logo

reklam

YA İŞ GÜVENLİĞİ!

Ölüme Meydan Okuyan İnşaat İşçileri var…

İlçemizde son günlerde yaşanan iş kazalarının ardından gözler inşaatlara çevrilirken, metrelerce yüksekte ölüme meydan okuyan bazı inşaat işçileri güvenlik önlemi alınmadan çalışmalarını sürdürüyor. İlçemizde 3 çocuk babası Özer Dadük’ün ekmek parası peşinden koştururken bir inşaatın 5. Katından düşerek ölmesi, ekmek ve yaşam arasında dokudukları ince mekik objektiflere yansıdı. Metrelerce yükseklikte evine ekmek götürmenin derdinde olan işçilerin, baret takmadıkları, yelek giymedikleri ve emniyet kemeri kullanmadıkları görüldü. İşçiler, can güvenlikleri hiçe sayılarak ölümcül bir ortamda çalışmaya devam ediyor. Peki, sağlık güvencesi olmadan çalışan bu işçilerin olası bir iş kazası yaşaması halinde sorumlu kim?

Paslanmış demirlerden ve ya latalardan, alelacele kurulmuş görünümü veren iskelede çalışan işçiler adeta ölüme meydan okuyor. İşçiler, kurulan iskele üzerine konan kalasları da ilkel yöntemlerle bulundukları yerlere çıkarıyor. Ortaya çıkan manzara, yaşanan kazalardan ders alınmadığını gözler önüne seriyor.

Olası bir iş kazasında sorumlu kim?

Ölümle-yaşam arasında ince ve şeffaf çizgide ekmek mücadelesi veren işçilerin olası bir iş kazası geçirdiğinde ise sorumlu, sözleşmeye göre belirleniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 170 iletişim hattından alınan bilgide, olası bir kazada işi yapan firma ile apartman yönetimi arasında anlaşma sağlandı ise işçinin SSK’sı ve çalışma güvenliği ile alınacak tedbirler firmaya ait oluyor.

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğüne Göre Yapı İşlerinde Alınacak Güvenlik Tedbirlerinin ise yasal sıralaması şöyle;

MADDE 6 – Yapı işlerinin gündüz yapılması esastır. Karanlıkta veya gece çalışılmasının gerekli veya zorunlu bulunduğu hallerde, çalışma yerinin ve geçitlerinin yeterince ve en uygun biçimde aydınlatılması ve iş güvenliğinin sağlanması gerekir.

MADDE 7 – Yapı işlerinde kullanılan iskeleler, platformlar, geçitler, korkuluklar, merdiven parmaklıkları, güvenlik halatları ve güvenlik fileleri, zincirler, kablolar ve diğer koruma tedbirlerine ait araç ve gereçler ve işçilere  verilen güvenlik kemerleri ile diğer malzeme ve araçlar; yapılan işe uygun ve işçileri her çeşit tehlikeden korumaya yeterli olacak ve kullanılan tesisat, tertibat, malzeme veya araçlar, kaldırabilecekleri yüke dayanacak nitelik ve sağlamlıkta bulunacak; alet, parça, malzeme gibi cisimlerin düşmesi muhtemel yerlerde çalışan işçilere koruma başlığı (baret) verilecektir.

MADDE 8 – Yapı alanı içindeki tehlikeli kısımlar, açıkça, sınırlandırılacak ve buralara görünür şekilde yazılmış uyarma levhaları konulacak ve geceleri kırmızı ışıklarla aydınlatılacaktır.

MADDE 9 – Yapının devamı süresince sivri uçları veya keskin kenarları bulunan malzeme ve artıklar, gelişi güzel atılmayacak ve ortalıkta bulundurulmayacaktır.

MADDE 10 – Yapı işyerinde kazaya sebep olacak veya çalışanları tehlikeli durumlara düşürecek şekilde malzeme istif edilmeyecek ve araçlar gelişi güzel yerlere bırakılmayacaktır.

MADDE 11 – Tavan veya döşemelerdeki boşluk ve deliklere korkuluk yapılacak veya bu deliklerin üstleri geçici bir süre için uygun şekilde kapatılacaktır.

MADDE 12 – Yapı işlerinde çalışanların birlikte korunmaları sağlanamadığı hallerde, yapılan işlerin özelliği itibari ile gerekli kişisel korunma araçları verilecektir. Bu araçlar işçilerin fizik yapılarına uygun olacaktır.

Bir işçinin kullandığı koruyucu araçlar başka işçilere verilmeden önce uygun şekilde temizlenecektir.

MADDE 13 – Yüksekliği tabandan itibaren 3 metreden daha fazla olan ve düşme veya kayma tehlikesi bulunan yerlerde çalışanlarla, kiremit döşeyicilerine, oluk ve her türlü dış boya işleri yapanlara gırgır vinçlerini çalıştıranlara ve kuyu, lağım galeri ve benzeri derinliklerde çalışanlara güvenlik kemerleri verilecek ve işçiler de verilen bu kemerleri kullanacaklardır.

MADDE 14 – Çatılarda veya eğik yüzeylerde yapılan işlerde kullanılan yapı iskeleleri uygun korkuluklarla donatılacaktır. Bu korkuluklar aynı zamanda dengesini kaybetmiş bir işçinin düşmesine engel olabilecek sağlamlıkta yapılacaktır.

MADDE 15 – Cam, saç ve çimento harçlı levhalardan yapılmış veya eskimiş, yıpranmış ve dayanıklılığı azalmış çatılarda, çatı merdiveni kullanılacak ve buralarda tam güvenlik sağlanmadıkça çalışılmayacaktır.

MADDE 16 – Kuvvetli rüzgar alan işyerlerinde gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan işçiler çalıştırılmayacaktır.

MADDE 17 – Yapı alanında kamyon ve benzeri taşıt ve araçlar kullanıldığında bunların giriş ve çıkışları için uygun bir şekilde işaretlenmiş yerler ayrılacak ve bu taşıtların bütün manevraları bir gözetici tarafından yönetilecektir.

Ayrıca bu araçların manevra ve park yerleri belirtilmiş olacak, kısa bir süre için de olsa araçlar, gerekli güvenlik tedbirleri sağlanmadıkça sürücüsüz bırakılmayacaktır.

Sonuç; Başlangıçta da belirtildiği gibi inşaat sektörümüz için iş kazaları ve iş güvenliği önemli bir sorundur. Çalışanların sakat kalmasına, yaşamını yitirmesine neden olan ve dolayısıyla insancıl yönü öncelik taşıyan iş kazalarının yol açtığı ekonomik kayıplar da oldukça önemlidir.

Öte yandan iş kazaları nedeniyle açılan kamu ve tazminat davaları meslektaşlarımızı uzun yıllar ruhsal açıdan huzursuz etmekte, maddi külfetlere yol açmaktadır. İşveren, işveren vekili, proje yöneticisi, şantiye şefi, saha mühendisi ve benzeri sıfatlarla inşaat uygulamalarında sorumluluk üstlenen meslektaşlarımızın, konunun öneminin bilincinde olması, ilgili yasa, tüzük ve yönetmeliklerde yer alan önlemleri eksiksiz olarak izlemesi ve uygulaması esastır.

Haber- Foto: Ümit Dadük Sağaltıcı

 

 

Share
716 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?