ÜST REKLAM

logo

reklam
17 Şubat 2017

AKDENİZ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ MEVLÜD ORUÇ, ATATÜRK’ÜN “YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ” POLİTİKASINA İŞARET ETTİ

AKDENİZ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYESİ MEVLÜD ORUÇ,  ATATÜRK’ÜN “YURTTA BARIŞ, CİHANDA BARIŞ” POLİTİKASINA İŞARET ETTİ

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç,  gazetemize konuştu. Türkiye’nin Ortadoğu bölgesinde “Sıfır sorun”, Düşmanları Azaltma” vb barışçıl yöntemlerle önderliği elde etmesi gerektiğini belirten konuşmasında Oruç, Türkiye’nin bölgenin barışına ve huzuruna hizmet etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç,  açıklamasında;

ROL MODEL ÜLKE                

Ülkemiz Ortadoğu’da gelişen siyasi, askeri, ekonomik, kültürel, dini vb her gelişmeden etkilenir veya gelişmelere müdahil olarak etkiler. İzlenen dış politikanın ülkemiz ve dünya halklarının yararına olması için mücadele etme vicdanı sorumluluğumuz var. Ülkemizin iç ve dış politikasında halklar için demokrasi, eşitlik, emek, laiklik, özgürlükler ve insan haklarından yana “Rol Model” olmasını gözetler ve destekleriz. Etnik kimliklerle,  inançlarla, halklarla, anadillerle yaşadığı sorunları demokratik ve barışçıl yollarla çözen örnek ülke olarak Türkiye “Rol Model” olmalıyız. Bu dönemde ülke olarak yaralı komşularımız Irak ve Suriye’ye sevgi ve barış elimizi uzatmalıyız.  Atatürk’ün “Yurtta Barış, Cihanda Barış” politikası doğru idi ve bugün için de doğrudur. Bugün “Sıfır sorun” veya “Düşmanları azaltma” politikaları çok zayıf kaldı. Türkiye Ortadoğu bölgesinde “Sıfır sorun”, Düşmanları Azaltma” vb barışçıl yöntemlerle önderliği elde etmeli, bölgenin barışına ve huzuruna hizmet etmelidir.

MERKEZ ÜLKE

Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar, İbraniler ve diğer etnisiteler ile birlikte 500 milyonluk tahmini nüfusları ile Ortadoğu bölgemizin komşu ve kardeş halkları her zaman birbirlerine ihtiyaç duyacaklardır. Türkiye olarak Ortadoğu bölgesinde bütün alanlarda ortaklaşmayı önermeliyiz.  Ülkemiz, Arap ve Ortadoğu âlemi için sanayi, ticaret, turizm, finans, banka, sanatsal, sportif, sağlık vb hizmetler açısından güvenli ve cazip merkez olmalıdır.  Ülkemizden Arapça yayın yapan özel televizyonun, radyonun, gazetenin, derginin, internet sitenin hedef kitlesi en az 300 milyon insandır. Ortadoğu bölgemizde üretilen sanayi, turizm, ticaret, sağlık, banka, finans, borsa, fuar vb hizmet ve ürünler için iç piyasa bütün Ortadoğu yani 500 milyon insan olmalıdır. Ortadoğulu turistin rahat edebileceği plaj, otel vb turizm tesisleri özellikle ilimiz ve genel olarak bütün ülkemiz sahillerinde yaygınlaşmalıdır. Siyasi partilerimizin, Sendikalarımızın, derneklerimizin, yardım ve dayanışma örgütlenmelerinin  doğu komşularımızda partnerleri olmalı ve birliktelikler kurulabilmelidir. İlimizin spor kulüplerinin ve takımlarının doğu komşularımızda kardeş kulüpleri, kardeş takımları olmalıdır. Komşu ülke takımları ile ülkemizin takımlarının dâhil olacağı Ortadoğu bölge spor lig’lerine önderlik yapabilmeliyiz. Halepli, Laskiyeli, Rejovalı, Beyrutlu, Ammanlı, Telaviv’li, Kudüs’lü gençlerle savaşmak değil, birlikte maç oynamak, izlemek, alış-satış, yatırım, tatil yapmak istiyoruz. Türk, Arap, Kürt, Fars halkları arasındaki ilişkiler ile ilgili öğretilmiş yanlış ezberlerimizi artık terk etmeliyiz.

ROL MODEL ŞEHİR

Hatay ilimizde Türk, Kürt, Arap, Ermeni ve Yahudilerin, Hıristiyan, Alevi, Sünnilerin aralarında olduğu her dilden ve her dinden vatandaşımız barış içinde kardeşçe yaşıyor. Hatay ilimiz sadece ülkemiz için değil bütün Ortadoğu bölgesi için bir arada, yan yana, kardeşlik ve barış içinde yaşamın, anlayış, uzlaşma ve hoşgörü kültürünün “Rol Model Şehir” olmayı hak ediyor. Hatay,  barış toplantılarının, konferansların, platformlarının, görüşmelerin ve anlaşmaların yapıldığı doğunun Cenevre’si olmalıdır. Şehrimizden komşu ülkelere yönelik bu niteliklerimize aykırı düşen olumsuz bütün hareketler bizi temsil etmez. Ailesi veya arkadaşı ile yemek, içmek, dinlenmek, gezmek, eğlenmek için komşu ülkelerden günübirlik gelmeleri özledik. Birbiri ile kavgalı düşman kardeş ülkelerin halkları olan İsrailli ve  Filistinli, Suriyeli vb halklar barış ve kardeşlik şehri Hatay’ın barışçıl havasını birlikte solumalı ve bir birleri ile diyaloga girmelidir. Uygun iklim, yakın mesafe, ulaşım kolaylığı, barışçıl atmosfer ve benzer kültür ve dil bilmenin avantajı ile Hatay da aynı ortamda tatil, alışveriş, tedavi vb olabilirler.

ULAŞIM KOLAYLIĞI VE DİL BİLME AVANTAJI

Komşu ülkelerden müşterilerimiz, misafirlerimiz kara, hava, deniz ve hatta hızlı demir yolu ile ülkemize pasaportsuz ve vizesiz hatta sadece kimliği ile gelebilmeli, alışverişini, tedavisini, tatilini yapabilmelidir. Akşamları ışıklarını görebildiğimiz komşu ülke Suriye’ye ve Lübnan, Ürdün, İsrail’e en yakın deniz kıyımız olan Samandağ kıyısından feribot seferleri yapılmalıdır.  Tel Aviv, Kudüs, Beyrut, Şam, Amman, Halep, Lâskîye, Hatay, Antep, Ankara, Adana, Mersin İstanbul vb şehirler birbirleri ile hızlı tren ve hava yolu ile bağlanmalıdır.

“Rol Model” ve “Merkez Ülke” olabilmemizin önkoşullardan biri ulaşım ise diğeri çok dil bilmektir. Ülkemizin Arapça konuşan coğrafyaya açılan kapısı olan Çukurova ve Hatay bölgemizde halkımızın yaygın konuştuğu dillerden birisinin de Arapça olması her bakımdan ülkemizin bir avantajıdır.  Arapça konuşan müşterilerimiz ve misafirlerimiz yanlarında tercümana ihtiyaç duymadan bizimle diyaloga girebilmesi büyük bir kolaylıktır.

Anadilimiz Arapça korunacak, geliştirilecek, gururla tanıtılacak ülkemizin anadillerindendir. Hem ülkemiz ve hem vatandaş için tek dil tek ayakla yürümek, çok dil ise çift ayakla koşmaktır.  Çocuğu ile Arapça konuşmayanlar sanıldığı gibi modern değil gerici oluyorlar. Anadilimiz Arapça dâhil daha çok dil konuşma ve öğretme olanağı varken çocuğumuzu mahrum bırakmak akıl işi değil ve çocuklarının geleceğine, okul, iş ve hayat başarısına,  zekâ ve duygusal IQ gelişimine zarar veriyor. Ülkemizin çok dil bilen uygar nesillere ihtiyacımız var. Çok kültürlü ve çok dilli dünyada tek dilli geri nesiller ülkemizin iç ve dış perspektifine ve hedeflerine zarar veriyor. Çocuğu ile Arapça konuşmayan bir insan ülkemiz Türkiye’ye, Dünyaya, insanlığa ve çocuğunun geleceğine katacağı en önemli değeri yok ediyordur. Okullarda Arapça öğrenebilmeliyiz. Bölgemizin yol, yerleşim yeri, turizm ve bilgi levhalarımızda Türkçemizin yanında Arapça ve İngilizce olmalıdır.   Aydınlar, dernekler, partiler, devlet kurumları ve bir bütün Ülke olarak Anne- babaları uyarmalı, teşvik etmeli, desteklemeli ve yardımcı olmalıyız.

DÜNYA VE BÖLGE DİLİ TÜRKÇE

Resmi dilimiz Türkçemizi en iyi şekilde öğrenecek ve konuşacağız. Anadilimiz ve resmi dilimiz Türkçemiz rakip değil bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Ülkemizde ve Ortadoğu’da konuşulan Türkçe, Arapça, Kürtçe, Farsça hepimizin ortak dilleridir, öğrenmeli ve konuşabilmeliyiz. Türkçe sadece ülkemizin değil bütün Ortadoğu’nun ve dünyanın öğrendiği ve konuşabildiği ortak dillerden olmalıdır. Birleşmiş milletlerin kabul ettiği resmi diller arasına girmesini sağlayabilmeliyiz. Türkiye olarak kendimize güvenmeliyiz ve açılımları engelleyen kafalarımızdaki engelleri, korkuları aşmalıyız” ifadelerine yer verdi.

Haber-foto:Ümit sağaltıcı

 

 

Share
612 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?