NESİL, PSİKODİYET ÜZERİNE KONUŞTU - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

NESİL, PSİKODİYET ÜZERİNE KONUŞTU

Bu haber 19 Mart 2021 - 7:54 'de eklendi ve 291 kez görüntülendi.

Geçmişten bu yana kilolar başımıza hep bela olmuştur. Kilo vermek isteyen sağlıklı kilo vermenin, kilo almak isteyenlerde sağlıklı kilo almanın yollarını arayıp durmuştur. İlçemizde Faaliyet gösteren Mavi Psikolojik ve Danışmanlık Merkezi bünyesinde Psikodiyet alanında hizmet vermeye başlayan Diyetisyen Lale Nesil, kilo alıp vermekten ziyade bu amaçla kullanılan ilaçları önlemek ve yasaksız sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirmek için çalışmalarına başladığını duyurdu.

Psikodiyet üzerine faaliyet göstereceğini ifade eden Diyetisyen Nesil kendisine yönelttiğimiz soruları cevapladı.

*Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

Diyetisyen Lale Nesil: Ben Adnan Menderes Üniversitesi Beslenme ve Diyetlik bölümü mezunuyum. Okuldan mezun olduktan sonra yurtdışında deneyim kazanmak istedim. Ailemde sağolsun destekledi. Bosna Hersek’e gittim, yarım dönemim orda geçti. Bosna Hersek’te ki havaya koşullarına dayanamadığım için geri döndüm. Fizyoloji bilim dalında yüksek lisansa başladım. Fizyoloji bölümünde Adnan Menderes’te tezi yüksek lisansa özel öğrenci olarak başladım. Bir yandan da Bodrumda çalışmaya başladım.  2 yıl boyunca orda kaldım. Bir sağlık otelinde çalıştım. Ardından pandemi dolayısıyla ailemin burada yalnız kaldıklarını düşündüm. Bu yüzden buraya geri döndüm ve burada bir ofis açma kararı aldım. Şuan yüksek lisansıma devam ediyorum, tez aşamasındayım.  Samandağ’a gelmem ve eğitimim bu şekilde oldu. Sivil toplum kuruluşları benim her zaman hayatımdaydı hatta haftaya yine Antalya’ya gideceğim. Güzel bir projenin içindeyim ‘Engellilik turizmine’ yönelik. Güzel işler yapacağız şimdi Samandağ’a yönelik bu çalışmalarımı devam ettireceğim.

*Bu mesleği seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Diyetisyen Nesil: Ben ilkokulda da, lisede de sürekli sağlık alanında bir tercih yapmak istiyordum. Hedefim hep tıp fakültesiydi. O zamanlar puanım yetmediği için tıpa yakın olan ve beni mutlu edecek meslekleri düşünmeye başladım. Annem sağlıkla çok fazla ilgileniyor hatta Dilara Koçak bizim mesleğin en iyisidir annem hep onun haber yazılarını okurdu. İster istemez biz de bu şekilde büyüdük. Annem o yazılardaki gibi yememiz gerektiğini söylerdi tabi ki bu durum mesleğe daha yakın olmamı sağladı. Şuanda mesleğimi çok seviyorum. Mesleğime hiç bir zaman bir zorunluluk olarak bakmadım. Sevdiğim için de ofisimi açtım. Bu mesleği seçmemde annemin payı yüksek.

*Neden Psikolojik Mavi Danışmanlık bünyesinde de, kendi ofisiniz değil?

Diyetisyen Nesil: Biz Kemal Beyle uzun yıllardan beri tanışıyoruz. Aslında bizim aklımızda hiç böyle bir şey yoktu, tabi ki ben kendi mesleğimi, ofisimi açmak istiyordum. Fakat pandemi olduğu için bekletiyordum. Bunun yanı sıra benim online danışmanlıklarım da var. Yüz yüze görüşmüyoruz ama online sistemden görüşüyoruz.  Danışanlarımla yüz yüze görüşemiyorduk sağ olsun Kemal görüşmelerimi ofislerinde yapmam konusunda bir teklifle geldi. Bende bunun yerine psikodiyet alanında bir ortaklık teklif ettim.

Psikodiyet; genelde kilo almada vermede zorluk yaşayan, çocukluktan gelen psikolojik problemlerde sadece diyetisyen önerileri yeterli olmuyor. Bu nedenle burada birlikte çalışma fikri mantıklı geldi.  .

*Beslenme ve diyet uzmanı dendiği zaman akla sadece zayıflatan kişi geliyor. Alanınızda farklı dallar var mı?

Diyetisyen Nesil: Beslenme ve diyet dediğimizde akla gelen ilk şey kilo almada değil kilo vermeye yönelik. Bu tabi ki herkesin aslında beslenme hakkında konuşabiliyor olmasından kaynaklanıyor. Bu algıyı yaratan bazı diyetisyenlerde olabilir. Ben tahlil sonuçlarına bakmadan diyet yazmıyorum hiçbir danışanıma. Eğer ki kan tahlilini görmeden, danışanın dediklerinize göre hareket edersek bunun devamı gelmez bunun yanı sıra ciddi riskleri de var. Bir danışana liste yazmamız gerekiyorsa önce sağlık sorunu olup olmadığına bakmamız gerekiyor. İnternete girin bir sürü diyet listesi var. Eğer her şey internetten öğrenilebilecek ve yapılabilecek olsaydı o zaman dünyada neden hala obezite var?

Bunları zaten birçok kişi denedi. Peki ya sonrasına bakın. Tiroit fonksiyonları bozuk, böbrek fonksiyonları bozuk, karaciğer enzimleri tavan yapmış ne yaptınız diyorum ‘hocam ben şu şu ilacı kullandım’ diyor. Maalesef vatandaşlarımız tam anlamıyla bilinçlenmeden kendi başlarına diyet yaptıklarında sonuçları kötü olabiliyor. Diyetisyene sadece kilo vermek için gelen danışanlar var. Oysaki kilo vermekten önce sağlığını düşünmeleri gerekiyor. Tansiyonu, diyabeti olan vatandaşın bu hastalıkları daha fazla tetiklemesi için kilo vermesi gerekiyor. Maalesef bu algı geçmişten bu yana gelen bir algı ama ben bu algının kırılacağına inanıyorum.

Biz artık bundan sonraki süreçlerde aslında beslenmenin sadece kilo almak veya kilo vermek değil, birçok hastalığın tedavisinde beslenmenin öneminden bahsedeceğiz.

Mesleğimizde farklı alanlar da var. Nasıl tıp fakültesinde farklı alanlara farklı kişiler bakıyorsa bizim meslekte de diyabet diyetisyeni, anne-çocuk diyetisyeni, kalp hastalıkları gibi dallandırmayı bizde çok istiyoruz çünkü bir insan her şeyi bilemez. Bu konuda uzmanlık alanları seçerek yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bizim de mesleki anlamda en çok istediğimiz şey bu yani bir sporculara sporcu diyetisyeni baksın, bebek beslenmesine anne çocuk diyetisyeni baksın. Bu konuda da uzmanlaşan arkadaşlarım var işlerinde de gayet başarılılar. Yavaş yavaş bu sistemi oturtmaya çalışıyoruz meslek camiasında.

*Size gelen ve zayıflamak isteyen her insana uyguladığınız liste aynı mı?

Diyetisyen Nesil: Tabi ki hayır. Dediğim gibi diyetisyenlik çok farklı algılandı. Devlet hastanelerindeki yoğunluktan dolayı bir bakıyorsunuz size tek bir liste veriliyor işte bunlar yasak bunları yiyeceksiniz gibi şeyler söyleniyordur. Danışana hiçbir şey sormadan çıkış alıyorlar. Ben ilk görüşmemde 40-45 arası soruyla danışanımı tanımaya çalışıyorum. Danışanım kadınsa nasıl şekilde doğum yaptığı bile beslenmede çok etkili olduğu için soruyorum. Hiçbir şekilde sabah 7’de kalkacaksın sadece bunları yiyeceksin tarzında bir program oluşturmadım. Danışanımın yaşam düzenine, iş hayatına, sevdiği – sevmediği yiyeceklere göre bir liste oluşturuyorum. Bu şekilde de danışan kendini kasmak zorunda kalmıyor. Ben danışanıma desem ki hirisi yok, içli köfte yok, bayramda şiş et yok gibi yasaklar koysam bu yasaklara uyamayacak ki.

*Samandağ’ında ofis öncesi çalışmalarınız oldu mu?

Diyetisyen Nesil: Ben sosyal medyayı aktif kullanan biriyim. Buraya gelince takipçi sayım arttı. Ben Samandağ’a geldim ancak Bodrum’a geri dönecektim çünkü oradaki iş hayatım devam ediyordu. İşlerim uzadı ayrıca kız kardeşim ve annem gitmemi istemediler. Benim burada olduğum süre içerisinde vatandaşlarımızdan yaptığım paylaşımlar üzerine dönütler alıyordum. Bende ofisimiz olmadığını ancak online danışmanlık verebileceğimi ifade ediyordum. Samandağ’da ilk çalışmalarım böyle başladı. Samandağ yemek kültürü bakımından çok farklı bir yer. Bir diyetisyen olarak benim buraya ayak uydurmam lazım. Ben ege ‘de çalışırken sebze yemeklerinde enginar, kerevizi rahatlıkla yazarken ben buradaki danışanlarıma enginar, kereviz yiyeceksin diyemem.

Ya da benim bir biberli ekmeğin kalorisini bilmem lazım, bir künefenin kalorisini bilmem lazım, bir hirisinin kalorisini bilmem lazım işte ne sıklıkla yediğini bilmem lazım. Nereye giderseniz gidin sadece Samandağ için konuşmuyorum ancak başarılı olmak için o kültürün ne istediğini ne yaptığını bilmeniz gerekiyor. Beslenme biçimini öğrenmeniz gerekiyor. Ben bunu online danışmanlarımda gördüm.

Burada altın günü mevzusu çok fazla şehir dışında bu kadar ikram yok. Bizim burada misafire sorulmadan kahvesi önüne getirilir. Meyve birden gelir tek çeşitte değil ve bütün bütün gelir meyveler. Niye yemedin ye ısrarı gelir, üstüne yine çay gelir. Yanına bir tatlı gelir. Şimdi düşünün ki bir günde iki defa altın gününe gittiniz. Nerede kaldı diyet.

*Bir Samandağlı olarak Samandağlıların beslenme düzeni üzerine ne diyebilirsiniz?

Diyetisyen Nesil: Biz çok misafirperver insanlarız. Bu çok güzel birşey. Yemek konusunda neden yemiyorsun ye gibi ısrarlar oluyor. İçerisinde kuyruk yağı gibi yemekleri çok seviyoruz, tereyağına bayılıyoruz, hirisiler mesela başlı başına kalori bombası ama hepimiz çok seviyoruz.

Sebzelere biraz uzağız Akdeniz insanıyız denizimiz var ama balığa uzağız. Yani Samandağ için kırmızı et tüketimi kültürümüzün de etkisiyle bayramlarımız bizi kırmızı etten mahrum bırakmıyor. Bu çok güzel kıymetli birşey ama miktarını ayarlamak çok önemli bu noktada biraz sıkıntı yaşıyoruz. Biraz o enginar, kereviz gibi sebzelerin yavaş yavaş hayatımıza girmesi lazım.

* Samandağ’ın yemek kültürünü biliyorsunuz. Listenizde özellikle bu yemeği yeme dediğiniz bir çeşit var mı?

Diyetisyen Nesil: Hep bu örneği veriyorum danışanlarıma. Psikolojide bir örnek verilir; kişiye dersin ki beyaz bir ayı düşünme. Biraz beklersin kişiye dersin ki beyaz bir ayı düşündün mü kişi evet düşündüm der yani ben bir insana hayır yemeyeceksin dersem o insan onu bir gün iki gün üç gün yemez ama dördüncü gün atakları başlar ve ona karşı bir arzu hisseder. O yüzden ben özellikle yasak demiyorum yani şunu da diyorum kaçamak yapıyorsun listede yok pişman olacaksan yeme. Pişman olacağın bir kaçamak yapma. Ama çok istedin, canın istedi yemek istiyorsan ye.

Vücut psikolojisi öyle bir mekanizma ki yasakladığınız şeyi daha çok arzuluyor. Bunu hayatınızın basit örneklerinde de yaşarsınız. Biri sana o tarafa bakma dediğinde arkanı dönüp bakarsın değil ki, baklavayı yemeyeceksin, künefeyi yemeyeceksin dediğimde kişinin bilinç altında sürekli onu bir arzu olarak empoze ediyoruz. O yüzden benim yasaklarım yok hep şu güvenceyi de veriyorum insanlara. Yasaklar psikolojimizi etkiliyor bu yüzden bizde yasak yok.

*Size Canan Karatay diyeti sorsalar ne dersiniz?

Diyetisyen Nesil: Canan Karatay hocamız gerçekten bana göre başarılır bir uzman. Onun diyetleri çok popüler oldu. Ekmek yemeyin deyip lahmacunla yakalandığını çok duyduk. İnsanlara bir şey önerirken ekmek yemeyin o şekerdir dediğinde o aslında doğru söylüyor. Ama biz onun öncesini ve sonrasını çoğu zaman duymadığımız için bazı haberi yanlış anlayabiliyoruz. Canan Karatay’da bencegayet başarılı ve diyetleride değerlendirmeye alınacak diyetler.

*Sosyal medya hesaplarında lahana diyeti, limon kürü uygulama, bir hafta içerisinde 7 kilo ver şeklinde uygulamalar var. Bunun üzerine düşünceleriniz neler?

Diyetisyen Nesil: İnsanlarda her zaman şu algı var.En kıssa yoldan başarıya ulaşmak. İnsanlar sanıyor ki sporcular, kilo verenler bir anda bir şey içti ve zayıfladılar. Ya da spor alanında başarıya ulaştılar. Ama öyle bir dünya yok. Şansa gerçekleşen hiçbir şey yok. Bu lahana diyeti, işte limon kürü diyeti, bir hafta da 7 kilo diyetleri zaten gerçekçi sonuçlar değil. Danışan bu kürlerle ciddi bir şekilde ödem atar ancak bütün bir hafta boyunca aç kalmış olur bunu bir hafta boyunca uygular bir haftanın sonunda şiddetli bir şekilde o kiloları geri alır. Şuan herkes deniyor ancak danışana hafta  da vereceğiniz yarım kilo ya da bir kilo size zarar vermez desem de hemen kilo vermek istiyorlar.

Ama diğer türlü vücut ciddi bir yıkıma girer. Yani vücudunuza zarar verirsiniz tiroit hormonları, karaciğer hormonları, böbrek fonksiyonları şiddetli bir şekilde bozulur. Şimdi bunu her ne kadar uzman olarak söylesek de vatandaşın başına gelmeden bunu idrak etmiyor. Maalesef gidiyor bazı ilaçları içiyor, bazı diyetleri yapıyor, çoğu zaman o kişilerin kronik rahatsızlıkları varsa tansiyon gibi, şeker gibi daha da kötüye gidiyor.

O diyeti yapıp, vücudunun çalışma sistemini bozduktan sonra ya hocam benim tiroitlerim bu diyetten dolayı bu hale geldi diyip gelen çok danışanım oldu.

Bu diyetlerle beraber  ‘çok hızlı bir şekilde kilo verdiğinizi düşünüyorsunuzdur. Aslında siz vücudunuzdaki suyu atıyorsunuz şiddetli bir sıvı kaybı yaşıyorsunuz ardından da aynı şekilde bir hafta ya da iki hafta sonra zaten o kilolar geri geliyor. Çünkü eski alışkanlıklarınıza geri dönüyorsunuz.  Bunu bir defa yapın diyetisyen diyetisyen dolaşmanıza gerek kalmaz.  Kiloları yavaş yavaş vermek daha sağlıklı. Ama biz biraz aceleciyiz sanki o kiloları bir günde almışız gibi bir günde vermek istiyorlar.  Sağlığınızı lütfen önemseyin öyle mucizevi şeyler maalesef yok. Ama öyle bir şey yok biz süreci uzatmaya çalışmıyoruz bizim amacımız şu iki ayda ver, üç ayda, ver dört ayda ver ve bidaha geri alma. Hızlı verirsek hızlı alırız. Yani vücudumuz öyle bir sistemle çalışıyor

* Sağlıklı zayıflayan bir beden kaç kilo vermeli?

Diyetisyen Nesil: Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği haftalık yarım kilo ile 1 kilo arası yağ ağırlıklı kilo kaybı bizim için en sağlıklı kilo kaybıdır. Siz o kiloyu verdiğiniz zaman hızlı bir şekilde geri alamazsınız ama 1 haftada 5 kilo verirseniz o zaman hızlı bir şekilde almaya meyilli olursunuz. Tabi ki ideal kilosuna çok uzak olan kişilerde 1 buçuk 2 arasında olabiliyor.

* Sağlıklı kilo almak isteyen bir beden haftada kaç kilo almalı?

Diyetisyen Nesil: Bu kişinin metabolizmasına göre değişir. Bir haftada şu kadar alacaksın demekten ziyade kişi neden kilo almıyor. Fizyolojik bir neden mi var ona bakmak lazım. Vücudunda kilo almamasına engel olan hormonal bir bozukluk mu var ya da kişi gerçekten çok yediğini düşünüp aslında az mı yiyor.  Ya da bağırsaklarımız iyi mi çalışıyor çünkü böyle bir şey varsa siz şanslı gruptan sayılıyorsunuz. Hızlı bir şekilde kilo kaybı yoksa bağırsaklarımız çok iyi çalışıyor.

*Yüksek tansiyon sorunu yaşayan insanlar diyet yapabilir mi?

Diyetisyen Nesil: Özellikle o insanların diyet yapması gerekiyor. Yüksek tansiyon hastaları için doktorlar az tuzlu beslenmelisin az yağlı beslenmelisin Akdeniz diyeti uygulamalısın gibi önerilerde bulunuyor.  Danışanda bunu kabul ediyor ilacını alıyor. 1 hafta uyguluyor dikkat ediyor, sebze ağırlıklı besleniyor, tuzu azaltıyor sonra 2-3 hafta yavaş yavaş tuzu arttırdığında da aslında bir problemle karşılaşmadığını fark ediyor. Danışan aslında beslemesiyle ilaca bağımlı olmayacakken mesela normal beslenme varken yüksek değerde tuz içeren beslenmeyle beslenip ilaca bağımlı kalıyor.

*İlçe halkına seslenmek isteseniz bir uzman olarak ne söylemek istersiniz?

Diyetisyen Nesil: Vücudunuza iyi bakın çünkü yaşamak zorunda olduğunuz tek yer orası.

Yaşamımız, sağlıklı, kaliteli bir yaşam güzel hedefler kurmaya yönelik olmalı. Diyette şu algı var, binlerce yiyecek içecek bize yasaklanacak, diyetisyene gidiyorum bana bir sürü yasaklar listesi verecek. Ama dediğim gibi öyle bir şey yok. Bu beslenme şekline alışabilmeniz için 21 gün boyunca tekrar etmeniz gerekiyor. Bu yüzden 21 gün boyunca aynı beslenme şeklini uygularsanız zaten hayatınızda abur cuburlara yer kalmaz.  Benim temennim Hatay’da sağlıklı beslenmeyi diyetisyeni sadece kilo alma verme muhabbetinden çıkarıp aslında hem o ilaç bağımlılığımızı ortadan kaldırmak hemde yasaksız sağlıklı bir beslenme şekli oluşturmak.  Yasaksız sağlıklı güzel listelerle burada devam edeceğiz.” İfadelerine yer verdi.

Samandağ AYNA Gazetesi yayın ailesi olarak İlçemizde Diyetisyenlik görevini icra edecek olan genç Diyetisyen Lale Nesil’e meslek hayatında başarılar dileriz.

Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı

Foto: Zeynep Akçay

Raife Çiçek Sürmeli