: Overthinking Modern Çağın Yeni Pandemisi mi?
Düşünmek insan doğasının bir parçası olsa da, kontrol edilemeyen düşünce döngüleri modern insanın en büyük zihinsel yükü haline geldi. Uzmanlar uyarıyor: Sürekli geçmişi ve geleceği kurgulamak, sadece zihni yormakla kalmıyor; bedeni de hasta ediyor.
Günümüzde pek çok kişinin “kafamın içini durduramıyorum” diyerek tarif ettiği overthinking (aşırı düşünme), artık sadece bireysel bir şikayet değil, toplumsal bir sağlık meselesi olarak ele alınıyor. Özellikle genç kuşaklar arasında hızla yayılan bu durum, akademik kaygılardan dijital dünyanın getirdiği kıyaslama yorgunluğuna kadar pek çok nedenden besleniyor.
Zihin Durmadığında Beden Alarm Veriyor
Zihinsel süreçlerin bedensel sağlıkla ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan uzmanlar, aşırı düşünmenin fiziksel yansımalarına dikkat çekiyor. Zihin sürekli “alarm” modunda kaldığında, vücut bu stres yüküne şu belirtilerle yanıt veriyor:
Kronik uyku düzensizlikleri ve sabah yorgun uyanma.
Nedeni açıklanamayan baş ağrıları ve kas gerginliği.
Sindirim sistemi ve mide-bağırsak sorunları.
“Zihin sürekli aynı konular etrafında dönüyorsa ve kişi bu döngüden çıkamıyorsa, zihinsel yorgunluk kaçınılmaz hale gelir. Bu durum bütüncül bir sağlık meselesidir.”
Gençler Neden Daha Fazla Risk Altında?
Haber analizlerine göre, overthinking’in gençler arasında bir “trend” gibi değil, gerçek bir sorun olarak yükselmesinin arkasında modern yaşamın uyaran kalabalığı yatıyor. Dijital dünya, gençleri sürekli başkalarının hayatlarıyla kendilerini kıyaslamaya iterken; gelecek kaygısı ve akademik beklentiler zihni dinlenmekten alıkoyuyor.
Ne Zaman “Hastalık” Sayılmalı?
Uzmanlar, her aşırı düşünme halinin bir hastalık olmadığını ancak sürekliliğin kritik bir eşik olduğunu belirtiyor. Eğer düşünceler:
Günlük işlevselliği bozuyorsa,
Karar alma süreçlerini felç ediyorsa (analiz paralizi),
Kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürüyorsa, bu durumun kaygı bozukluklarına evrilebileceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak; çağımızın hızı ve belirsizliğiyle başa çıkmaya çalışan zihnimiz, bazen “fazla mesai” yaparak bizi yorabiliyor. Ruhsal belirtilerin erken fark edilmesi, zihinsel sağlığın korunmasında hayati önem taşıyor.
Ümit Dadük Sağaltıcı




14 OCAK RAS EL-SENİ YARIN : ZULME KARŞI DİRENİŞİN VE MUCİZENİN GÜNÜ
Türkçe Eğitiminde Dünya Çapında Başarı: İrfan Fatmaoğulları “YILIN EN İYİ DİL ÖĞRETMENİ” SEÇİLDİ
Samandağ’da Suriye İçin Dayanışma Sesleri yükselmeye devam ediyor : “SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR”
SEÇİM, NEFES KESTİ
Vecdi Baytar’dan Evvel Resseni ve Kıddes Bayramı Mesajı “GELENEKLERİMİZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR”
Ayvalık Vergi Dairesi Müdürü Ferhat Hacıümmetoğlu’ndan Ras-el Seni Mesajı