Ali Doğru yazdı
Merhaba değerli okurlar,
Çok zamandır yazmak istiyorum ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Dışarıdan gözlemlediğimiz zaman, bazı ince ayrıntıların farkına varmak o kadar da zor değil. Değerli dostlar; yaşadığımız bu kısa hayat ölümlü ve geçici. Hayat bu kadar kısayken birbirimize küsüyor, kavga ediyor, en ufak bir mal paylaşımında kendi ailemizle bile düşman oluyoruz.

Bir alışveriş yapacağımız zaman, satış yapan teyzelerin ve amcaların canını çıkarana kadar pazarlık yapıyoruz. Bakkal amcada deftere yazdırıyoruz, borç birikiyor; ödemeye geldiğimizde ise “Ben bu kadar almadım” muhabbeti yapıyoruz. Ama iş süpermarkete gidince; rafta ayrı, kasada ayrı fiyat olduğunun farkına varmadan aldığımız ürünün bedelini anında ödüyoruz. Cebimizde nakit yoksa da kredi kartıyla ödüyor; ürünün üstüne kart ücreti, faiz vb. harcamalar yapıyoruz.
Trafikte birbirimize yol vermek yerine sıkıştırıp kazalara neden oluyor, sonra suçu karşı tarafta arıyoruz. Yol bozuk olduğunda, hizmet gelmediğinde veya çukura düşüp tekerlek patladığında; Karayolları Genel Müdürlüğünü muhatap alıp şikayet etmek yerine lastikçiyi, yerel yönetimi, muhtarı veya belediyeyi suçluyoruz.
“Yola girmiş” diye komşumuzu suçlarken; bahçemize sur yaparken veya inşaat dikerken yol hakkını verip çekilmek yerine, biz de yola yarım metre kadar giriyoruz. Çöpleri çöp kutusuna atmak yerine sağa sola atıyor, sonra “Çevre kirli” diyoruz. Çocuklarımıza şirinlik olsun diye evcil hayvan alıp sonra sokağa atıyor, ardından o hayvanı sokağa bırakana söyleniyoruz.
Başkasını suçlamak veya başkalarından iş beklemek yerine herkes kendi üstüne düşeni yapsaydı; ne kavga olurdu, ne savaş olurdu, ne de düzen bozulurdu.
Ama gelelim acı gerçeğe… Siyaset yapanlar topluma örnek olacağı yerde meclisi adeta savaş alanına çevirmiş; küfür, kavga, yolsuzluk ne ararsan var. A partisi B partisini suçlar, B partisi A partisini suçlar; olan yine borçlanan halka olur.
Değerli dostlar, bir insan kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmadığı zaman, kimse kimseye haksızlık yapamaz. Allah’tan ve Kur-an’dan bahsedenlerin bir kısmı emirleri uygulamazken; “Ateistim” diyen bazı insanlar bakıyorsunuz ki doğruluğu ve dürüstlüğüyle adeta o emirleri uyguluyor. Yani mesele sadece din veya mezhep değil; mesele vicdanlı olmak, “insan” olmak ve insanlığı idrak edebilmektir.
Siz, kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın. Ve bir işe kalkışacağınız zaman, onun en ince ayrıntısını düşünerek hareket edin.



Samandağ Eğitim Sen Okul Ziyaretlerini Sürdürüyor EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN SESİ YÜKSELİYOR
GERÇEK SINAV PROVASI GELİYOR!
KEDV’DEN İLİMİZDE EĞİTİMDEN GİRİŞİMCİLİĞE GENİŞ YELPAZE
SAMANDAĞLI ÇİFTÇİLERDEN ACI YAKARIŞ
ÖĞRETMENLERDEN, VELİLERE ÇAĞRI: “ÇOCUKLARIMIZIN KELİMELERİ EKSİLİYOR, DÜŞÜNCELERİ SIĞLAŞIYOR!”
İNCE DÜŞÜNCE
EĞİTİM BİR-SEN’DEN REKTÖR EREN’E 4 MADDELİK RAPOR