Depremin üzerinden geçen zamana rağmen Hatay’da yaralar sarılmaya çalışılırken, enkaz kaldırma ve yeniden inşa süreçlerindeki ihmaller yeni bir felakete kapı aralıyor. Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, yetkililerin ve şirketlerin “kazanç odaklı” yaklaşımlarının kenti yaşanmaz hale getirdiğini savunuyor.

Moloz Sorunu: “Maliyet Artmasın Diye Halk Sağlığı Hiçe Sayıldı”
Karasu’nun en dikkat çektiği konu, yıkılan binalardan çıkan molozların yönetimi. Başlangıçta kurulan ayrıştırma sisteminin maliyet gerekçesiyle terk edildiğini belirten Karasu, sürecin vahametini şu sözlerle özetliyor:
Ayrıştırma Durduruldu: Şirketlerin kâr marjını korumak adına ayrıştırma istasyonları kaldırıldı.
Asbest Tehlikesi: Molozlar ayrıştırılmadan doğrudan döküm alanlarına taşındı. Bu süreçte parçalanan asbestli malzemeler geniş alanlara yayılarak solunan havaya karıştı.
Önlemsiz Taşıma: Yıkımlar sırasında sulama yapılmadığı gibi, moloz taşıyan kamyonların üzerinin örtülmemesi toz bulutlarının kente yayılmasına neden oldu.
“Bugün kentte nereye bakarsanız bakın, gelişigüzel dökülmüş moloz yığınları görmek mümkün. Bu sadece görsel bir kirlilik değil, geleceğimizi tehdit eden bir sağlık krizidir.”
Kontrolsüz Betonlaşma ve “Sosyal Alan” Eksikliği
Enkaz kaldırma sürecinin ardından başlayan kalıcı konut inşasında, depremzedelerin psikososyal ihtiyaçlarının göz ardı edildiği vurgulanıyor. Karasu, Hatay’ın beton yığınına dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor:
Sadece Dört Duvar Yetmez: Depremzedelerin konteynerlerden kurtulması kritik ancak sağlıklı bir yaşam için temiz hava, su ve yeşil alanlar zorunlu.
Halkın Katılımı Yok: Yeniden inşa sürecinde yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine başvurulmuyor.
Sosyal Alan Kaybı: Şehrin dokusunu koruyacak, insanların sosyalleşebileceği ve travmalarını atlatabileceği alanların planlamada geri planda kaldığı ifade ediliyor.
Özetle Mevcut Riskler
| Sorun Alanı | Yaşanan İhmal | Sonuç |
| Hafriyat Yönetimi | Ayrıştırma istasyonlarının kapatılması | Asbest ve kimyasal kirliliğin yayılması |
| Yıkım Süreci | Sulama ve örtme yapılmaması | Toz kaynaklı solunum yolu hastalıkları |
| Şehir Planlama | Halktan bağımsız, hız odaklı betonlaşma | Sosyal dokunun ve ekosistemin tahribi |
Nilgün Karasu’nun uyarıları, Hatay’ın sadece fiziksel olarak değil, çevresel ve sosyal olarak da ayağa kaldırılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Ümit Dadük Sağaltıcı



MEHMET ALİ SON’DAN EĞİTİME BÜYÜK DESTEK: PLAKETLE ONURLANDIRILDI!
SAMANDAĞ’DA ARINMA VE DİRİLİŞ HEYECANI
ADD SAMANDAĞ ŞUBESİ’NDE ATİYE SÖNMEZ ERDOĞDU GÜVEN TAZELEDİ
SAMANDAĞ AYNA GAZETESİ ORTAK DEĞERİMİZDİR
ORUÇ’TAN, SAMANDAĞ’DA “ZİNCİRLEME HUKUKSUZLUK” İDDİASI