logo

reklam

‘’YAPMAYIN. RİCA EDİYORUM, BUNU YAPMAYIN.’’


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

Eğitimci Hüsamettin Kazan

FAZIL SAY’ın annesinin cenazesi konusunda ortaya çıkan spekülasyonlar üzerine yaptığı açıklamanın son birkaç cümlesi: ‘’Yapmayın. Rica ediyorum, bunu yapmayın.’’

İlçemizde de festival, Ğadir Hum, mezhep vb. konular üzerinden birilerinin sosyal medyada ürettiği tartışmalara Fazıl SAY gibi cevap veriyorum: ‘’Yapmayın. Rica ediyorum, bunu yapmayın.’’

Dünyadaki güç odaklarının, mücadele halinde oldukları ayan beyan ortada değil mi? Ortada. Dünya güç odaklarının mücadeleleri sadece silah ile mi yürütülüyor? Tabii ki hayır. ‘’Soğuk savaş’’ kavramını ne kadar çabuk unutuyoruz.  Ne idi  ‘’soğuk savaş’’?  Birbirleri ile sıcak savaşı ( filli savaşı) göze alamayan iki devletin; akla gelen, gelmeyen her türlü yolla birbirlerini zayıflatmalarıdır.

Bakın; ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger 1990’lı yıllarda bir soğuk savaş stratejisini nasıl açıklıyor?

Kissinger; “Biz Amerika olarak neden güçlüyüz biliyor musunuz?”

“Bizler Amerika olarak içimizdeki vatan hainlerini çabuk etkisiz hâle getiririz… Dünyanın birçok ülkesindeki vatan hainlerini de kahraman yapar, onları ülkelerinde önemli yerlere getiririz.”

Soğuk savaş stratejileri çeşit çeşit… Bir önemli soğuk savaş strateji ise, iktidarda veya muhalefette  ya da ikisinde de yer edinmek.

Bir başka önemli soğuk savaş stratejisi de;  her konuda tartışma üretip ayrıştırmak, zamanı verimsizleştirmek, ilerlemeyi ve gelişmeyi engellemektir.

İşte Fazıl SAY’ın annesinin cenazesi üzerinden yapılanlarla;  festival, Ğadir Hum, Diyanet Alevilik- Sünnilik  üzerinden yapılanlara bu noktadan bakıyorum.

Sağlıklı ortamlarda tartışarak doğruların sağlaması yapılabilir.  Ama sağlıksız ortamlarda tartışmak hüsrandan başka bir şey getirmez.

Duydunuz mu? Hatay TUİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu)   yayınladığı ‘’mutlu iller’’  araştırmasında  77’nci (Hatay) sırada. (Türkiye’de en mutlu iller: Sinop, Afyon, Bayburt, Kırıkkale, Kütahya, Çankırı, Düzce, Uşak, Siirt ve Şırnak… En mutsuz iller ise Tunceli, Osmaniye, Diyarbakır, Antalya ve Hatay…)

Dikkat!!  Hatay dünyanın yüksek gerilim hatlarına birkaç yüz kilometre uzaklıkta. Binlerce kilometre uzaklıkta olsa da dünya ülkelerinin  gündeminde olan ‘’İdlip’’ Hatay’a birkaç yüz kilometre uzaklıkta.

Hatay hem sıcak savaş bölgelerine yakın hem de soğuk savaş unsurlarına açık.

Nasıl mutlu olalım. Bir garip haldeyiz.

Bu nedenlerle güncel tartışma konularına  temas etmiyorum. Ama yazılanları  da yazanları da kaydedin bir köşe. Çünkü; ‘’samimiyetlerini’’ sorguladığımız zaman siler yazdıklarını. Daha önce sildikleri gibi.

Mutluluk sıralamasında 77. sırada olan ilimize sevgi-saygı dolu günler diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share
72 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “HAD(İ)O ORDAN”

    20 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Siyasetçiler halkı kandıran birer profesyoneldir. Her seçim arefesinde kürsüye çıkıp "sevgili halkımız, biz sizler için varız" diyerek koltuğa oturana kadar halkçı olurlar, seçildikten sonra ise "şu şu mahallede muhtarımız ile halkımızın sorunlarını dinledik" diyerek sadece sorun dinlerler, dinledikleri sorunlara çözüm üretmeden de sosyal medyada kendi reklamlarını yaparlar. Halbuki aynaya dönüp baksalar halkın önünde duran en büyük sorunun kendileri olduğunu görecekler. *    *    * Bu sorun Türkiye'nin her yerinde old...
  • ARTIK VİCDANIN SESİ DUYULMUYOR

    20 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Günümüz insanı gürültü kirliliğini had safhada yaşıyor. Gün boyu kargaşa keşmekeş koşmaca ve  koşturmaca yetmezmiş gibi bir de bin bir çeşit gürültü deposu olan telefonların gönüllü hamallığını yapılıyor. Yediden yetmişe herkes akıllı telefonlara adeta mecbur ve de mahkum. Akıllı telefonlarda ise o kadar çok o kadar çeşitli sesler var ki aynı ortama oturan insanlar artık birbirlerini duymuyor ve de dinlemiyor herkes kendi telefonundan çıkan bin bir çeşit sesin dayanılmaz baskısı altında, oğlunuz ya da kızınız elindeki telefonun esaretinden ...
  • TORPİL GİRİŞİMİ

    19 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Mersin ilk Öğretmen Okulu 2. Sınıfındayız. Sene sonu gelmişti. Yüksek öğretmen okuluna gidecek olanları bir telaş sarmış, sınıfa tartışılır hale gelmişti. Kimler gidecek? İsmen seslendiriliyordu. Konuyu Safa Bey’e açtım. Ölçü nedir? Kimler gidebiliyor? Türünde sorular sordum. Karnesinde zayıf olan öğrencilerin notları ne kadar iyi olursa olsun gidemeyeceklerini öğrendim. Benim iki tane zayıfım vardı. Biri Müzik, diğeri Kompozisyon dersiydi. Müzik on üzerinden ‘’1’’, Kompozisyon da on üzerinden ’’4’’ü.  Buna karşın not ortalamam yüksekti...
  • 12 EYLÜL VE KAHRAMANMARAŞ KIZ İLK ÖĞRETMEN OKULU

    18 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Yıl 1982, aylardan Mayıs, Vakit 31 Mayısı, bir Hazirana bağlayan gece, saat 01 idi. Kapı çalındı, acıttığımızda karşımıza üç sivil görevli çıktı. Görevli olduklarını, sıkıyönetimden geldiklerini ve evde arama yapacaklarını söylediler. İçeri aldık. Usulüne uygun arama yapıldı. Evimizde yapılan aramadakitaplıktan: ‘’Uğur Mumcunun Suçlular ve Güçlüler kitabı, Felsefenin temel ilkeleri kitabı, Tekin Sönmez’in Bir Günün Apansız Açıklaması adlı kitapları ile birlikte bana ait bir şiir karalamasına el konuldu.’’ Tutanak tutuldu eve zarar vermed...