logo

reklam
28 Mart 2017

TARIM ALANLARI TEHLİKEDE!

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç: Vahşi Res Türbinleri Halkı Göç Ettiriyor …

 

 

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç, Yeşil Enerji olarak anlatılan Rüzgâr Enerji Santralleri (RES) ile ilgili yapılan İnceleme araştırma sonuçları ile ilgili basın açıklaması (–1)’nı gazetemiz ile paylaştı.  

Akdeniz Kültür Ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Yeşil Enerji olarak yutturulan Rüzgâr Enerji Santralleri (RES) eğer kurallara, kriterlere, ilkelere, hukuka, insan, hayvan ve doğa haklarına uyarak yapılırsa yeşil olur. Bunlara uymadan yapılırsa yeşil kalmaz vahşi ve kirli olur. Kirli RES Şirketleri kapitalist ekonominin en vahşi sektörlerindendir. Defne ve Samandağ ilçelerimizde kriterlere uymadan kurulan RES’lerden dolayı doğa, iklim ve geçim alanları (Tarım, Turizm, Ticaret, Nakliye, Hayvancılık, Arıcılık, Zeytincilik, Narenciye vb)  tahribata ve verimsizliğe mahkûm oluyor.  “Kirli paranın, temiz parayı kovması” gibi kirli yatırım olan vahşi RES, bütün sektörlerden temiz yatırımları kovuyor. Kirli RES Şirketlerinin  “Bastığı Yerde Artık Ot Bitmez Olur”, vahşi RES’lerin girdiği bölgenin bereketi kaçıyor ve bölge halkı fakirliğe mahkûm oluyor. Vahşi RES’lerin girdiği bölgede arsa, bina, bahçe vb gayrimenkullerin değerleri düşer. Çünkü 1939 yılında savaş şartlarında uygulanmak üzere çıkartılan “Acele Kamulaştırma Yasası”, ne yazık ki usulsüz olarak Rüzgâr Enerji Santrali yatırımlarında kullanılıyor.  Samandağ ve Defne ilçemizde masum köylünün ve zavallı yerel halkın tarlasını, bahçesini haksız yere istimlâk ediyorlar. Emekçi halkın on yıllardır işlettiği ve geçimini sağladığı ufak tefek arsalar bin bir hile ve kurnazlıkla elinden alınıp vahşi RES şirketlerinin hizmetine sunuluyor. Toprağın halktan alınıp vahşi RES şirketinin hizmetine sunulmasını sağlayan v e kendini çok kurnaz sanan aracılar ( Erkek Keklikler) var.  Kendi köylüsünün, komşusunun, akrabasının ve bütün toplumun kullanımında olan doğal alanları üç beş kuruş ile yabancı finansmanlı vahşi RES şirketinin emrine veren “Erkek Keklikler”  piyasası bile oluşmuş. Arsalar, tarlalar, bahçeler yok pahasına ya satın alınıyor ya da kiralanıyor. Arsada, bahçede ağaçlar varsa ne yazık ki yok ediliyor. RES’lerin girdiği yerlerde ekmek küçülür, yaşam alanı daralır ve evler boşalır. Vahşi RES türbinlerinin girdiği yerde turizm barınamaz. Tepesinde dönen dev görsel kirlilik ve kulaklarında devamlı uçak sesi gibi bir ses kirliliğini turizm taşıyamaz. Kirli Rüzgâr Enerji Santralleri “Kara Delik” gibi civarında ne varsa her şeyi yutuyor. Kirli RES kendisi büyürken onun dışında kalan her şey yavaş yavaş küçülerek yok oluyor. Kirli RES Türbinleri girdiği yeri insansız, hayvansız, bitkisiz, iklimsiz, tarihsiz, tarımsız, turizmsiz, yatırımsız, işsiz, bırakıyor. Nihayetinde de kaçınılmaz korkunç son olan halkın GÖÇ etmesi ile son buluyor. Kirli RES Canavarlarının ve lobilerinin yalanlarına inanan bölgelerin sonu maalesef çok hazin ve açıklıdır. Her bölgede çok çevreci geçinen RES lobileri piyasası mevcuttur. Bir başka “Erkek Keklik” piyasası olan bu kirli piyasalarda toplum aleyhine olarak “Parayı Veren Düdüğü Çalar”.

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ RES’LERİNDİR!

Vahşi RES’ler geri kalmış ülke, taşra bölge ve ilçeye girdiği andan itibaren en büyük ekonomik ve siyasi güçler arasında yer alıyor.  İlk günden itibaren Üretim araçlarına, üretim güçlerine, üretim ilişkilerine hâkim oluyor. Üretim biçimi, geçim kaynakları, geçim şekli ve toplumsal ilişkiler vb kirli RES merkezli olarak yeniden şekilleniyor. Bölgenin toprağına, merasına, deresine, suyuna, bitkisine, ağacına, çiçeğine,  arısına, böceğine, kuşuna, hayvanlara, havasına, dağına, taşına, yoluna, asfaltına, türbesine, “El Arabî ziyaretine”, tarihine, “ST Simon manastırına”, eserine, uykusuna, rüyasına, insanların ruh haline vb etki etmediği hiçbir alan kalmıyor. Kirli RES Canavarları girdiği taşra bölgenin, ilçenin ve il’in politikasına, bürokrasisine, seçilmiş ve atanmış yetkililerine nüfuz ediyor.  Vahşi RES’in girdiği bölgede, ilçede, il’de devlet daireleri ve belediyeler RES’lerin lehine olan kararların onay yerine dönüşüyorlar. Vahşi RES’lerin girdiği bölgelerde, mahallede, ilçede, ilde demokratik seçimlere veda edilir. Çünkü RES’ler Milletvekili, Belediye Başkanı, Meclis Üyesi, Muhtar, Aza vb aday belirlemelerinde ve seçimlerinde en belirleyici güçler arasına girerler. RES’ler sahip oldukları büyük para güçleri ile girdikleri bölgenin, Yargısını, Yürütmesini ve Yasamasını kendine bağlamaya çalışır.

AZ DEĞİL BİNLERCE DÖNÜM.

Rüzgâr Enerji türbinlerinin kurulumu için çok büyük bir alana ihtiyaç vardır. Binlerce dönüme yayılan vahşi RES türbin bölgeleri “özel güvenlik, silahlar, dürbünler, nöbet kulübeleri, kameralar, zincirler vb ile doldurulur. Binlerce dönüm doğal ortamlar dev türbinlerle ve gürültüyle doldurulur. Binlerce dönüm arazi, kazı yapılamaz, girilemez, çıkılamaz, onarılamaz, inşaat yapılamaz, izinsiz yapılamaz, edilemez vb levhaları ile sınır bölgelerindeki mayın tarlalarından beter hale getirilir. İnsanlar kendi tarlasına, kendi bahçesine gitmek için, ekim yapmak, sürmek, sulamak, hasat yapmak vb için vahşi RES güvenliğinden izin almak zorunda kalır. Kirli RES’lerin girdikleri bölgede ve çevresinde adında RES geçen ilkel mafya düzeni kuruluyor.

BAŞIMIZA GELMESİN DİKKAT

Samandağ, Defne ve Yayladağı ilçelerimizin Aknehir, Gözene, Sebenoba mahallelerinde yol kenarlarında dizili türbinlere dikkat. RES türbinlerinin yakınından geçen karayolundan arabanızla geçerken aman dikkat.  Vahşi RES türbinlerinin yakınından tarlanıza, evinize, iş yerinize giderken aman dikkat. Vahşi RES türbin bölgesinde tarlanızda, bahçenizde, arsanızda ve evinizde durup dururken başınıza RES yağabilir. Simon manastırını görmeye gidecek yerli ve yabancı turistler ve el ARABÎ Ziyaretine gitmek isteyen inananlar aman dikkat.  Vahşi RES Türbinleri sandığınız kadar sağlam değildir. Düşebilir, devrilebilir, yanabilir, savrulabilir. Yakına, uzağa ve her tarafa büyük zarar ve felaketlere sebep olabilir. Ayrıca kanatlarında oluşan buzlanmalar ve bu buz parçalarının fırlaması ile insan ve hayvan hayatlarını riske atmaktadır.  RES canavarlarının doğaya, tarıma, turizme, tarihe, hayvanlara ve insanlara verdiği tahribatların ve oluşabilecek yaralama veya ölümlerin sorumlusu kim olacak? Türbin üreticisi ABD ve Avrupa şirketleri,  yerli işbirlikçisi ve yerli ortakları sorumludur. Kriterlere uymadan uygunsuz yere türbin diken sözde yerli şirketler ve yabancı ortakları sorumludur. Finansman sağlayan ABD- Alman/Avrupa bankaları ve yerli ortakları olan bankalar sorumludur. Kriterlere uymadan uygunsuz yerlerde türbin yapılmasına izin veren Bakanlık görevlileri, Valilik, Müdürlük, Kaymakamlıklar ve Belediyelerin yetkilileri hepsi sorumludur. Kriterlere uymadığı halde RES’leri Temiz, yeşil, yenilenebilir vb olarak tanıtan, reklamını ve propagandasını yapan sözde çevreci özde paracı lobiler sorumludur. Yaşanabilecek tehlikelere yaşanan birkaç örnek ile somutlaştıralım.

YANGIN

“Hatay Belen Ötençay mevkiindeki bir rüzgâr türbininde yangın çıktı. Ötençay mevkiindeki rüzgâr türbinlerinin biri henüz belirlenemeyen nedenle alev aldı. Zeytinlik alanlar içinde yer alan türbindeki yangının ağaçlara sıçramaması için ihbar üzerine olay yerine çok sayıda arazöz sevk edildi.”  (Eki 2016)

DÜŞME-KOPMA,

“İzmir’de Çandarlı’ya 2 kilometre uzaklıkta yer alan Rüzgâr Enerji Santralleri’nden (RES) birisinin pervanesi koptu. Mavi Ege sitesinin evlerine 200-250 metre uzaklıktaki RES direklerindeki bu kopma sonrası faciaya ramak kaldı.”   (MART 2017)

GÜRÜLTÜ VE TAZMİNAT

Samandağ ve Yayladağı ilçe sınırlarında kurulu olan Sebenoba RES şirketinin türbinlerinin üretildiği Avrupa’da RES şirketi ailelere tazminat ödemeye mahkûm oldu.  “İrlanda’nın Banteer County Cork Kasaba’sında, RES türbinlerine evleri yakın olan aileler olumsuz yönde etkilenmelerinden dolayı evlerini terk etmek zorunda kaldılar.   Evleri RES’lere 1000 metre yakın olan ailelere tazminat ödenecek. Bu aileler RES şirketlerine karşı açtıkları davayı kazandılar. Mahkeme RES türbinlerinin olumsuz etkilerini kabul ederek Nisan ayında çok büyük tazminat ücreti kararı verecek. “Açılan davalarda RES’in “aşırı gürültü yaratığı ve yakında yaşayanları rahatsız ettiği”  gerekçe olarak gösterilmiştir. Defne ve Samandağ ilçemizde kurulu RES türbinlerinin de üreticisi ve dikim/ Mühendislik işini yapan ülkeler ve şirketler sorumluluğun Rüzgâr Enerji Şirketlerine ait olduğunu ifade etmiş ve bunu mahkeme tutanaklarına kaydedilmiştir. (Çiftçinin Gazetesi- “Rüzgâr (enerjisi) şirketi komşularının rahatsız edildiklerini kabul ediyor” – Paul Mooney 05 Ocak 2017).

AVRUPALILARIN CANI VAR, BİZİMKİ PATLİCAN MI?

Avrupa mahkemeleri, RES şirketlerini kendi vatandaşlarına tazminat ödemeye ve zararlarını telefi etmeye karar verdi. Avrupalılar yaşam alanlarının, doğal alanların içinde veya yakınında ve karayollarının yakınında kurulan türbinleri kaldırmaya karar verdi. Sıra bizim haklarımızı korumakla görevli ve yetkili olan yasama, yargı ve yürütmemizde inşallah. Türkiye’de ise RES’ler tamamen yaşam alanları içerisinde bulunuyor. Özellikle Samandağ ve Defne ilçelerimiz de vahşi RES’ler yaşamı tehdit ediyor. Defne ve Samandağ ilçelerimizde RÜZGÂR canavarları Yaşam alanına çok yakın ve her gün binlerce aracın geçtiği karayolunun bitişiğinde. Türkiye’de mahkemelerin yaşamı ne kadar önemsediği ve nasıl bir karar alacağı merakla bekleniyor.”

(DEVAM EDECEK)

Share
636 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?