ÜST REKLAM

logo

reklam

GÜNDEM: VAKIF, SULAR DURULMUYOR!

 

Av. Selim Zeybekoğlu, CHP Hatay Kurultay Delegesi Mehmet KAMACI’yı sahiplendi. Av. Zeybekoğlu, CHP’den beklenen tabandan tavana hakimiyeti üzerine ciddi eleştirilerde bulunurken, CHP Hatay Kurultay Delegesi Kamacı’nın ilçemizde yolsuzlukla mücadele konusundaki samimi bir çaba gösterdiğini dile getirdi. Kamacı, açıklamasında CHP’nin Samandağ ilçesinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Av. Zeybekoğlu, ‘CHP Yerel Yönetimi, dedikodu mahiyetinde olsa bile bunları irdelemek ve var ise yolsuzlukları yargıya taşıması gerekirken, sığ açıklamalar yapmak suretiyle kamuoyunun tepkisini azaltma yoluna gitmiştir. Samandağ İlçe Yönetim Kurulu Sayın Başkanı iddiaları küçümsemiş, hiçbir yargı denetiminden geçmemesine rağmen bunları iftira olarak değerlendirmiştir’ dedi. Av. Zeybekoğlu, şeffaflık gereği Belediye başkanı Sayın Mithat Nehir’in başkanlığında Hizmet Vakfının bilançosu açıklansın’ dedi.

Av. Selim Zeybekoğlu:  CHP niçin büyümüyor ?

Av. Zeybekoğlu, açıklamasının devamında; “Türkiye’nin gündemi referandum. Samandağ’ın gündemi ise Belediye Başkanı. Devrimci gelenekten gelip CHP’de yoluna devam eden bu siyasi fani, Samandağ gündeminin niye birinci sırasında yer aldı? Bu soruya öncelikle mensup olduğu parti yetkilerinin araştırıp cevap vermeleri gerekir. Ancak, partinin karakteristik yapısında özeleştiri geleneği olmadığından ve parti içinde olagelen olumsuzlukların araştırılmadan kapatılması daha kolay bir yol olarak kabul edildiğinden bu olumsuzluklar üzerinde durulmaz. Bunları dile getirenlerin bertaraf edilmesi için hemen disiplin mekanizması işletilir. CHP’nin bu alışkanlığını bir iki örnek vermek suretiyle anlatmaya çalışacağım. Değerli bilim adamı, hukukçu Prof. Dr. Süheyl Batum, sadece Sayın Genel Başkan’ın hoşuna gitmeyen bir demeci için partiden kesin olarak ihraç edildi. Emine Ülker Tarhan aynı akibete uğradı. Parti içi demokrasiyi çalıştıracağını söyleyen Sayın Genel Başkan, grup toplantısında bir şeyler anlatmak isteyen bir vatandaşa “Genel başkanın sözü kesilmez!” diyerek azarlıyor ve onu dışarı attırıyor. Kendi görüş ve düşüncelere karşı olanlara tahammülü yok Sayın Genel Başkan’ın. Başka parti genel başkanına pervasızca diktatör diyebilen genel başkan acaba parti içindeki davranışlarını ne olarak değerlendiriyor? Milletvekillerini, belediye başkanlarını, meclis üyelerini Ankara’da oturduğu yerden belirleyen bir genel başkanın bir başkasına  “diktatör” deme hakkı var mıdır? Kaldı ki bu durum Sayın Genel Başkan’ın iktidar olmadan önceki halini gösteriyor. Bir de kazara iktidar olursa, o zaman ki halini düşünmek bile istemiyorum.

Esas konumuza gelelim. Ama CHP dendiğinde bu olumsuzlukları dile getirmeden de olmuyor. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” atasözünü herkes bilir. İyi bir partili olduğunu yıllardan beri bildiğim ve tanıdığım, Fevzi Bağdadi, sadece  ‘Belediye yönetimi parti ilkeleri doğrultusunda hareket etmiyor, parti yönetimi ile diyalogları yok.’ dedi diye soluğu disiplin kurulunda aldı. Belediye yönetimi etrafında oluşan çıkar grubu, Fevzi Bağdadi’yi linç etmeye kalktılar.

Belediye başkanı ve yönetimi ile ilgili olarak eleştiri yönelten Sayın Mehmet Kamacı (Maviş) içinde aynı yöntemi uygulamaya başladılar. Mehmet Kamacı yıllarını parti hizmetine sunmuş; bilgili, bilinçli, kültürlü biridir. Sırf konuşmuş olmak için konuşmaz. Doğru ve gerçek yolda gerekirse canını bile verecek kadar yürekli olan, her yönüyle güvenilir bir insandır. Belediye Başkanı Sayın Mithat Nehir bu hususları benden daha iyi bilir. Çünkü seçimde ve seçimden sonra Mehmet Kamacı’nın (Maviş) en yakın çalışma arkadaşı olmuştur. Belediye başkanı seçimlerindeki katkısı inkar edilemez. Durum böyle iken; Sayın Kamacı, belediye içinde bazı yolsuzluklar yapıldığını dile getirmektedir. Bu konudaki bilgi, belge ve dokümanları halkın bilgisi yanında gerekli makamlarla paylaşmaktadır. Daha doğrusu Mehmet Kamacı her dürüst vatandaş ve partili gibi medeni bir şekilde bu yolsuzlukların araştırılmasını ve varsa sorumlular hakkında gereken işlemlerin yapılmasını istemektedir. Medeni toplumlarda bu şekilde davranan insanlar takdirle karşılanır. Parti yönetimi ise, kendi bünyesinde bu hususları araştırır ve suç unsuru bulması halinde sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunur; parti disiplin kurulunu çalıştırır. Söylenenler dedikodu mahiyetinde bile olsa, partinin yapması gereken bunu araştırmak ve araştırma sonucunu kamuoyuna duyurmaktır.

Sayın Mehmet Kamacı’nın (Maviş) söyledikleri hususların hemen hepsi Samandağ’da her kesim vatandaş tarafından konuşulmaktadır. Belediye başkanı Sayın Mithat Nehir’in başkanlığında Hizmet Vakfı adında bir vakıf kurulduğu herkesçe bilinmektedir. Vakfın yönetim yerinin resmi belgelere göre belediye başkanının sayın eşinin yazıhanesi olduğu da herkes tarafından bilinen bir husustur. Vakfa yapılan bağışlar bu adreste kabul edilmektedir. Vakfın işlevinin ne olduğu ve neler yaptığı konusunda bilgi edinmek isteyen vatandaşları aydınlatmak vakıf başkanı olan Sayın Belediye Başkanı’nın görevidir. Ayrıca vakfın hangi hizmetleri yaptığı vakfa para bağışında bulunan insanların bilinmesinde, hatta vakfın bilançosunun yayınlanarak kamunun bilgisine sunulmasında bir sakınca olmadığını bu gibi işlerde şeffaflığın ön planda olması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca vakfa para bağışında bulunan insanların ve yakınlarının belediye ile herhangi bir işlerinin olup olmadığını da bir vatandaş olarak bilmek hakkımızdır. Kaldı ki Sayın Belediye Başkanı’nın mensubu olduğu parti “şeffaflık” konusunda çok hassas olduğunu iddia etmektedir.

Bu vakıf, Ak Partili bir belediye başkanı tarafından kurulmuş ve yönetiliyor olsa idi, CHP yönetimi bununla ilgili olarak rekor denecek düzeyde eleştiri yöneltir, şikayetler yağdırırdı. Bir zamanlar Kayseri Belediye Başkanı Sayın Özhaseki hakkında kıyametleri koparan CHP, kendi bünyesindeki böyle ciddi suçlamaların yöneltildiği bir VAKIF hakkında çok daha hassas davranması gerekmez mi? Bu eleştiri ve iddiaları ileri süren, resmi makamlara ileten ve takip eden Sayın Mehmet Kamacı sıradan bir parti üyesi değildir. Eski milletvekillerinin yarıştığı Kurultay Delegeliği seçiminden herkesten fazla oy alarak seçilen ve halen Kurultay Delegesi olan bir partilidir. Sayın Kamacı’nın amacı bu konuları tartışarak partisini güç durumda bırakmak değil, yanlış yapılan ve kamunun tepkisini çeken uygulamaları önleyerek partinin Samandağ’daki eski konumuna gelmesini sağlamaktır. Sayın Kamacı partinin gelişmesini ve daha da güçlenmesini istemektedir. Yolsuzlukla mücadele konusunda mangalda kül bırakmayan CHP Yerel Yönetimi, dedikodu mahiyetinde olsa bile bunları irdelemek ve var ise yolsuzlukları yargıya taşıması gerekirken, sığ açıklamalar yapmak suretiyle kamuoyunun tepkisini azaltma yoluna gitmiştir. Samandağ İlçe Yönetim Kurulu Sayın Başkanı iddiaları küçümsemiş, hiçbir yargı denetiminden geçmemesine rağmen bunları iftira olarak değerlendirmiştir. Bizim bildiğimiz ve tanıdığımız İlçe Başkanı Sayın İbrahim Aydoğan bu konuda Sayın Mehmet Kamacı’ dan daha hassas davranmalı idi. Çünkü bu iddialarda gerçek payı olması halinde adı geçen Belediye Başkanı yönünden verilmesi muhtemel olan en hafif ceza partiden ihraç cezası olacaktır.

Yönetim olarak bunlara bigane kalan CHP böylelikle Samandağ’da aşırı derecede kan kaybetmektedir. Bu şekilde yönetilmeye devam olunması halinde ilkelerinden uzaklaşmış, ekseni kaymış bir parti olarak devam edecektir. Bu yazıdan birkaç gün Sayın Belediye Başkanının belediyeye kazandırdığını söylediği araçların teslim törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile birlikte üç genel başkan yardımcısının katıldığı törene katılım sayısı, Samandağ’da mevcut oyların %80’ninden fazlasını alan bir partiye yakışmamıştır. Yüzlerce araçlık konvoyla karşılanan ve binlerce kişinin katıldığı eski törenler ve toplantıları hatırladığımızda CHP’nin Samandağ ilçesinde yok olmak tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını üzülerek söyleyebiliriz.

Partiye yaşamları boyunca katkı sunan, hiçbir mevki ve makam gözetmeden ve beklemeden partinin iktidara gelmesi için çalışan, özveride bulunan, bazı makamları işgal eden efendilerin o makama gelebilmeleri için emek ve mesai harcayan, gece gündüz çabalayan insanları harcamak, partiden uzaklaştırmak CHP’ye ne kazandırır, onu şimdiden bilemem. Ancak şunu kesinlikle ve cesaretle söyleyebilirim ki CHP’nin bir belediye başkanı ve onun etrafında aynı doğrultuda hareket eden birkaç meclis üyesi ile birkaç memura ve bunların ilkel çıkarlarına kurban edilmemesi gerekir. Bu nedenle kurultay delegesi Sayın Mehmet KAMACI’nın yolsuzlukla mücadele konusundaki samimi çabasını ve onunla birlikte bu konuda katkıda bulunanları takdirle ve dostça selamlıyorum”dedi.

Haber-foto:Ümit sağaltıcı

 

 

 

 

 

Share
779 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?