: Ali Kemal Turunç’un Kaleminden Asrın Felaketi
6 Şubat’ta yaşanan “Asrın Felaketi”nin üzerinden geçen zamana rağmen, hafızalardaki izler tazeliğini koruyor. Ali Kemal Turunç, depremle birlikte değişen hayatları, yıkılan umutları ve enkazın ortasında filizlenen insanlığı kaleme aldı. Turunç’un tanıklığı, sadece binaların değil, alışkanlıkların ve önceliklerin de nasıl yerle bir olduğunu gözler önüne seriyor.

İhtiyaçların Sustuğu, Hayatın Ayakta Kaldığı Günler
Deprem sonrasındaki o ilk, zorlu günleri anlatan Ali Kemal Turunç, insanın dayanıklılık sınırlarının nasıl zorlandığını şu sözlerle ifade ediyor: “Aynı çorapla on gün yaşanabildiğini öğrendim. Banyo yapmadan, aynaya bakmadan… Bir tas çorba, bir parça ekmekle karnın değil, sadece hayatın ayakta kalıyormuş meğer.”
Elektriğin olmadığı gecelerin, titrek bir ateşin ışığında aydınlandığını belirten Turunç, o ateşin sadece ısınmak için değil, korkuyu ve çaresizliği eritmek için yakıldığını hatırlatıyor.
“Niyet, Bedenden Güçlüymüş”
Turunç, tırlarca malzemenin yorulmadan indirilmesine, tozun ve soğuğun içinde hastalanmayan bedenlere dikkat çekerek, bu direncin kaynağını “umut” olarak tanımlıyor: “İnsan bedeninin değil, niyetinin güçlü olduğunu orada öğrendim. Umut, bazen en güçlü bağışıklıkmış.”
Enkazın Ortasında Kalan Sessiz Çığlıklar
Tanıklığında en acı sahneleri de paylaşan Ali Kemal Turunç, beton yığınlarına sopa vuran bir çocuğun, aslında hayata seslendiğini anlatıyor. Sandalyesinden kalkmayan babaların, enkaz altındaki ailesini bekleme umudunun sessiz dramını aktarırken, unutilmaz sahneleri şu sözlerle mühürlüyor:

“Enkazdan çıkarılmış oyuncakları, yollara savrulmuş siyah beyaz fotoğrafları gördüm. ‘Belki sahibi gelir’ diye onları bir köşeye toplayan, bir fotoğraf karesinde bile umudu taşıyan insanları gördüm.”
İnsanlık Enkazdan Daha Güçlü
Tüm bu acının içinde dünyanın her yerinden gelen yardımların ve ortak acının altını çizen Turunç, insanlığın hâlâ yaşadığını o enkazların ortasında anladığını belirtiyor. Depremin sadece binaları değil, yarın planlarını da yıktığını söyleyen Turunç, sözlerini şu kararlılıkla bitiriyor:
“Gördüm. Yaşadım. Unutmuyorum.”
Ali Kemal Turunç kimdir:
Hatay’da yıllardır ancak özellikle 6 Şubat depremi sonrası yürüttüğü dayanışma ve yardım faaliyetleriyle ismi daha da duyulan beden eğitimi öğretmenidir. Depremin ardından arama-kurtarma çalışmalarından sahra eczanelerine, aşevlerinden protez desteklerine kadar geniş bir yelpazede aktif rol almıştır. Çalışmalarını kurumlar aracılığından ziyade, insanlar arasındaki güvene dayalı bir dayanışma ağı üzerinden yürütmektedir. Sahadaki aktif varlığıyla bölgedeki iyileşme sürecine katkıda bulunan önemli isimlerden biridir.
Ümit Dadük Sağaltıcı




KORUNCUK’TAN EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İÇİN TAM DESTEK
“Bu Gözler Neler Gördü…”
Samandağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdem Yaşar’ın Acı Günü
Samandağ’ın Acı Kaybı: Yücel Aslan Hayatını Kaybetti. DEFİN ÇARŞAMBA GÜNÜ
DOĞU AKDENİZ İÇİN TURUNCU ALARM