ÜST REKLAM

logo

reklam

2018’E DAİR…!!!


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Sevgili dostlar,

Yeni bir yıla girdik…  Her seferinde olduğu gibi, yeni yılın güven, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını elbette ki dileyeceğiz ancak, yarının karanlığını şimdiden haber eden, iç açıcı olmayan bir süreçten geçtiğimizi de görmezden gelemeyiz maalesef…

Bunun için dayanışmamız şart…

Dayanışma diyorum… Çünkü güven, barış ve huzuru tesis etmenin bana göre yegane yolu dayanışmadan geçiyor… Günümüz emperyalizminin, böylesi bir dayanışmayı tesis edememiş apolitik toplumları bölüp parçalayarak, esarete mahkum ederek ayakta kalabildiğini Ortadoğu coğrafyalarında hep birlikte görmedik mi?

En büyük görev şüphesiz ki siyaset kurumuna düşmektedir… Bilinçli ve politik bir nesil yetiştirebilmek için siyasetin birleştirici gücünü kullanmalıyız…

Ancak genele de yerele de baktığımızda siyasetin aldığı maalesef acı ve ortak bir hal görüyoruz ki o da gücünü aldığı halkını, politikleştirip bilinçlendirmek  yerine basit menfaat hesaplarıyla yetinen bir kıvamda kontrol altında tutma halidir… Yüzü bireysel beklentilere dönük, komşusundan bihaber, itiraz etmeyen, edemeyen bir toplum yaratma halidir… Böylelikle oluşan muhalefetsiz yaşam alanlarında kibir ve güç sarhoşluğu içinde diktatörcülük oynama halidir… Tıkandığı yerde de gerek menfaat gerek güç sopası ile hizaya çekme halidir… Muhaliflere olduk olmadık gerekçelerle açılan bunca davalar, itibarsızlaştırma gayeleri, açılıp kapatılan musluk hikayeleri bu sopalara birer örnek değil midir…?

Bana göre çağın en büyük ihaneti budur… Halkın kendi eliyle zirveye taşıyıp güç kattığı siyasi karakterlerin zaman içinde, halkına karşı pirincin beyaz taşı olmayı tercih etmeleri evet bana göre çağın en tehlikeli siyasi hastalığıdır… Ve mutlak surette değişmesi elzemdir…

Bu nedenle sevgili dostlar, güvene, barışa, huzura varabilmek için yeni yıl adına dilemeliyiz ki 2018 yılı,

Siyasi varlığını toplumu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir dil üzerinden değil birleştirici ve uzlaştırıcı bir dil üzerinden ortaya koyanların,

Siyaseti, biat kültürünü, rant kültürünü, koşulsuz yandaşlık kültürünü esas alan; eli, dili sopalı kalabalıklara değil, nitelikli, aydın ve ilçesini medeni seviyelere taşımayı esas alan nesillere açanların,

Halkın verdiği gücü, aynı halkı kişisel menfaatlerle terbiye etmek ve biat ettirmek için değil, toplumsal hassasiyetlerle hareket edebilen bir nesil yaratmak için kullanmayı ilke edinenlerin,

Yaşadığı mekanı modern dünyanın hızına yetişmiş bir yerde görmek isteyen ve bu nedenle eleştiren aydınını linç kültürü ile itibarsızlaştırmayı ilke edinenleri değil eleştiriyi bir artı değer olarak görebilenlerin,

Vatandaşın iradesini satın alma ahlaksızlığını hala kurtuluş olarak görenlerin değil, irade satın almanın gelecek nesillere bana dokunmayan yılan bin yaşasın kültürünü aşıladığını ve bunun sakıncalarını görebilenlerin,

Toplumun, kadın emeği gibi, anadil gibi, din gibi değerlerini vitrine koyup perde arkasında bu duyguları siyasi ranta dönüştürenlerin değil bu değerleri koltuk mevki ile  ölçmeyi zul sayanların,

Sırtını halkın dayanışmasına, yüzünü de bitmek bilmez aç gözlülüğüne dönmüş, siyaseti bir geçim kaynağı olarak gören siyasilerin değil geleceğe umut vaad eden siyasilerin yılı olsun…

2018 adına bunları dileyip zorlayalım; şu halde huzur güven ve mutluluk zaten kendiliğinden gelecektir…

Hepinize mutlu yıllar dilerim…

Ecz. Özcan Yılmaz

Share
438 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TURGUT ÖZAL’I ÖVEN CHP

    20 Eylül 2019 Köşe Yazıları, Yerel

    Bir süre önce CHP’li Yenimahalle Belediyesi, açtığı kültür merkezine "Turgut Özal" adını koymuştur. Belediye başkanı Fethi YAŞAR ve CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU, kültür merkezinin açılışında birer konuşma yaparak Turgut Özal’a methiyeler düzmüşlerdir. Bu nasıl bir ikiyüzlülük? Kültür merkezine ismini verecek başka değerli büyük insan kalmadı mı? Sayın Kılıçdaroğlu; Turgut Özal’ın 10 Eylül 1986 tarihinde “geçinemiyoruz açız” diyen işçiye “senin oyuna ihtiyacım yok, hadi yürü kime oy verirsen ver” dediğini hatırlıyor mu acaba? Bugün...
  • KADIN CİNAYETLERİ

    30 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Kadın cinayetleri çok çoğaldığı günümüzde, yeni arayışlar içine girmek yerine, sonuçlar üzerinde durulduğu, cinayetlerin sebepleri üzerinde kafa yoran yok. Herkes idamdan söz ediyor. Canilerin yetiştiği ortamı, aldığı eğitim türü ve niteliği üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemeliyim. İdam cezasının Hukuki yönü ile ilgilenmiyorum. Onu hukukçu arkadaşlar düşünür. Ancak kadın cinayetlerini işleyenler yazılı ve görsel basına yansıdığı kadarıyla, 20yıllık zaman diliminde 15.000 kadın cinayeti işlenmiş olduğu ifadesi yer alıyordu. Varsaya...
  • SORU ÇEŞİTLERİ

    28 Ağustos 2019 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bu gün ahmak üzerinde düşünmeye çalışacağım. Ahmak nedir, ne değildir? Sorularına yanıt arayacağım. Ahmak sözcüğünün sözlük anlamı:. Aklını gereği gibi kullanmayan, bön, budala, aptal:’’ Ahmak misafir ev sahibini ağırlar.’’  Atasözü. Bir diğer örnek; ’’Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.’’ Başka bir örnek; ‘’Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılarız.  – A. Ş. Hisar. ’’TDK Cilt 1, Sayfa: 49 Memlekette kaç tane ahmak var? Bulunacağı var saydığımız ahmakların kaçi okumu, kaçı cahil çıkar. Okumuş ahmaklar ne iş yapıyor...
  • TARAFSIZ BASINA FRANSIZ KALMAK

    29 Temmuz 2019 Dünya, Eğitim, Ekonomi, Emlak, Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Kültür Sanat, Otomotiv, Röportajlar, Sağlık, Siyaset, Spor, Teknoloji, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Halkımıza, İlçemiz kısa bir süre önce Evvel Temmuz etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Gazetemiz, halkın haber alma hakkını mümkün mertebe engellemeyerek, (gazetemizin yayınının engellenmesine rağmen) çoğu etkinliği yeri geldi canlı çekim ile uluslararası alana taşıdı, yeri geldi matbuat üzerinden okurlarla buluşturdu. Takdir edersiniz ki ilçede Evvel Temmuz Festivalini destekleyenler olduğu gibi kimi vatandaşımız, kültürden uzak, kimileri de özünden saptırılmış olarak değerlendirdi. Biz Samandağ AYNA’sı olarak her türlü görüşü eşit...