETİM SİSTEMİNE DEĞİL, KİŞİLERİN YETERLİLİĞİNE VEYA YETERSİZLİĞİNE, İYİ NİYETİNE VEYA KÖTÜ NİYETİNE BAĞLANIR. İNSANIN TOPLUM YARATIĞI OLDUĞU GÖRÜLMEZ. OYSA İNSANA DAMGASINI VURAN TOPLUM, TOPLUMA DA DAMGASINI VURAN TOPLUMUN TEMELİ OLAN ÜRETİM SİSTEMİNİN YARATTIĞI EKONOMİK SİSTEMLERDİR. PUTİN RUSYA’DA DEĞİLDE AFRİKANIN BALTA GİRMEMİŞ ORMANLARINDA BİR KABİLEDE YAŞIYOR OLSAYDI,...
  • SİGARA İÇMEK YA DA İÇMEMEK

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Eğitimci Sami ASLAN, hazırladı… Uzun yıllar sigara içtiği için akciğer kanseri riski zaten çok yüksek olan birinin “sigarayı bırakması” fazla bir şey ifade etmez. Sigarayı bıraktıktan ne 1-2 sene, ne de çok daha uzun seneler geçse bile kanseri riski asla “sıfırlanmaz”. Bu durumdaki hastaların bir kısmı KOAH’la ilgili öksürük, balgam, nefes darlığı şikâyetleri üzerine sigarayı bırakmış olabilirler. Sigaraya bağlı KOAH gelişen hastalarda akciğer kanseri riski, sigara içip de belirgin KOAH belirtileri olmayanlara nispeten çok daha yüksekti...
  • SİYASET DEĞİL ÜRETİM YAPIN!

    08 Kasım 2019 Ekonomi, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Merhaba saygı değer okurlar. Arayı çok açtık, Bahar bitti kış geldi. Mevsimler geçte olsa değişti. Ama bu aralar, Mevsimlerden çok insanlar çabuk değişiyor. Cenazeye gittiğimiz zaman, üç günlük dünya, iyilik yapana, iyilikle anılana ne mutlu deriz. Veya şu üç günlük dünyada, bir karış topraktan başka ne alacağız ki deriz. İnsan ameli ile anılır deriz. Herkes İyilik Ve Ahiretten Dem Tutar! Ama hiç kimse bunu uygulamaz. Hiç birimiz! Herkes kendi menfaati doğrultusunda hareket eder. Kardeş, kardeşini, Baba Evladını, Evlat Baba Annesini ...