logo

reklam
17 Mart 2018

SURİYE, SEKİZ YILDIR DİZ ÇÖKMEDİ!


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Suriye’ye yönelik başlayan kirli emperyalist saldırının bugün sekizinci yılına girdik.

15 Mart 2011 yılında Dera’da ABD istihbarat teşkilatı CİA ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD’ın desteği ve yönlendirmesi ile başlayan sözde muhalif gösteriler, küresel havuz medyasında “Arap Baharı Suriye’ye ulaştı, halk demokrasi ve özgürlük istiyor” şeklinde servis edildi.

Bu gösterilerin demokrasi ve özgürlük temelli olmadığının anlaşılması çok uzun sürmeyecekti.

ABD ve İsrail’in eğitip donattığı El Kaide tandanslı çeteler, 6 Haziran 2011 yılında İdlip’in Cisr Eş-Şuğur beldesinde 120 polis ve askeri katledip Asi Nehri’ne attılar.

Sonraki süreçlerde katliamlar, çatışmalar ülkenin diğer kentlerine sıçradı.

83 ülkeden devşirilen ruh hastası lejyonerlerin yaptıkları katliamlar, 15 Mart ve öncesinde “halk demokrasi ve özgürlük istiyor” şeklinde servis edilen haberlerin hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, Suriye’de bir demokrasi ve özgürlük temelli taleplerin değil, yer altı ve üstü kaynakları paylaşım savaşının başlangıcı olduğunu gösteriyordu.

Ortadoğu tarihinde emparyalizmin resmi orduları tarafından yapılan katliamlar, bu sefer paramiliter çeteler aracılığıyla yapılıyor ve bu çetelere “devrimci güçler” deniliyordu.

Emperyalizmin bölgemizdeki işbirlikçi ülkeleri, medyaları, Ortadoğu’nun yakınına bile gelmemiş fularlı tatlı su solcuları da emperyalizm ile aynı ağzı kullanarak bu çetelere “devrimci güçler” diyerek algı yaratmaya ve emperyalist saldırıya meşruluk kazandırmaya çalıştılar.

15 Mart 2011 tarihinden 2 ay sonra Cisr Eş-Şuğur’da meydana gelen katliamın hemen ardından Suriye halkları bütün dinamikleri ile tarihten gelen bilinçleri doğrultusunda bu olayların demokrasi ve özgürlük temelli olmadığına kanaat getirerek karşı refleks gösterip bu saldırıya meşruluk kazandırmaya çalışanların çabalarını boşa düşürdüler.

Emperyalizmin 83 ülkeden devşirdiği çetelere karşı silahlanan halk, kendi öz savunma güçlerini oluşturarak Suriye’nin emperyalizme boyun eğmeyeceğini, emperyalizmin Suriye’de tarihe gömüleceğini bütün dünyaya göstermişti, göstermeye devam ediyor.

Kadınların önemi…

Öte yandan 7 yıldır 3 bin civarında cephede süren çatışmalarda ordunun yanında yer alan kadınlar da bu savaşta etkin rol oynadılar.

Suudi Arabistan’da kadının tek başına sokağa çıkması dahi yasakken, kadının insan olup olmadığı tartışılırken Suriye’de kadınlar pilot, doktor, öğretmen vs. vs. hayatın her alanında ve son 7 yıldır savaşın her cephesinde var olarak, Suriye’nin Ortadoğu’da emperyalist ülkelerin ve işbirlikçilerinin bahsettiği gibi demokrasi ve özgürlüğe ihtiyacının olmadığını kanıtlamış oldular.

Şimdi sekizinci yılına giren Suriye’yi işgal ve  paylaşım savaşının, Suriye Ordusu ve halkının zaferi ile sonuçlanmasına ramak kaldı.

2011 yılından bu yana geçen sürede yüzbinlerce insan hayatını kaybetti ancak Suriye’ye “demokrasi ve özgürlük” iddiası ile çullanan emperyalizm ve işbirlikçileri de tarihe gömülmek üzere. (Evgin Dağ) 

 

Share
72 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “KAHROLSUN PKK…O…ÇOCUĞU SAMANDAĞ”

    09 Nisan 2018 Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında örtü olarak kullanılan Atatürk sevgisi ve milliyetçiliği yalanlarıyla “radikal ırkçı, bizden başka herkes helak olsun Türkçü ve Sünnici” devlet politikaları egemen oldu. Dış politikada komşulara düşman içte toplumsal ahengi ve bütünleşmeye zarar veren, herkesi potansiyel devlet ve Türk düşmanı kabul eden bir zihniyet hâkim olundu. Bu politikalar Emperyalist devletlerin talebi ve projeleri ile teşvik edildi. “Türk olmayan” bölgelere içerden ve dışardan “Türk ve Sünni” yüzlerce aile iskân edildi (yerleşti...
  • YAŞAMIMIZDA MEYAN KÖKÜ

    26 Mart 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

    Eskiden iş bulmak, para kazanmak zordu. Mahalle insanının; zeka ve becerisi, yen bir çalışma alanı yaratıyordu. Mahallemizin bakkallarında Reşit Sürmeli ‘’ Reşit Hilk’’ Çalıştırdığı bakkal dükkânının arka bahçesini, vatandaştan satın aldığı meyan kökü için stok sahası olarak kullanırdı. Meyan kökünün kilosu 25 kuruştan alıyordu. Çocuk denecek yaşta olanlarla genç ağabey ve ablalar meyan kökü toplamaya giderlerdi. Herkes topladığı meyan kökünü Reşit Sürmeli’ye’’ Reişt Hilk’e’’ getirirdi. Bu işle uğraşan tek Reşit amca vardı. Başka mahalleler...
  • SAMANDAĞ’IN DEMOGRAFİK (NÜFUS) YAPISI ve SİYASİ EĞİLİMLERİ (2)

    26 Mart 2018 Dünya, Eğitim, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

      Yazımın ilk bölümünde 1965 ten başlayıp 1983 yılına kadar gelmiştik. Bu bölümde 1987 yılından başlayıp 2000li yıllara gelip bırakacağız. 1987 yılı milletvekili seçimlerinden önce 1985 yılında nüfus sayımı yapılmıştır. 1985 sayımına göre: İlçemizin: Merkez nüfusu: 27 477 (13050 erkek - 14427 kadın) Köy nüfusu: 55 457 (26804 erkek - 28653 kadın) Toplam Nüfusu: 82 934 kişidir. Buna göre nüfus 1980 sayıma göre 17. 936 kişi artmıştır. 1980 yılında nüfus artışında azalma yaşanırken 1985 yılına gelindiğinde hızlı bir ar...
  • SURİYE, SEKİZ YILDIR DİZ ÇÖKMEDİ!

    17 Mart 2018 Köşe Yazıları

    Suriye'ye yönelik başlayan kirli emperyalist saldırının bugün sekizinci yılına girdik. 15 Mart 2011 yılında Dera'da ABD istihbarat teşkilatı CİA ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD'ın desteği ve yönlendirmesi ile başlayan sözde muhalif gösteriler, küresel havuz medyasında "Arap Baharı Suriye'ye ulaştı, halk demokrasi ve özgürlük istiyor" şeklinde servis edildi. Bu gösterilerin demokrasi ve özgürlük temelli olmadığının anlaşılması çok uzun sürmeyecekti. ABD ve İsrail'in eğitip donattığı El Kaide tandanslı çeteler, 6 Haziran 2011 y...