logo

reklam

SOHBET KÖŞESİ: HASAN YAVAŞ


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

 

hasan yavaş

 

YOBAZLARIN ZİRVESİ BURAYA KADARDIR.

Şu hali ile CHP, rejim değişikliğine karşı mücadelenin öncü gücü durumundadır. Bütün iç sorunlarına, liberallerin, etnikçilerin ve fraksiyoncuların bütün müdahalelerine rağmen tarih, CHP’yi bu misyona mecbur etmiştir.

CHP Milletvekili sözcüleri kendi anlayış ve parti politikaları gereği anayasa komisyonunda ve meclis genel kurulunda koydukları duruş ve konuşmalar her birinin ki tarihsel doküman anlamındadır.

Ancak, büyük bir olasılıkla, referanduma gidilecek ve halka ‘EVET Mİ?’’ , ‘HAYIR, MI’ diye sorulacak. Anlayacağınız hayır yönünde mücadele sokakta devam edecek.

Anayasa teklifi referandum yoluna koyan AKP’nin gelebileceği en son zirve buraya kadardı. Bu, zirveden, b u oyunun düşüşün de çok büyük bir olasılıkla referandum da bozulacak, düşürülecek. hayır’lar, evetleri boğacak zirve sona erecektir.

Çok zor olacak,  yurtseverler kan ter içinde kalacak. Belki, Sosyalistler, ilericiler, demokratlar ağır bedeller ödeyecek durumda kalacaktır.

Aklını ve vicdanını ve izanını da kaybetmemek için başka çıkışı yoktur. Yurttaş olmanın yurtsever olmanın gereği, anayasa ya HAYIR demek için çalışmak gerektiriyor.

Gönüllülük,

Sorumluluk yurtseverlik bilinci ile.

‘’AKP, siyaseti ve ekonomisiyle başarısızdır; daha ne olsun; ülkeyi- olağanüstü hal- OHAL desteği ile yönetebiliyor!’’

Oysa bu toplum namusuna düşkündür.

Bu toplum Cumhuriyet bağlıdır.

Bu toplum laiktir.

Bu toplum Adalet duyarlılığına sahiptir.

Bu toplum rüşvet ve yolsuzluk konusunda duyarlıdır.

15 yıldır ülkeyi yöneten AKP-Saray iktidarı, ‘’DÖVİZ HESABI OLAN TERÖRİSTE EŞİTTİR’’ diyecek noktasına gelmişse gerisini siz düşünün yoruma ne hacet!  Ülkeyi yönetenler böylesine söz edince olan, bedelini yüksek enflasyon ve işsizlikle toplum ödüyor.

AKP dökülüyor aslında. Aslında ayakta duracak durumda değil.

Her şeyi bırakıp işi ‘başkalık’ı her şeyin çözümü olarak öne sürmüşler ama işin aslı çok daha başka…

Başarısızlıklarını, beceriksizliklerini, AKP’nin yediden yetmişe, haklarında çoğu belgeli iddiaların üstünü örtmek, sosyalist devrimci bütün ilericileri, demokratları, sıradan temel hak ve özgürlük talebi eden yurttaşların sesini kesmek için başkanlığa sığınıyorlar.

Başkanlık hadisesi budur.

Şimdi bir de öncelikle dile getirmek istediğim şudur.

Sıradan vatandaşlar diyor ki, ‘’hiç mi iyi bir şey yapmadı’’

2017- 23 Ocak Pazartesi günü saat 21:09, itibariyle cevap verelim. (Samandağ’da da çok söylenen o sihirli sözcük ‘’Başkan hiç mi güzel, iyi bir şey yapmadı mı?’’.)

Sağlık konusunda, herhangi bir hastaneden, 182 nolu telefondan randevu alırsanız ücretli, doktor seçiminde profesör giderseniz ücreti farklı, doçente veya uzmana hatta aile doktorunuza giderseniz ücreti farklı, emekliler için bazı ücretler alınmıyor bununla mı övünelim?

Eczanelerde son yaşanılan ilaç fiyatlarındaki artışı beklentisi ile ilaç dağıtım depolarının varolan ilaçların saklandığ ve hastaların ilaç bulamadığı dolayısıyla tedavi olamadığı… Neresine sevinilir bir düşünün?

AKP Erzurum milletvekili türbanlı bayan, anayasa değişimini ‘’yüz yıllık prangadan kurtulma’’ olarak tanımlarken, ‘’Cumhuriyet reklam arasıdır’’ deyip bugünü Osmanlıya yapıştıran yeni Osmanlıcı kafalara mı gülelim kahkahalarla?

Mustafa Kemal ve ‘’İnönü dönemini yalan yanlış top ateşine tutuyorlar. Ülke, ucuzluğun bin bir örneğini yaşıyor, ne fikir ne tarih namusu var.’’

Bilerek, ‘’olayları kendi tarihsel bağlamında değerlendirmeyi’’ yapmıyorlar.

Bu hainlik değil de nedir?

Yabancı gazeteciler ülkeye sokulmuyor, ülkemizde ki gazeteciler içeri tıkılıyor.

Nazım Hikmet’in dediği gibi.

‘’ Sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman, vatan ki bu insanların evidir, sevgilim, onlar vatana düşman’’

Övünelim hadi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı ve tartışmaya açtığı yeni müfredat içeriği ile ilişkili görüşleri okuyanınız ille ki vardır.

Mesela ‘’ortaöğretim Türk Kültür ve Medeniyet tarihi’’ dersinde bilim eğitim başlığı altında öğretilecekler sayılıyor: Tekke ve Zaviye, Sahnıseman, darülmuallimat, Darülfünun, Enderun…

Bu kadar yeter dediğinizi işitiyorum.

Yollar, köprüler, tüneller, viyadükler yapmış.

Yahu millet aş iş istiyor köprüyü mü tüneli mi asfalt mi yesin…

Üstelik geçen gidenden para alıyorsunuz?

Bunu mu alkışlayalım?

Oysa herkes işini gücünü bırakıp, derdinde, endişesinde, kaygısında olduğumuz, son barikatta, Cumhuriyet’te direnmeye kararlı olduğumuzu gösterelim. Düşmana inat, dosta da…

Bağışlayın! Belki de ülkemizde, demokrasinin temel değerlerinin en çok körleştirilen yerden biride Samandağ’dır. Ülke nasıl ki, ilkellik ve bilgisizlik döneminden geçiyor, bilin ki Samandağ iki kez geçiyor.

Neyse Samandağ öyle, pencerede çamaşır asan Ayşe ablaya’’Günaydın Ayşe hanım nasılsın, beyefendi çıktılar mı?’’ der gibi iki sözle konuşulacak bir konu değildir. Ama sözümüz olsun Samandağ’ı da konuşalım yakın zamanda.

Mustafa Kemal’e ve dönemine çamur atmanın da, Cumhuriyet saldırmanın modası geçti, Erdoğan’a methiye düzemezsiniz artık. O da bitti.

Dayanmaktan ve direnmekten başka seçeneğimiz yoktur.

 

 

Share
405 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SURİYE Ülke Genelinde Durumlar Normal

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

        İran İçişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Zulfikari ülke genelinde durumların gayet sakin olduğunu, son olarak bir kısım bölgelerde yaşanan kaosun yakın bir süre içinde sona ereceğini belirtti. İranlı yetkili Şura Meclisinin bir kısım göstericilerin şiddet ve kaos eylemlerinde bulunmalarıyla durumları yatıştırmak ve kontrole almak için etkin icraatlar aldığını ifade etti. Isfahan İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Kahdreycan Kentinde bir polisin yakıldığı yönündeki haberlerin aslı gerçeği olmadığını belirtti. Teröristlerin İh...
  • KURAN KURSUNDA ÖRENCİLİK GÜNLERİM

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Kuran’ı Kerim dersleri almak için Deniz Mahallesi halkından ve aynı mahallede yaşayan Hilal Hocanın yanına gönderdiler beni. Kurs yeri; Şimdiki Girne Caddesinin Tünel caddesiyle kesişme noktasından denize doğru 300metre mesafede sol yanda bir ara sokakta olup, Girne Caddesinden 100m. Solda bir yerde idi. Hocanın Edip, Süleyman ve Mehmet Selim adında üç erkek çocuğu var. Süleyman İlkokul 4. Sınıfına devam ediyordu. Diğerleri okula gitmiyordu. Süleyman, Okulda yaşadıklarını bizlere de yaşatıyordu. Örneğin; Öğretmenden dayak yese, birimize dayak a...
  • İÇ SAVAŞ HAZIRLIKLARI

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

     Geçen haftaki yazımda; anayasanın nasıl askıya alındığını, yorum gerektirmeyecek derecede açık olan hükümlerinin nasıl yok sayıldığını elimden geldiğince izah etmiştim. Bu hafta da gündemdeki “iç savaş yasası” olarak nitelendirilen ve OHAL KHK’sı ile düzenlenen “ultra-mega” afa değineceğim. İçeriğinden ve ülkeyi nasıl bir duruma sokcağından çok, işin hukuki boyutunu anlatacağım. Yazmadan af müessesinin ülke tarihinde nasıl uygulandığını bir araştırayım dedim; bizden öncekiler nasıl uygulamışlar neler yapmışlar falan filan. Konuyu ele alan a...
  • 2018’E DAİR…!!!

    02 Ocak 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Sevgili dostlar, Yeni bir yıla girdik...  Her seferinde olduğu gibi, yeni yılın güven, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını elbette ki dileyeceğiz ancak, yarının karanlığını şimdiden haber eden, iç açıcı olmayan bir süreçten geçtiğimizi de görmezden gelemeyiz maalesef... Bunun için dayanışmamız şart... Dayanışma diyorum... Çünkü güven, barış ve huzuru tesis etmenin bana göre yegane yolu dayanışmadan geçiyor... Günümüz emperyalizminin, böylesi bir dayanışmayı tesis edememiş apolitik toplumları bölüp parçalayarak, esarete mahkum eder...