Bir ilçeyi, bir halkı, on binlerce yurttaşı tek kalemde “kaçakçı” ilan etmek, ne haberciliktir ne de kamuoyunu bilgilendirmektir. Bu, kurumsal sorumluluğu halkın sırtına yıkma çabasıdır.

Yerel basında yayımlanan ve Toroslar EDAŞ kaynaklı olduğu anlaşılan açıklamada, “denetlenen her 5 evden biri kaçak elektrik kullanıyor” ifadesiyle Samandağ halkı açıkça zan altında bırakılmıştır. Bu cümle, masumiyet karinesini yok sayan, ölçüsüz, genelleyici ve toplumsal itibarı zedeleyici bir ifadedir.
1. KAÇAK VARSA, SORUMLUSU HALK DEĞİL, DENETİMSİZLİKTİR
Bir bölgede yaygın kaçak kullanımdan söz ediliyorsa, bunun ilk sorumlusu dağıtım şirketidir.
Sayaç takmayan, mühürlemeyen, kontrol etmeyen, altyapıyı yenilemeyen, yıllarca seyreden bir şirketin bugün çıkıp “milli servet” nutku atması ikiyüzlülüktür.
Soru basittir:
Bu kaçaklar bir günde mi oluştu?
Yıllardır süren bu durum neden şimdi fark edildi?
Sayaçlar mühürsüzse, bu mühürleri kim takmadı?
Trafolar yandıysa, neden zamanında kapasite artırımı yapılmadı?
2. DEPREM GERÇEĞİ BİLİNÇLİ ŞEKİLDE GÖRMEZDEN GELİNİYOR
Samandağ, 6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşamış, altyapısı çökmüş, binlerce insanı konteynerlerde yaşamaya zorlanmış bir ilçedir.
Elektrik altyapısı:
plansız,
yetersiz,
geçici çözümlerle ayakta tutulmuştur.
İnsanlar hayatta kalmaya çalışırken, şirketin bugün çıkıp “kontrolsüz tüketim” demesi vicdansızlıktır. Elektrikle ısınmak zorunda bırakılan yurttaşlara başka bir alternatif sunulmuş mudur? Hayır.
3. “80 MİLYON LİRA ZARAR” İDDİASI BELGESİZ BİR PROPAGANDADIR
Ortaya atılan 80 milyon lira rakamı: bağımsız bir denetime dayanmıyor, kamuoyuyla paylaşılan şeffaf bir rapor yok,
yargı kararı yok, bilirkişi tespiti yok.
Bu haliyle bu rakam kanıt değil, algıdır.
Algı ise şunu hedefliyor:
Kesintilerin ve altyapı çöküşünün suçunu halka yıkmak.
4. TOPTAN SUÇLAMA, TOPLUMSAL NEFRET ÜRETİR
“Her 5 evden biri” gibi ifadeler, suçu bireysel olmaktan çıkarıp kolektif hale getirir. Bu, bir ilçeyi:
potansiyel suçlu,
ahlaksız,
milli servet düşmanı
gibi göstermektir.
Bu dil, ayrımcıdır, tehlikelidir ve hukuka aykırıdır.
Kaçak kullanan varsa: tespit edilir,
cezası kesilir, yargı süreci işletilir.
Ama bir ilçeyi yaftalayamazsınız.
5. ASIL MESELE: ŞİRKETLERİN KÂR, HALKIN HAK KAYBI
Yıllardır yatırım yapmayan, kapasiteyi artırmayan, altyapıyı yenilemeyen dağıtım şirketleri; iş kesintiye gelince halkı suçlayarak sıyrılmaya çalışmaktadır.
Samandağ halkı:
faturasını ödüyor,
kesintiye katlanıyor,
soğukta karanlıkta bırakılıyor
ve üstüne suçlanıyor.
Bu kabul edilemez.
6. YETKİLİLERE ÇAĞRIDIR
Hatay Valiliği,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,
EPDK,
Mülkiye amirleri
Bu dili kullanan şirketten açıklama istemelidir.
Bu metin düzeltilmeli, özür dilenmeli ve genelleme geri çekilmelidir.
Kısacası;
Samandağ halkı kaçakçı değil,
ihmal edilmiş bir ilçenin yurttaşlarıdır.
Altyapıyı çökertenler halk değil,
sorumluluğu özelleştirme sözleşmelerinin arkasına saklayanlardır.
Kimse, kendi kusurunu örtmek için Samandağ’ı hedef tahtasına koyamaz.
Salim Diyap



14 OCAK RAS EL-SENİ YARIN : ZULME KARŞI DİRENİŞİN VE MUCİZENİN GÜNÜ
Türkçe Eğitiminde Dünya Çapında Başarı: İrfan Fatmaoğulları “YILIN EN İYİ DİL ÖĞRETMENİ” SEÇİLDİ
Samandağ’da Suriye İçin Dayanışma Sesleri yükselmeye devam ediyor : “SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR”
SEÇİM, NEFES KESTİ
ZİHNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Vecdi Baytar’dan Evvel Resseni ve Kıddes Bayramı Mesajı “GELENEKLERİMİZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR”
Ayvalık Vergi Dairesi Müdürü Ferhat Hacıümmetoğlu’ndan Ras-el Seni Mesajı