logo

reklam

ATAMIZIN EMANETLERİNİN BEKÇİSİYİZ

CHP Samandağ İlçe Örgütü Adına İlçe Başkanı Av. Turgay Abacı,10 Kasım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Anma programında bir konuşma yaptı.

Abacı konuşmasında; “Ulu Önder Mustafa Kemal; ‘Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.’

Bugün burada Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80.yıldönümü münasebetiyle toplanmış bulunuyoruz. Onu anmak gaflet, ve dalalet içinde olanlara karşı Türk İstiklal ve Cumhuriyetini İlelebet müdafaa etmektir.

Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdalısı olan güneyin incisi güzelim Samandağ’ında, onun kurmuş olduğu koca çınar CHP’nin İlçe Binasında O’nu anmak üzere toplandık. Öncelikle, Sizlerin huzurunda, Ulu Önderimiz Atatürk’ün anısının önünde ilçe örgütüm adına saygı ve minnetle eğiliyorum…

Atatürk`ün ölümsüzlüğe uğurlandığı günün yıldönümünde herkese düşen en büyük görev; “Atatürk`ü ve en büyük eseri Cumhuriyet`i anlamak, Cumhuriyet`in değerlerini her koşulda korumak, Atatürkçü düşünceyi benimsemek, Türkiye`yi aydınlık yarınlara taşımaktır”

Mustafa Kemal Atatürk, 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Salonu’nda milletvekillerine okuduğu ve tek tek belgelere dayandırarak ‘Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in Kuruluşu’nu anlattığı Nutka başlarken, ülkenin içinde bulunduğu durumu şöyle anlatır:

“Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı…

“Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da milli egemenliğe dayanan, kayıtsız, şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak!

“Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke; ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleşebilir.

“O halde, ya istiklâl ya ölüm!”

Görülüyor ki, Ülke gerçeklerinin acımasızlığına rağmen böylesine güçlü bir inançla zafere odaklanıp, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk, tüm dünyaya meydan okuyarak dünya tarihine altın harflerle kazınan bir Kurtuluş Destanı yazmıştır…

Ve yanan, yıkılan bir imparatorluğun küllerinden, yepyeni bir ruhla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur. Askeri dehası ile düşmanlarını dize getiren Mustafa Kemal, Devlet Adamlığındaki üstün kabiliyeti ile dünyanın hayranlığını kazanmış, diplomatik başarılarıyla kısa sürede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dünya ülkeleri arasında saygın bir konuma kavuşturmuştur. Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun ardından peş peşe gerçekleştirdiği devrimlerle Ulusumuza yepyeni ufuklar açmıştır.

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak mahiyet alır” sözlerinin sahibi Atatürk, Nutuk’u yazarak, dünya tarihinde çok önemli olan bu sürecin yorumunu da başkalarına bırakmaksızın kendisi yapmıştır.

Zafer kazanmış bir komutan olmasına rağmen, “Yurtta barış, dünyada barış” sözleriyle barışın vazgeçilmezliğini haykıran Atatürk, zaferle taçlanan Kurtuluş Savaşı’nın sonunda kendisine ‘Başardınız Paşam’ diyenlere, “Asıl mücadele şimdi başlıyor” sözleriyle karşılık vererek, Türk Ulusunun aydınlanma sürecini başlatmış ve barış içinde büyümesini, gelişmesini istediği Cumhuriyetimizi, gençlere emanet etmiştir. Yaşamı boyunca her fırsatta çocuklara, gençlere seslenen, onlara bayramlar armağan eden, yurt gezilerinde daima yanında gençlere yer veren Ulu Önder Atatürk, gençliğe olan inanç ve güvenini; “Benim en büyük eserim” dediği Cumhuriyeti

“Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz” sözleri ile gençliğe emanet ederek göstermiştir.

Atatürk’ün, “Hayatta en hakiki yol gösterici, bilimdir, fendir” sözleri de, bu kutsal emaneti geleceğe taşırken gençlerin yürüyecekleri zorlu yoldaki rehber niteliğindedir.

Saygıdeğer Dostlar,

Atatürk’ü anmak üzere toplandığımız bu anlamlı günde, O’nu anmanın en doğru yolu, başta da söylediğim gibi O’nu iyi okumak ve sözlerini doğru yorumlamaktır diye düşünüyorum. Bizler, bugün barış içinde bu güzel ülkede yaşayabiliyorsak, kadını ve erkeği ile omuz omuza dayanışma içinde çağdaş dünyada varlığımızı sürdürebiliyorsak, bilimde, sanatta, sporda dünya çapında başarılar elde edebiliyorsak, tüm bu güzel duyguları O’na ve Onunla birlikte canları pahasına bu ülkeyi kuran kahramanlara borçluyuz. Ve bu borcumuzu ödemenin tek yolu çalışmak, daha çok çalışmaktır. Hepimize düşen görev, Ülkemizi barış içinde muhafaza ederek, dünyanın gelişmiş ülkeleri düzeyine çıkarmaktır. Ülkemizin bugün eriştiği nokta bize bu konuda umut vermektedir.

İşte bu duygularla burada bulunduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum.

Atatürkçülerin memleketinde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu Koca Çınar Cumhuriyet Halk Partisinin Samandağ İlçe Başkanı olarak örgütüm ile birlikte böyle anlamlı bir törene ev sahipliği yapabilmenin onuru ile sizlerin huzurunda bir kez daha Eşsiz Lider Mustafa Kemal Atatürk’e minnetlerimizi sunuyorum. Ve O’nun gösterdiği yolda Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla selamlıyor ve sonsuza kadar emanetlerinin bekçisi olacağımıza söz veriyorum.

Ne Mustafa Kemal’i unutturmaya ne de eserlerini yıkmaya biz yurtseverler, Kemalistler ve Cumhuriyet Halk Partililer var oldukça hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.” ifadelerine yer verdi.

Haber- Foto: Hasan Dadük

Share
55 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?