Toroslar EDAŞ’ın “Kaçak” İddiası Sabırları Taşırdı
Hatay’ın depremden bu yana yaralarını sarmaya çalıştığı şu günlerde, kentin üzerine çöken karanlık sadece fiziksel bir kesinti değil, aynı zamanda bir adalet krizine dönüştü. Hatay genelinde 15 ilçede günlerdir süren sistematik elektrik kesintileri yaşanırken, bölgenin enerji sağlayıcısı Toroslar EDAŞ’ın yayınladığı açıklama depremzedelerin yarasına tuz bastı. Şirketin, tüm ili kapsayan altyapı yetersizliğini görmezden gelip sadece Samandağ’ı “kaçak elektrik kullanımı” ile itham etmesi, ilçede infiale yol açtı.

Mahkemelik Binalar, İptal Sayacı Olan Enkazlar ve Gelen Fahiş Faturalar
Depremin yerle bir ettiği Samandağ’da konut stokunun durumu içler acısı. On binlerce evin yıkıldığı ilçede, ayakta kalan binaların büyük bir kısmı ya “orta hasarlı” ya da yıkım kararı bekleyen, mahkemelik dosyalar halinde duruyor. Birçok vatandaşın sayacı aylar önce iptal edilmiş, evi mühürlenmiş veya zaten enkaz haline gelmişken; halk, kullanmadığı enerjinin faturasını ödemeye mahkûm ediliyor.
Sokaklarda “hayat normale dönmüş gibi” bir algı yaratılmaya çalışılsa da gerçek farklı: Samandağ’da her 5 meskenden sadece biri sağlıklı bir şekilde enerji alabiliyor. Buna rağmen halka gönderilen fahiş faturalar ve ardından gelen kesintiler, bölge insanını hem maddi hem de manevi bir çıkmaza sürüklüyor.
Neden Sadece Samandağ? 15 İlçe Karanlıktayken Hedef Gösterme Girişimi
Toroslar EDAŞ’ın açıklamasında 15 ilçenin tamamında yaşanan kesintilerin faturasını yalnızca Samandağ’a kesmesi, halk tarafından “sorumluluktan kaçma ve hedef gösterme” olarak değerlendiriliyor. Antakya’dan Defne’ye, İskenderun’dan Kırıkhan’a kadar tüm Hatay karanlıktayken, şirketin Samandağ’ı özel olarak işaret etmesi halkta şu soruları beraberinde getiriyor:
Altyapı yatırımları neden yapılmıyor?
Bakım ve onarım eksiklikleri neden “kaçak kullanımı” bahanesinin arkasına gizleniyor?
Aynı sorunlar diğer 15 ilçede de varken neden sadece Samandağ halkı kriminalize ediliyor?
Vatandaşlar, bu tutumu ayrımcı ve provokatif olarak nitelendirerek, “Sorun kaçak değil, yıllardır yenilenmeyen ve depremle tamamen çöken altyapı ihmalidir” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
Çözüm Ne Olabilir? Karanlıktan Çıkış Yolu

Bu krizin aşılması için sadece trafo tamiri değil, köklü bir zihniyet değişimi ve yapısal müdahale şarttır. İşte araştırmalarım sonucu ortaya çıkabilen somut çözüm önerileri:
1. Bağımsız Altyapı Denetimi ve Şeffaflık: Toroslar EDAŞ’ın iddialarının doğruluğu, bağımsız mühendis odaları (EMO gibi) ve sivil toplum kuruluşları tarafından denetlenmelidir. Kesintilerin gerçek sebebi teknik verilerle halka açıklanmalı, suçlayıcı dil terk edilmelidir.
2. Deprem Bölgesine Özel Enerji Muafiyeti ve Borç Silme: Yıkım kararı olan, mahkemelik olan veya ağır hasarlı bölgelerde enerji sayaçları üzerinden yürütülen tüm borçlandırmalar durdurulmalıdır. Depremzede halka, yaralar sarılana kadar belirli bir kota dahilinde ücretsiz veya yüksek indirimli enerji sağlanmalıdır.
3. Modernize Edilmiş Altyapı Yatırımı: Hatay’ın elektrik şebekesi deprem öncesinde de zayıftı; depremle birlikte tamamen işlevsizleşti. Şirket, kâr odaklı yaklaşımı bir kenara bırakıp acilen yer altı kablolama ve yeni trafo merkezleri kurarak modern bir şebeke inşa etmelidir.
4. Kamusal Denetim ve Yaptırım: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK devreye girmelidir. Hizmet kusuru olan dağıtım şirketine karşı yaptırım uygulanmalı, halkın enerjiden mahrum bırakılması bir “insan hakkı ihlali” olarak ele alınmalıdır.
5. Sayacın Ötesinde İnsan Odaklı Çözüm: Konteyner kentlerde ve hasarlı binalarda yaşam mücadelesi veren halkın ısınma ve aydınlanma ihtiyacı hayati önemdedir. “Kaçak” iddiası yerine, bu insanların neden enerjiye erişemediği ve nasıl destekleneceği konuşulmalıdır.
Sonuç: Samandağ Yalnız Değildir
Samandağ halkı, bir yandan yıkılan evlerinin kaybolan canların yasını tutarken bir yandan da kurumların haksız ithamlarıyla savaşmak zorunda bırakılmamalıdır. Elektrik bir lüks değil, anayasal bir haktır. Toroslar EDAŞ, halkı hedef göstermekten vazgeçmeli ve asli görevi olan kesintisiz enerji hizmetini sağlamalıdır. Hatay’ın karanlığı, ancak dayanışma ve gerçek yatırımla aydınlanabilir.
Ümit Dadük Sağaltıcı



14 OCAK RAS EL-SENİ YARIN : ZULME KARŞI DİRENİŞİN VE MUCİZENİN GÜNÜ
Türkçe Eğitiminde Dünya Çapında Başarı: İrfan Fatmaoğulları “YILIN EN İYİ DİL ÖĞRETMENİ” SEÇİLDİ
Samandağ’da Suriye İçin Dayanışma Sesleri yükselmeye devam ediyor : “SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILAR SAVAŞ SUÇUDUR”
SEÇİM, NEFES KESTİ
ZİHNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Vecdi Baytar’dan Evvel Resseni ve Kıddes Bayramı Mesajı “GELENEKLERİMİZ GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR”
Ayvalık Vergi Dairesi Müdürü Ferhat Hacıümmetoğlu’ndan Ras-el Seni Mesajı