14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününde; ÇİFTÇİ TUŞ OLDU! - Samandağ Ayna HaberSamandağ Ayna Haber

ankara escort

Şişlide Gece Hayatı

şişli escort

bahistapot.comekbonus.comlinkegit.com

SON DAKİKA

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününde; ÇİFTÇİ TUŞ OLDU!

Bu haber 18 Mayıs 2021 - 10:15 'de eklendi ve 336 kez görüntülendi.


Çiftçiler, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde her sene yaşadıkları burukluğu bu sene covid gölgesinde çifte katladı. ‘Ürün fiyatları, maliyeti zor karşılıyor’ diyen ilçemiz çiftçileri, ‘kur yükseldikçe, çiftçinin beli iyice bükülüyor’ dediler. Pazar yerinde görüştüğümüz ilçemiz üreticileri ‘14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ üzerine ne demek istersiniz sorumuza, ‘çiftçinin traktörünün deposu bile dolmuyor’ diyerek ses yükseltmeye çalıştılar.

‘Tarım Bakanlığının verilerine göre Türkiye genelinde 941 havzada 21 ürüne tarımsal destek veriliyor’ bilgisini paylaştığımız üreticiler, “ama yeterli değil. Farklı adlarla çeşitli tarımsal desteklemeler yapılıyor. Ancak bu desteklemeler yaraya merhem olmuyor. Girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığı ülkemizde, bazı yörelerde çiftçilere bir yıl içinde verilen tarımsal desteklemelerde, çiftçinin traktörünün deposu bile dolmuyor.

İzin verin size kısaca bir günümüzü anlatayım. Sabahın ilk ışıklarında Yazın 05.00 sularında ayağa kalkıyoruz. Kahvaltımızı bile yapmadan varsa aile bireylerimiz yoksa da tek başımıza arazimize koşturuyoruz. Ben hala traktör almadım mesela. Tekebaşı Çiftlik sokakta ikamet ediyorum. Arazım Meydan Mahallesinde. Arazime at üzerinde gidiyorum. Arazimi hala sabanla at ile sürüyorum. At diyorum ama bu hayvanında yemeği içmesi var. Arazinin işçisi benim. Eken, biçen, ürünü toplayan, paketleyen pazarlayan ben.

Hayatım şafak vaktinden uyku anına kadar koşturmaca ile geçiyor. Yani yevmiyeci benim. Ürünün tohumu, gübresi, ilacı vsss ürünü elde edene kadar kullandığımız kalemleri say say bitiremeyiz. Bunca emekten sonra SEBZE HALİMİZİN olmamasından ötürü satışı ürünü bizden alanların insafına bırakmak zorunda kalıyoruz. Peki biz nasıl geçineceğiz. Şanslı olanalar kendi dükkanında ürününü sata bildi. Ya olmayanlar. Televizyonda izlemişsinizdir bunca emeği ya arazisinde kaderine terk eden oluyor ya da kamyonlarla hal ortasında boşaltılıyor. Bu pandemi döneminin yoklukları ile boğuşurken mutfaklar boş, sebzeler çürümeye terk edilmiş durumda. Ülkemiz tarım cenneti iken bir de ihraç edilen sebze ve meyveler yok mu? Gerçekten diyecek söz bulamıyorum.

Yönetim kendi plansızlığının, beceriksizliğinin, ağır faturasını çiftçiye, halciye, depocuya yükleyip duruyor. Her türlü imkânsızlığa rağmen üretim yapmak isteyen çiftçimiz, ürettiği ürünü değerinde satamaz, emeğinin karşılığını alamaz ve borcunu ödeyemez duruma düşürüldü. Tarım aletleri, traktörü, toprağı, hayvanları haczedildi. Borç sarmalında debelenir hale getirildi… Her türlü zorluğa rağmen çiftçimiz sevgiyle, hoşgörüyle üretmeye, ülkeye değer katmaya devam ediyor.

Bu pandemi döneminde tarımın, toprağın bir kez daha değeri ön plana çıktı.

Biz bu sürecin türkiye lehine çevrilmesini istiyoruz;

Çiftçiyi rahatlatmak için;

– Mazot, gübre, yem, elektrik, tohum, ilaç gibi girdi maliyetleri makul düzeylere çekilsin

– Çiftçilere verilen doğrudan destekler, Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü gibi gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1’ine çıkarılsın

– Çiftçilerin 2 bin liranın üzerinde vadesi geçmiş vergi, tarımsal amaçlı sulamada kullanılan elektrik, sulama işletme ve bakım ücreti, su kullanım hizmet bedeli borçlarının desteklerden kesilmesi uygulamasından vazgeçilsin

– Hayvancılık işletmelerinde kullanılan elektriğe tarımsal sulama abone grubu tarifesi uygulansın

– Çiftçilerimize yeni finansman olanakları sağlansın, takibe düşmüş kredi borçları faizsiz ve uzun vadeli olarak yapılandırılsın

– Dekar başına 1 liradan 5 liraya yükseltilen yer altı suyu kullanım ücreti yeniden 1 liraya düşürülsün

– Tarım sigortalarında primler çiftçimizin ödeyebileceği seviyelere çekilsin, sigorta kapsamı genişletilsin

Başka türlü bu ülkede Çiftçi / Üretici olarak bizler belimizi doğrultamayız! Sürekli ağlamanın kimseye faydası yok bu taleplerimizi Milletvekillerimiz gür bir sesle TBMM’de dile getirsin” dedi.

Haber – Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı