" width="160" height="600" />
" width="160" height="600" />

Samandağ Ayna Haber

ZİHNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ZİHNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
9 views
14 Ocak 2026 - 17:07
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

: Overthinking Modern Çağın Yeni Pandemisi mi?

Düşünmek insan doğasının bir parçası olsa da, kontrol edilemeyen düşünce döngüleri modern insanın en büyük zihinsel yükü haline geldi. Uzmanlar uyarıyor: Sürekli geçmişi ve geleceği kurgulamak, sadece zihni yormakla kalmıyor; bedeni de hasta ediyor.

Günümüzde pek çok kişinin “kafamın içini durduramıyorum” diyerek tarif ettiği overthinking (aşırı düşünme), artık sadece bireysel bir şikayet değil, toplumsal bir sağlık meselesi olarak ele alınıyor. Özellikle genç kuşaklar arasında hızla yayılan bu durum, akademik kaygılardan dijital dünyanın getirdiği kıyaslama yorgunluğuna kadar pek çok nedenden besleniyor.

Zihin Durmadığında Beden Alarm Veriyor

Zihinsel süreçlerin bedensel sağlıkla ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan uzmanlar, aşırı düşünmenin fiziksel yansımalarına dikkat çekiyor. Zihin sürekli “alarm” modunda kaldığında, vücut bu stres yüküne şu belirtilerle yanıt veriyor:

Kronik uyku düzensizlikleri ve sabah yorgun uyanma.

Nedeni açıklanamayan baş ağrıları ve kas gerginliği.

Sindirim sistemi ve mide-bağırsak sorunları.

“Zihin sürekli aynı konular etrafında dönüyorsa ve kişi bu döngüden çıkamıyorsa, zihinsel yorgunluk kaçınılmaz hale gelir. Bu durum bütüncül bir sağlık meselesidir.”

Gençler Neden Daha Fazla Risk Altında?

Haber analizlerine göre, overthinking’in gençler arasında bir “trend” gibi değil, gerçek bir sorun olarak yükselmesinin arkasında modern yaşamın uyaran kalabalığı yatıyor. Dijital dünya, gençleri sürekli başkalarının hayatlarıyla kendilerini kıyaslamaya iterken; gelecek kaygısı ve akademik beklentiler zihni dinlenmekten alıkoyuyor.

Ne Zaman “Hastalık” Sayılmalı?

Uzmanlar, her aşırı düşünme halinin bir hastalık olmadığını ancak sürekliliğin kritik bir eşik olduğunu belirtiyor. Eğer düşünceler:

Günlük işlevselliği bozuyorsa,

Karar alma süreçlerini felç ediyorsa (analiz paralizi),

Kişinin yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürüyorsa, bu durumun kaygı bozukluklarına evrilebileceği ifade ediliyor.

Sonuç olarak; çağımızın hızı ve belirsizliğiyle başa çıkmaya çalışan zihnimiz, bazen “fazla mesai” yaparak bizi yorabiliyor. Ruhsal belirtilerin erken fark edilmesi, zihinsel sağlığın korunmasında hayati önem taşıyor.

Ümit Dadük Sağaltıcı

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.