logo

reklam
17 Mayıs 2017

TALESEMİ ANLATILDI

8 Mayıs Dünya talasemi haftası etkinlikleri kapsamında Samandağ Kültür Merkezinde “Orak hücreleri anemi ve talasemi (Akdeniz anemisi) hakkında bilgilendirme yapıldı. Dr. Esra Uslu, konu hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Dr. Adem İşler, Hemşire Fatma Kaya, veri hazırlama kontrol işletmesi Aydın Kayıkçı bilgilendirme toplantısında görev aldı.
Talasemi ve Orak Hücreli Anemi hastalıkları hakkında farkındalık yaratmak için bu tür halkı aydınlatmanın yaraları dikkat çeken Halk Eğitim müdürü Aykan Miçoğulları “Hatay Halk Sağlığı müdürlüğünün bu tür bilgilendirmeleri önemsiyoruz ve destekliyoruz” dedi.
Talasemili olmak çocuklarınızın kaderi değildir diyen Dr. Esra Uslu, “Talasemi ve Orak Hücreli Anemi hastalıkları dünyada ve ülkemizde yaygın olarak görülen kalıtsal ( ırsi) kan hastalıklarıdır. Anne ve babadan çocuklara geçen bu hastalıklar ömür boyu sürmektedir. Her ikisi de taşıyıcı olan iki bireyin evlenmesi sonucu hasta bebek doğma riski ortaya çıkar. Her ikisi de taşıyıcı olan anne babanın, her gebelikte hasta çocuk sahibi olma riski % 25’tir.
Akdeniz Anemisi olarak da bilinir. Solgunluk, iştahsızlık, huzursuzluk, halsizlik gibi kansızlığa bağlı
olan belirtileri bebek henüz 3 – 4 aylıkken ortaya çıkar. Hastalar ömürleri boyunca ortalama 3 – 4 haftada bir kan nakli yapılarak hayatlarını devam ettirebilirler. Tedavi görmediği takdirde vücutta gelişme geriliği, karaciğer ve dalak büyümesi, yüz kemiklerinde şekil bozukluğu olur.
Tedavisi oldukça zahmetli ve pahalıdır. Sürekli kan alan hastaların vücudunda demir birikir. Aşırı demir
birikimi, başta kalp ve karaciğer olmak üzere tüm organlarda tahribata neden olur.
Kandaki kırmızı kan hücreleri orak şeklini almıştır. Hücrelere yeterli oksijen ve besin aşınamamaktadır. Orak Hücreli Anemi hastalığı dayanılmaz ağrı krizleri, ölümcül krizler ve çoklu organ hasarı ile kendini göstermektedir.
Yetersiz demir alınması; normal beslenme sırasında gıdalar yoluyla alınan demirin yetersizliğinde görülür.Sosyo-ekonomik düzeyi düşük toplumlarda, beslenme alışkanlıkları yanlış olan insanlarda daha sık görülmektedir. Bebeklerde; ek besinlere geç başlama, anne sütü yerine inek sütüyle beslenme kansızlığa neden olabilir. Özellikle 6-24. aylar arasında sıktır.
Erişkinlerde ise vejetaryenlik, yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ve yeme bozuklukları da kansızlığa neden olabilir. Ayrıca adet kanamsının fazlalığı da kansızlığa yol açabilir.
Doğumla ilgili nedenler; sık doğumlar, çoğul gebelikler, annenin 2 yıldan sık aralıklarla veya 4’ten fazla sayıda doğum yapması gibi durumlar kansızlığa neden olabilir.
Demir gereksinimin arttığı durumlar; ülser kanamaları, kadınlarda adet kanamaları gibi kan kayıpları, parazit enfeksiyonları, özellikle bebeklerin ilk yaşı ve ergenlik dönemi gibi hızlı büyüme dönemlerinde vücudun demire olan ihtiyacı artar ve artan bu ihtiyacın tek başına besinlerden karşılanamadığı durumlarda kansızlık görülebilir. Demir emiliminin bozulduğu durumlar; uzun süren ishaller, kronik enfeksiyonlar, sindirim sisteminde bozukluklar vücuda alınan demirin emilimini bozarak kansızlığa neden olabilir.Kurşun zehirlenmesi; özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı kent merkezleri başta olmak üzere akaryakıttaki kurşunun havaya karışması ile oluşan kurşun zehirlenmeleri de kansızlığa neden olabilmektedir”dedi.
Toplantıda ağız ve diş sağlığı hakkında Dt. Duygu Aydın bilgilendirme yaptı.

Haber-Foto:Ümit Sağaltıcı

Share
337 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?