logo

reklam

“ST. SİMON EMANET, KARDEŞİNE İADE ET !!! “

Hatay‘a boşuna medeniyetler şehri denilmiyor. Her inancın her ırkın her kültürün hayat bulunduğu her yöreye ait efsaneleri olan bu eşsiz şehrin güzellikleri saymakla yazmakla bitmez.

İlimiz genelinde ilçemiz özelinde en çok ziyaret edilen ve ilgi gören hazinelerinden sadece bir tanesi St. Simon Manastırı.1400 yıllık bir tarihe sahip olan bu manastırın sütunları hala ayakta durmak için savaş veriyor adeta. Ziyaretler sırasında insanı nedeni bilinmeyen bir hüzün kaplar, bu tarihi dokunun sütunlarına dokunurken. Gezilip görülmesi gereken eşsiz yerlerden biridir bu manastır. Hatay’a gitme nedenlerinin başında gelir güzelim Samandağ’ına adını veren Saint Simon Manastırı. İşte tam da bu noktada dalıvermek istiyorum konumuza. Geçtiğimiz günlerde Ayhan Kara Vakfının bir toplantısına katıldım. Bir birinden değerli ilçenin muhakkak bir alanınan dokunarak can vermesini sağlamış abilerim, ablalarım vardı. Konu ilçemize adını veren manastıra sahip çıkmak. Nasıl bir heyecan var salonda anlatamam. Tarihi bir mekanda, ilçemizin tarihini konuşmak nasıl keyif verdi varın siz düşünün.

Dönelim konumuza, St. Simon neden Samandağın olmalı, neden sınırımızdan çıkartılmış gelin dinleyelim…

Ayhan Kara Vakfı tarafından vakıf hizmet binasında St. Simon Manastırı’nın Samandağ’a yeniden devredilmesi için Sivil Toplum Örgütleriyle bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıda ADD Yönetim Kurulu üyesi Hayrettin Arıkan, SMMO Temsilcisi Gül Oruç, KALEM-DER başkanı Nermin Eryılmaz Havuz, ÇEVKO Başkanı Mişel Atik, Mağaracık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanı Ayhan Duman, Samandağ Cilli Gençlikspor Kulüp başkanı Dr. Hasan Fehmi Cili, Samandağspor Kulüp başkanı Yusuf Yatkın, CHP Hatay İl başkan yardımcısı Mithat Serin, Kuaförler Odası başkanı Hikmet Tunç, Terziler Odası başkanı Cuma Sahillioğulları, Nefes Almak İstiyorum İnisiyatifi üyelerinden  Mustafa Yatkın,  Nebil Şat, Samandağ Tarih – Turizm – Kültür Derneği Cumhur Miçooğulları ve bir çok temsilci katıldı.

SORUN İSİMLERİN ÇARPITILARAK VERİLMESİ…

Çevre Koruma ve Turizm Yaşatma Derneği Başkanı Mişel Atik, konu ile ilgili ilk sözü alırken “şimdi aslında insanlığın biraz vicdan sahibi ve sorumlu olması gerekiyor. Ayhan arkadaşımızın dediği gibi St Simon’u istedik. 2 Şubat’ta da Hristiyanlar bayramlarını kutladılar. Sımğen ıl Ağşıt derler. Maalesef buradaki sorun isimlerin çarpıtılarak verilmesi. Samandağ isminin Simondağ olması gerekirken tepelerinin saman dolu olmasından kaynaklı olarak Samandağ olmuş. Yıllar yılı burada Samandağ’ında yaşadık. Samandağı’na adını vermiş bir yerin Defne Belediyesi tarafından alınması gibi ilginç bir şey olamaz. Bu durumu onların kabul etmemesi gerekiyor. Kaldı ki İbrahim Yaman bu konuda bilgi sahibi birisidir. Eğer bu şekilde davranacaklarsa bize tepeyi versinler. Çünkü Samandağ’ın isim babalığını yapmış. O açıdan bir sorumluluk olması gerekiyordu. Orası için ne yapılabilir? Deklarasyona katılıyorum. İmza kampanyasına da evet daha kapsamlı bir şekilde yürütülebilir. Ama bu durum sırf imza kampanyasıyla olacak bir olay değil. Bu durum için Cumhurbaşkanı’nın imzası gerekiyor.

Öncelikle söylemem gerekiyor Defne Belediyesi Meclisi içerisinde Samandağlı bir meclis üyesi var. Doğup büyüdüğü yerde Samandağ’ına isim babalığını yapan St. Simon’un Defne’ye verilme kararına oy veren bir üye daha ne demem gerekiyor bilemiyorum. St. Simon’un Defne’ye bağlanmaması gerekiyor. St. Simon’u Kurtarma ve Yaşatma Derneği var Samandağ’ında. Önceleri iyi çalışmalar yaptılar sonra ise sesleri duyulmaz oldu. Dünyada iki tane St. Simon Manastırı var. Biri Halep yakınlarında, diğeri ise Samandağ’ında.  Şimdi bahsettiğimiz çerçevede öncelikle Belediyeyi harekete geçirmek lazım. Meclisi zorlamak lazım. Önce bir düşünmeleri gerek bu Samandağ adı nerden geliyor diye. Eğer bu olmazsa Samandağ Belediyesine bir iş daha düşer. Samandağ Belediyesinin isminin değişmesi. Vurup kırmadan, birazda tarihi bilmek lazım tabi ki. Samandağ isminin nerden geldiği detaylı bir şekilde anlatılmalı. Ve gerekli yerlere müracaat yapılmalı. Ne kadar imza toplanırsa o kadar etkili olacağına inanıyorum. Teşekkür ediyorum. Var gücümüzle destek olacağımı bilmenizi isterim”dedi.

BELEDİYE’NİN VE MECLİS ÜYELERİNİN BU KAMPANYAYI DESTEKLEMESİ GEREKİYOR

ADD adına konuşan Hayrettin Arıkan, “Atatürkçü Düşünce Derneği adına buradayım. Ayhan Kara’nın başlatmış olduğu bu imza kampanyasını destekliyoruz. Belediye’nin ve meclis üyelerinin bu kampanyayı desteklemesi gerektiğine inanıyorum. Dernek adına ve şahsım adına imza kampanyasını destekliyorum”dedi.

  1. SİMON SAMANDAĞ’INA AİT…

Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Samandağ Temsilcisi Gül Oruç, “nncelikle Ayhan Kara’ya başlattığı bu imza kampanyasından dolayı teşekkür ediyoruz. St. Simon Samandağ’ına ait. Defne Belediyesine verilme gibi bir durum söz konusu edilemez. Yeni bir dernek kuruyoruz yakın bir zamanda. Kurulacak olan yeni derneğimizle de yanınızdayız”dedi.

  1. SİMON’UN ALINMASI TARİHİ ESER KAÇAKÇILIĞIDIR…

STATİK-DER (Samandağ Tarih, Turizm, Kültür Derneği ) Başkanı Cumhur Miçooğulları, konuşmasında,Gül Hanım’ın bahsettiği ve yakında kurum aşamasına başlayacağımız derneğimizden bahsetmek isterim. Samandağ’ını daha yüksek bir yere nasıl taşıyabiliriz diye oturduk konuştuk ve bir dernek açmaya karar verdik. Ayhan Kara Vakfı’na Derneği”mizi bu toplantıya nazik davetinden ötürü   teşekkür ederiz.

En azından derneğimizi az da olsa tanıtma fırsatımız oldu. Yeni kurulan bir derneğiz.

Derneğimizin temel ilkesi yaşanabilir bir Samandağ’dır.

Samandağ’ın Tarihi değerlerini ve kültürel mirasını korumaya çalışmak ve gelecek nesillere olabildiğince elimizden geldiğince aktarmaya çalışmaktır.

Tabii bunun yanında Samandağ’ın turizmden bir turizmci olarak hakkettiği değeri payı alamadığını düşündük ve “Samandağ’da turizm nasıl geliştirilir, turizm potansiyeli nasıl arttırılır? Sorusu üzerine yönetici üyelerimizle kafa yorduk. Ve bu yönelim ile değerli arkadaşlarımızla Tarih, Turizm ve Kültür adına bir dernek kurduk.

STATİK-DER olarak Ayhan Kara Vakfı’nın başlatmış olduğu imza kampanyasını destekliyoruz.  Alenen göz göre göre tarihi eser kaçakçılığına sessiz kalamayız.” dedi. Bu nedendir ki bu kampanyanın desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

ULAŞABİLDİĞİM BÜTÜN YERLERDEN İMZA ALACAĞIM

Kalem- Der Yönetimi adına konuşan Başkan Nermin Eryılmaz Havuz, “bu kampanyayı destekliyoruz. İmza kampanyası için gerekli olan kâğıtları bol bol alıp ulaşabildiğim bütün yerlere ulaştıracağım” dedi.

İLÇEMİZ İÇİN ÖNEM TAŞIYAN TARİHİ ESERLERE ÖNEM VERMELİYİZ

Sözümüz Var Topluluğu adına konuşan Serkan Düzel, “Samandağ’ına adını veren yerin ilçeye iade edilmesini istiyoruz. St, Simon’un alınıp başka bir yere verilmesini istemiyoruz. Özellikle bu son dönemlerde turizm alanına ve ilçemiz için çok önem taşıyan tarihi eserlere daha çok önem vermeliyiz. St. Simon bizimdir. Bu konuda elimizden ne gelirse yapmaya çalışacağız. Ayhan Kara’ya imza kampanyasını düzenlediği için teşekkür etmek istiyorum Desteğimizin devam edeceğini ifade etmek istiyorum” dedi.

GİTTİĞİMİZ HER MAÇTA BU KONUYU GÜNDEME GETİRECEĞİZ.

Samandağ Spor Kulübü Başkanı Yusuf Yatkın; “öncelikle bu kampanyayı düzenlediği ve Samandağ’ına sahip çıktığı için Ayhan Kara’ya teşekkür ederim. Samandağspor olarak her daim yanınızda olacağımızı bilmenizi isterim. Gittiğimiz her maçta bu konuyu gündeme getireceğiz. Büyük afişler hazırlayıp halı sahalara yerleştirebiliriz. Aynı zamanda kulüp adına 1000 imzayı toplayabilirim. Böyle bir kampanya da bizimde katkımızın olması bizi çok mutlu eder” dedi.

SAMANDAĞLI GENÇLERİN DURUMUNA DEĞİNDİ, GENÇLER ÇOK VAHİM DURUMDA DEDİ

Cilli Gençlik Spor Kulübü Başkanı Dr.Hasan Fehmi Cilli, “Cilli Gençlik Spor Kulübü adına buradayım. Biz de elimizden gelen desteği vereceğiz. Kulüp arkadaşlarımızın söylediği pankart veya afişler için öncelikle izin almamız gerekiyor. Bu gibi girişimler izin alınmadan gerçekleştirilmiyor maalesef.  O konuda öncelikle dilekçe vermemiz gerekiyor. Ama elimizden ne gelirse yapmaya hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu imza kampanyası için biz yapabiliyorsak, şayet biz yapamıyorsak bu konuda çalışma yapan arkadaşları olabildiğince destekleyeceğiz. Bugüne kadar yapılmış olan başarıları göz ardı etmemek lazım.

Örnek verirsek Mağaracık Ortaokulu’nun göstermiş olduğu başarıyı tebrik ediyoruz.

Bir araya geldik. Bu durum özellikle St. Simon’un bize iade edilmesi noktasında çok önemli bir adım. Ama şunu söylemek istiyorum. Samandağ için çoğu zaman bir birliktelik oluşturamıyoruz. Şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Samandağlı gençlerin durumu çok vahim. Uyuşturucu ve kötü alışkanlığı olan birçok genç var. Ama kimse kılını bile kıpırdatmıyor. Bu konuda bir şeyler yapması gereken Samandağ Belediyesi hiçbir şey yapmıyor. Samandağ Belediyesi sosyal konularda hiçbir şey yapmıyor. Emlakçılık dışında hiçbir şey yapmıyor. 13-14 yaşındaki gençler sigarayla, uyuşturucuyla dolaşıyor. Ayhan Bey’i çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum ve yanında olduğumuzu bilmesini isterim ama Samandağ gençliği böyle perişan bir hale sürükleniyorken bu çalışmaların hiçbir anlamı da olmayacak. St. Simon için toplandık. İnşallah başarılı bir sonuç elde edilecek. Bunu sormak istiyorum gençler için, uyuşturucu kullanan gençler için bir şey yapmayı düşünür müsünüz acaba?” dedi.

GENÇLERİMİZİ DOĞRU BİR ŞEKİLDE YÖNLENDİRMEZSEK TESPİH TAŞLARI GİBİ DAĞILIRIZ.

Konu üzerine yaşadığı bir durumu paylaşan Vakıf Başkanı Kara, “Bundan seneler önce Devlet Hastanesinde karşılaştığım bir durum beni çok şaşırttı. Bir kız yerde oturmuş 13- 14 yaşlarında bir kız uyuz olmuş gibi kaşınıyordu. Hemen gidip doktora söyledim. O bir bağımlı dedi. Ben çok şaşırdım. Ve küçük bir araştırma yaptım. 2010 yılında Samandağ’ında 1000 eroin bağımlısı vardı. Şimdi 2018’deyiz. Kim bilir uyuşturucu kullananların sayısı ne kadar arttı. Birbirimizi destekleyip, birbirimizin arkasını kollamazsak, birbirimizin eksiklerini tamamlayıp gençlerimizi doğru bir şekilde yönlendirmezsek tespih taşları gibi dağılırız.

Samandağ’ını ilgilendiren bütün meselelerde bir araya gelerek çözüme ulaşmaya çalışmak en önemlisi olan. Bu konuda eğer çözüm bizdeyse elimizden ne gelebilirse yapmaya hazırız, yok eğer çözüm bizde değilse bu konuyu gerekli mercilerle konuşarak dolaylı olarak çözülmesine vesile olabiliriz.

St Simon’un Samandağ’ına iade edilme konusuna gelince Defne Belediyesi’ne söyleyeceğimiz o ki St. Simon sana kardeşinden verildi. Samandağ’ına ismini veren bu yeri kardeşine iade et. Etmezsen almak için ne gerekirse yapacağız. 50.000 imzayı hatta daha fazlasını bulursak, gerçekten kızılca kıyamet kopar ve St. Simon’u vermek zorunda kalırlar. Bu direnişin karşısında duramazlar”dedi.

İLK ÖNCE NE İSTEDİĞİMİZİ BİLMEMİZ GEREKİYOR

Samandağ Nefes Almak İstiyorum İnsiyatifi üyesi İsmail Emir, “bugün burada inisiyatif olarak bulunmaktayız. Bu mücadeleyi deneyimledik biz. Son bir yıldır mücadele içerisindeydik, sizin de bildiğiniz gibi. Şimdi bizim ilk önce ne istediğimizi bilmemiz gerekiyor. Aknehir’i mi istiyoruz. Yoksa Manastırı’mı? Söylemde en ufak bir hata ayları yılları alır. Bu anlamda dikkatli davranmamız gerekiyor. Defne ve Samandağ halkını karşı karşıya getirmemek için söylemde büyük bir beceri yapmamız gerekiyor” dedi.

“HALK NE İSTERSE O OLUR”

Vakıf Başkanı Kara, “bizim amacımız Aknehir bizim olsun değil. Sadece ve sadece Mansatır’ın Samandağ’ına ait olduğunu söylüyoruz ve manastırı istiyoruz. Demeye çalıştığımız şey eğer ki manastır bize geri iade edilmedi. Aknehir halkı söyledikleri gibi Samandağ’ı istiyorlarsa ayaklanabilir. Sonuçta halk ne isterse o olur. Halkın önünde hiçbir kuvvet duramaz.

Dor Mabedi, Mağaracığı uçuracak bir proje. Mağaracık, mağaralarıyla ünlü bir mahalle. Çokta güzel bir mahalle. Mağaracık’ı güzelce restore edebilirsek özelikle Dor Mabedi’ni temizleyebilirsek, Mağaracık çok fazla turist çekebilecek bir yer. Liman projesini hayata geçirebilirsek büyük bir adım atılmış olur. Anlaşabilsek Belediyeyle, aynı paydada birleşebilsek Samandağ’ın çıkarları için hareket edebilseler bütün dünyanın turistleri ve tarih yatırımcılarını buraya çekeriz.

1,5 milyon nüfusluyuz. Her birimiz bir gününü buraya veremez mi? Maddi desteğe de ihtiyacımız yok. Vatandaşlar ellerinde olan araçları kullanırlarsa orası çok güzel bir şekilde temizlenir ve restore edilebilir.

Dünya Yatçılar Fedarosyonu var onlara bile ulaştık dediler ki ‘bütün restorasyonu biz üstleniriz.’ Dünyaya tanıtabilirsek burada filmler çekilebilir. Tarihi bir film çekilebilir. Elimizde bir potansiyel var dedelerimiz bunu görmedi, biz göremezsek; torunlarımız da göremeyecek”dedi.

BU İŞİN STRATEJİSİNİ ÇOK İYİ ÇİZMEMİZ GEREKİYOR

Samandağ Nefes Almak İstiyorum İnsiyatifi üyesi Mustafa Yatkın, “Ayhan beye çok teşekkür ediyorum. Tabi her şey öncelikle bir fikirle başlıyor, her şeyde olduğu gibi. Bir sene önce Deniz otobüsleri dendiği zaman bir hayaldi. Hala inanması çok zor. Bu savaş durumunda özellikle. Ama bana göre olacak. Şimdi sonuçta Simon Manastırı dediğimiz zaman, gerçekten Samandağ’ına ismini veren bir yer. Centilmence bölgenin yöneticilerinin bu bölgeyi iade etmesi gerekiyor. Bir şey merak ediyorum. Simon Manastırının bulunduğu noktadan Samandağ’ına doğru bir arazi yok dimi. Manastırın kendisi Defne ve Samandağ arasında sınır. O zaman bu işin stratejisini çok iyi çizmemiz gerekiyor. Biz Samandağ’ına ismini veren yerin, kendisini istiyoruz.  Hatta o Manastırdan 5 metre ardını bile istemiyoruz. Sizin olsun. Arazinizde gözümüz yok. Biz sadece bize ismimizi veren yeri istiyoruz.

Toplantıya gelmeden önce birkaç arkadaşla görüştüm.

Bana dedikleri şey şu; Defne’de kalsın, sıkıntı yok.

Niye diye sordum.

Samandağ böyle bir duruma hazır değil diyorlar.

Hiçbir alakası yok. İmza kampanyasını açarken bunu çok iyi anlatmak zorundayız. Arkadaşlar bize ismimizi veren yer çok ön plana çıkartmak zorundayız bunu. Biz sadece bu tepeyi istiyoruz. Başka bir yer istemiyoruz. Haklı bir mücadele. Mükemmel bir yer. Biz Nefes Almak İstiyorum İnsiyatifi olarak burada bulunan herkese teşekkür ediyorum. Çünkü biz sizden ayrı gayrı değiliz. Kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden hareket etmeliyiz. Bu işi başarabileceğimize inancımız tam. Çünkü ismini aldığımız yeri istiyoruz. Bu nefes almak kadar, su içmek kadar doğal bir olay. Teşekkür ediyorum”dedi.

BİZ NEDEN ST SİMON MANASTIRI’NIN PEŞİNDEYİZ, DERDİMİZ NE ?

Samandağ Nefes Almak İstiyorum İnsiyatifi üyesi Sinem Kayıkçı Karaali, “burada asıl düşünülmesi gereken Samandağ’da doğup büyüyen bir insanın Samandağ’a bu kadar düşman olması. Belediyemizden bahsediyorum. Bu inisiyatif süreci bize öyle bir şey gösterdi ki aslında beklediğimiz şeyi bize verecek olan kesinlikle kurumsallaşmış yerler değildir. Olaya şu açıdan bakmak istiyorum. Samandağ’da yürürken bir kumsalın üzerinden geçerken o kumsala bakış açımız çok önemli. Samandağ’a sadece topraktır, taştır, yaşanılan yerdir şeklinde değil, biz o taşa bakarken bir anlam çıkartıyoruz. Ben hepimizde böyle bir bilinç olduğunu düşünüyorum. Bir kere bizim gibi düşünmeyen insanlar var. Konunun başından beri öncelikle bunu bilmeliyiz.

Biz insiyatifle çarşının ortasına bir bina dikilmesin derken karşımızda büyük bir düşman kitlesi bulduk. Sanki bizim birinin malında, toprağında gözümüz varmış gibi bir algı yaratılmaya çalışıldı. Benim şahsen öyle bir derdim yok çünkü malım, mülküm yok. Kimsenin malına da ihtiyacım yok. Ama bunu insanlara bir türlü anlatamadık.

Gelmek istediğim nokta şu öncelikle biz bu bilinci yaymak zorundayız. Biz neden St Simon Manastırı’nın peşindeyiz, Derdimiz ne?. İnsanlara bunu açıklamamız gerekiyor. Öncelikle bir mekan araştırmasının yapılması gerekiyor. Öncelikle insanların buna bakış açısı değerlendirilmeli. İnsanlar oturduğu her yerde bu konuyu gündeme getirmeli. Biz Simon Manastırından söz etmek zorundayız. Merkezdeki binayla ilgili biz bunu yapmaya çalıştık ve başardığımıza inanıyorum. Evlere, sofralara, kahve sohbetlerine taşımalıyız bu mevzuyu.

Önemli bir konuya değinmek istiyorum. Atatürkçü Düşünce Derneğine çok büyük bir iş düşüyor.  Atatürkçü Düşünce Derneği demek Atatürk’ün doğduğu günden öldüğü güne kadar olan süreci bir değerlendirirseniz tarihi olaylara büyük bir önem ve değer vermesi gereken bir dernektir. Mesela Samandağ’da 6 yaşın üstündeki bütün çocukların üstünde etkisi olması gereken bir dernek. Ama maalesef dernekten haberi olmayan insanlar bile var.

Bunun problemin sebebi çok fazla ayrışıyoruz. Eğer biz çocuklardan yaşlılara kadar bu bilinci oluşturamazsak birlik olamayız”dedi.

HAKKIMIZI SÖKE SÖKE ALMALIYIZ

Samandağ Nefes Almak İstiyorum İnsiyatifi üyesi Nebil Şat, konu ile ilgili yeri geldiğinde çokta yumuşak davranılmaması gerektiğini belirterek, ‘St. Simon ilçeye iade edilmeli. Biz eski vergi dairesinin yerinin park olması için Antakya’ya yürürken Ayhan kardeşim Defne Belediye Başkanı ile masa başında bu konuyu görüşüyordu. O görüşmeden bu güne ilerleme kat edilmedi. Yani Başkan Yaman, ısrarla Simon’u istiyor. Simon, Samandağ’ın hakkı. Hakkımızı söke söke almalıyız” dedi.   

HEDEFİMİZ 50 BİN İMZA… 

Son olarak söz alan  toplantıda katılımcılara ev sahipliği yapan Ayhan Kara Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Ayhan Kara; “St. Simon Manastırı’nın ait olduğu Samandağ’a iadesi konusunda hepimizin hemfikir olduğunu sevinerek gördüm. Sloganımızı “St. Simon Emanet, Kardeşine İade Et” olarak oluşturuldu. Vakfımız tarafından başlatılan imza kampanyası 7 bini aştı. 50 bin imza hedefimize doğru ilerliyoruz. Amacımız tarihimizi doğru anlatarak tarihimize sahip çıkmaktır. STÖ’lerin tamamının katılmasıyla imza sayısı 100 bini bulabilir. Samandağ halkına verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

Haber- Foto: Ümit Sağaltıcı

 

Share
296 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?